|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu terzi filmi biçiyor
John Le CarrÈ'ın aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan filmde, yeni Bond filmlerinden tanıdığımız Pierce Brosnan başrolde oynuyor. Bond serisindeki rolünü bu filmde ti'ye alan Brosnan dışında Geoffrey Rush ve Jamie Lee Curtis'in rol aldığı Panama Terzisi, heyecanlı, sürükleyici bir casus filmi izlemek için sinemaya gidenleri hayal kırıklığına uğratacak derecede yavan bir film. Klasik James Bond filmlerindeki ünlü İngiliz ajanı 007'nin çapkın, kurnaz, karizmatik ve teknolojiyi sonuna kadar kullanan uyanık bir casus olduğu malum. Ancak yeni Bond filmlerinin parlayan yıldızı Brosnan, eski rolünü ti'ye aldığı bu filmde, zihinlerimizdeki yerleşik Bond tiplemesini açımlamak yerine, ilk James Bond'u aratacak fiillerde bulunuyor. Üstelik ünlü casusumuz bu sefer ülkesine ihanet de ediyor. Brosnan kendisine verilen rolü başarıyla canlandırsa da, Geoffrey Rush ve Jamie Lee Curtis'in çok başarılı olduğunu söyleyemeyiz. Panama yerine Türkiye de olabilirdi
İngiltere'de yaptığı yaramazlıklar sonucu gelişmiş ülkeler için hayati önem taşıyan Panama Kanalı'nın istenmeyen adamların eline geçmesini önlemesi amacıyla Panama'ya gönderilen Brosnan, buradaki İngiliz vatandaşları arasından bir tanesini temas kurmak için seçmek zorundadır. Panama'ya gider gitmez ünlü politikacılardan yeraltı dünyasının nam salmış isimlerine kadar ülkenin önemli şahsiyetlerinin elbisesini diken bir terziyle (Geoffrey Rush) bağlantı kuran ünlü casus, terziyi, içinde bulunduğu borç batağından kurtarma vaadi ve İngiltere'deki karanlık geçmişini gün yüzüne çıkarmamak koşuluyla kendisine bağlayacaktır. Terzinin Amerikan asıllı eşi ise ( Jamie Lee Curtis) Panama başkanına bağlı çalışan ve ülkede kanalın gizlilik derecesindeki bilgilerine vakıf olan sayılı kişiler arasında bulunmaktadır. Panama Başkanı'nın Panama Kanalı'yla ilgili planlarını öğrenmek için, Başkan'ın hizmetinde çalışan bu kadından da yararlanmak isteyen casus, yegane enformasyon kaynağı olan terzinin kurnazlığı sonucu işlerin karışmasına neden olur. Britanyalı casusu yanlış bilgilerle yönlendiren terzi, Panama Kanalı'nın başkan tarafından satışa çıkarıldığını ve kanalın denetimden çıkmak üzere olduğunu bildirir. Ünlü casusumuzun Panama terzisinden edindiği yanlış istihbarat, ABD'nin askeri harekatıyla sonuçlansa da durum son anda kurtarılır. John Boorman'ın yönettiği film, ünlü casus romanları yazarı John Le Carre'ın aynı adlı romanından uyarlandı. Her ne kadar modern James Bond Panama Terzisi'nde rol alsa da, film tarzı itibariyle eski Bond serilerini andırıyor. Uyuşturucu, hırsızlık ve yoksulluğun kol gezdiği Panama'nın mafya-politika-medya üçgeni arasındaki ilişki bakımından Türkiye'yi anımsatması, insana 'bu film için Panama yerine Türkiye, Panama Kanalı yerine de İstanbul Boğazı mekan olarak daha uygun olurdu' dedirtiyor.
|
|
|
|
|
|
|
|