|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
"İftar buluşmaları"na ilişkin haberlerle bu ramazanda da karşılaşıyoruz. Bu buluşmalarda farklı dinlerin temsilcileri bir araya geliyorlar. Önümdeki Agos gazetesi, Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı tarafından düzenlenen iftar sofrasında Fener Rum Patriği Bartholomeos ve Patrik 2. Mesrob'un Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz ile biraraya geldiğini duyuruyor. Patrik efendiler geçen hafta Prof. Hüseyin Hatemi ve eşi Kezban Hatemi'nin düzenlediği "iftar buluşması"nın da davetlileri arasındaydılar. Sofrada Diyanet İşleri Başkanı'nın sağında ve solunda yer aldılar. Hatemiler'in iftar daveti bambaşka bir atmosfer içinde geçiyor. Büyük oteller ve lokantalarda düzenlenenlerden çok farklı bir atmosfer. Bu yıl katıldığımız davet de, geçen yıl olduğu gibi, Türk-İslam sanatını konu alan çok güzel bir serginin yer aldığı özel bir mekânda gerçekleşti. Herşey o kadar mükemmel ki, davetliler şimdiden, evsahiplerinden gelecek yıl için de söz almaktan kendilerini alamadılar. Prof. Hatemi bu son iftarda da birçoğumuzun yakından tanıdığı hümanist kültürünün ve kişiliğinin icabı olarak dinler arasında mevcut olan ortak ilke ve değerlerden söz etti ve Diyanet İşleri Başkanı'ndan sonra başta Patrik efendiler olmak üzere gayrimüslim misafirlerine de söz verdi. Patrik efendiler de, böyle bir gecede ne söylenmesi gerekiyorsa, onlardan söz ettiler. Tabii ki, iyilik, kardeşlik, İstanbul ve Anadolu'nun farklı dinleri birarada yaşatma geleneği gibi iftar sofrasına uygun konular... Sonra, bu güzel davette sıra -geçen yıl olduğu gibi- din işlerine ilişkin bir ünvanı olmayan misafirlerin söz almasına geldi... Bu fasıl da çok güzeldi; mikrofona davet edilenler de güzel şeyler söylediler. Bu çerçevede geçen yıl ben de söz almıştım. Prof. Hatemi, belki bu yıl da birşeyler söylemek isterim diye beni yine mikrofona çağırdı. Oysa ben bu yıl gönüllü değildim, çünkü aklımdan geçenlerin bu güzel atmosfere pek uygun kaçmayacağını düşündüm. Söz alsaydım ne mi diyecektim? Madem ki artık bu güzel geceyi geride bıraktık, o gece aklımdan geçenleri açıklayabilirim! Aklımdan şunlar geçiyordu: Burada farklı dinlerin temsilcileri ile güzel bir gece geçiriyoruz. Söz alan her misafir güzel şeyler söylüyor. Salonda bulunanların pekçoğu, farklı alanlarda sözleri dinlenen insanlar. Buraya kadar çok güzel, ama ortada ciddi problemler de var ve biz bunları ağzımıza almıyoruz... Mesela Fener Rum Patriği Bartholomeos, Heybeliada'daki "Seminer"i bir türlü tekrar açamıyor... Mesela, Patrik 2. Mesrob'un önünde, Ermeni vakıflarının elinde bulunan gayrimenkullere ilişkin "36 Beyannamesi" gibi bir gerekçe ve Yargıtay Genel Kurulu'nun buna dayanarak 1974 yılında verdiği "skandal" bir karar var... Aramızda bulunan bazı misafirler belki bilmiyordur; bu "skandal" kararda, "Türk olmayanların meydana getirdikleri Tüzel Kişiliklerin taşınmaz mal edinmeleri yasaklanmıştır. Çünkü, Tüzel kişiler, gerçek kişilere oranla daha güçlü oldukları için, bunların taşınmaz mal edinmelerinin kısıtlanmamış olması halinde, devletin çeşitli tehlikelerle karşılaşacağı ve türlü sakıncalar doğabileceği açıktır" (!) gibi, bu davette herhalde hiç kimsenin onaylamayacağı bir bölüm var... O halde gelin, birlikte geçirdiğimiz bu güzel saatleri unutmadan, gayrimüslim misafirlerin bu son derece önemli meselelerine de kafa yoralım. Başta "Seminer" ve "36 Beyannamesi" olmak üzere, onlara karşı uygulanan bütün "ayrımcı" uygulamalara, gücümüzün yettiği kadar yarından itibaren karşı çıkalım... Söylediğim gibi, aklımdan geçen bu düşünceleri "uygunsuz" kaçar diyerek söylemedim. Hatemiler'in iftar sofrasında zaman o kadar güzel geçiyordu ki, bu "defterler"i ben de karıştırmadım..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |