|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Gazetenin birinde bir haber başlığı: Karakolda ölü bulunan Özgür intihar etmiş. "Aman ne iyi, böylece polis zan altında kalmaktan kurtulmuş oldu" denilir gibi. Zaten olayın cereyan ettiği Edremit'in kaymakamı da aynı şeyleri söylüyor. "Polisimiz boşuna zan altında bırakıldı" diyor. Yani çıkan sonuç şu: "Ne iyi, polisler öldürmemiş, sanık kendini öldürmüş." Neye dayanarak söylüyorlar bunu? Bursa Adli Tıp Kurumu'nun otopsi raporuna dayanarak. Rapor ne derece sağlıklı şartlarda hazırlandı, Adli Tıp Kurumu ne derece polisin etkisinden uzak çalışabiliyor, bunlar ayrıca tartışılacak ve araştırılacak konular. Özgür'ün, 16 yaşında lise öğrencisi aslan gibi bir delikanlının, sırf kadınlara laf attığı gerekçesiyle -bu gerekçeyle insan gözaltına alınır mı, bu da ayrı bir konu- gözaltına alınmasından sonra kendisini asması nasıl normal karşılanabilir? Bence olay, Özgür'ün varsayalım ki polislerin işkenceleri sonucu ölmesi kadar vahim… Nitekim, İzmir Baro Başkanı Noyan Özkan, Özgür intihar etmiş olsa dahi, bunda kamu yöneticilerinin suçu olduğunu söylüyor. "Temel prensip, devletin güvencesinde olan kişilerin o güvenceden yararlanabilmesidir. Kamu kuruluşuna sağ giren bir kişinin ölü olarak çıkmasını kabullenemeyiz'' diyor. Meselenin püf noktası aslında burada. Türkiye'de meselenin bu tarafı ile ilgilenen yok. Acaba bir yılda kaç 'karakolda ölüm' olayı cereyan ediyor? Basına yansıyan, yansımayan. Bunların kaçı hakkında intihar raporu veriliyor? Geçen yıl benim tesbitlerime göre bu sayı 15'den az değil. Karakolun ne özelliği var acaba? İnsanlar intihar etmek istedikleri zaman karakola mı düşüyorlar, özel olarak? Veyahut, zaten intihara eğilimleri olanların bu eğilimleri karakola düşünce mi ortaya çıkıyor Yoksa başka bir neden mı var? Niçin bu kadar çok, karakolda ölüm olayı? Ve bu ölüm olaylarında karakol polislerinin sorumluluğu yok mu? Emniyet Genel Müdürlüğü merak etmez mi acaba, karakollarında niçin bu kadar çok insan kendini öldürüyor? Bir kısmı kalorifer borusuna asıyor kendini. Bazıları ise, çok katlı karakollarda pencereden atlayarak hayatlarına son veriyorlar. Hiç değişmiyor bu senaryo. İşkenceden kurtulmuşlarsa intihar… Niye asar bir insan kendini karakolda? Üstelik de söz gelimi, Özgür gibi entipüften bir suçlamayla içeri düşen insanlar alacakları cezayı düşünerek intihar ediyorlar desek, mantıklı değil. Çünkü daha ceza alıp almayacakları, hatta mahkemeye bile çıkartılacakları belli değil. İçeriye düşmenin hicabıyla, utancıyla yaşamına son vermek isteyemez mi bir kimse? Ne malum öyle bir suç işlediği… Yoksa başka nedenlerle mi intihar eder insan karakollarda? Mesela, kendisine yapılanlar karşısında insanlığından utandığı için. Mesela, tecavüze uğradığı için. Mesela, zorlandığı için. Mesela, yapılan işkencelere ya da işkence tehditlerine, baskılara dayanamadığı için. Olamaz mı? Özgür Ünal, 2 kadına sarkıntılık ettiği ve kapkaç olayına karıştığı iddiasıyla 23 Ağustos 2001 tarihinde gözaltına alınmıştı. Ünal, ertesi gün nezarethanede ölü bulunmuş, polis gencin intihar ettiğini açıklanmıştı. Baba Osman Ünal ise, oğlunun ''karakolda gördüğü kötü muamele'' sonucu öldüğünü iddia ediyor. Oğlunun intihar edecek bir yapıda olmadığını söylüyor. Devletin otopsi raporu, devletin polisini haklı çıkarıyor. Rapor ne derece sağlıklı? İzmir Barosu Başkanı Özkan, bu konudaki kuşkularını dile getiriyor. Edremit Cumhuriyet Savcısı İbrahim Can Demirciğlu'nun kısa süre önce başka ile tayin edildiğine dikkat çekerek, ''Dosyayı yürüten cumhuriyet savcısının tayin sebebinin bu olayla ilgili olup olmadığını incelemek gerekir" diyor. Otopsi raporu ne derse desin. 16 yaşındaki bir genç, böyle bir suçlama nedeniyle neden intihar etsin? İşte asıl bu incelenmelidir. Otopsi raporuyla yetinmek, meselenin özünü saptırmaktan başka bir şey değildir. Netice olarak bir insanımız devletin bir karakolunda ölü bulunmuştur. İster polisler tarafından öldürülsün, ister polislerin ihmali ile kendini öldürmüş olsun. Acılı baba ne diyor: "Ben oğlumu devlete sağ teslim ettim" - gerçekten de zavallı baba nasılsa suçsuzdur diye oğlunu polise kendi elleriyle teslim etmiş-. "Sorumlu devlettir" diyor. "Karokolda işkenceden ölüm olmadı, intihar oldu" diyerek sevinmenin alemi yoktur. Özgür'ün dosyası kapatılamaz…
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |