|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Açıkçası, bizim Kemal Derviş, Arjantin'in Dominyo Cavallo'sundan daha başarılı.. Daha doğrusu, 11 Eylül'deki terörist saldırılara misilleme olarak Afganistan'da başlatılan askeri harekat, Türkiye'ye yaradı, Arjantin'e fazla yaramadı.. IMF (veya Amerika), Türkiye'nin borçlarını döndürmesi için gerekli olan 10-11 milyar dolarlık ek kaynağı (veya krediyi) vereceğini, bir nevi açıkladı.. Arjantin ise, 132 milyar dolarlık kamu borcunun altında ezilirken, İMF'den bir ses çıkmadı.. Sonunda, dün Arjantin'deki bankalarda bulunan mevduat, önce dolara çevrildi.. Sonra bunların çekilmesine sınır getirildi.. Mesela bankada 10 bin dolarlık mevduatınız mı var?. Hükûmet yeni bir karar alıncaya kadar, bu parayı ancak haftada 250 dolar tutarında çekebileceksiniz.. Kendi paranızdan, ayda çekebileceğiniz miktar, en fazla 1000 dolar olacak.. İşte bu "Konsolidasyon"dur.. Tasarruf sahipleri daha fazla zarar görmesin diye, Arjantin parası pezo ile olan hesapların dolara çevrilerek dondurulması da, bir tesellidir.. Yani "paranıza bir süre için el koyduk.. Ama para dolara çevrildiği için, bu süre zarfında, tasarrufunuz iç enflasyonla yıpranmayacak" denilmektedir.. Çünkü 1980'lerdeki "Arjantin krizi"nde, bütün hesaplara el koyulmuş ve bunlar devlet tahvillerine döndürülmüştü.. İşte böyle.. Hükûmetler ülkeyi kötü yönetince, ne tasarrufların, ne bankacılığın, ne de emeğin bir güvencesi oluyor.. Sonunda sizi ayakta tutmaya çalışan "dış merkezler"in de canına tak ediyor ve "Yeter artık.. Bıktırdın" diyorlar.. Nitekim Arjantin'de bir haftadır incelemeler yapan İMF heyeti, Aralık için vermeleri gereken 1,3 milyar doları bile, henüz serbest bırakmadılar. Bu durumda ne yapsın Arjantin'in Kemal Dervişi olan Cavallo? Vadesi 26 Kasımda gelmiş olan 60 milyar dolarlık borcu, iç borç takasına sokmaya çalıştı.. Yeterli talep gelmeyince gecikmeye girdi ve süreyi 7 Aralık'a uzattı.. Bu arada halk arasında "konsolidasyon" korkusu başlayıp, bankaların önünde para çekme kuyrukları oluşunca da, Arjantin bankalarındaki bütün hesaplar donduruldu.. "Konsolidasyon", bir ülkenin ekonomisine ve yönetimine olan güveni çok sarsar.. Bankacılığın da, borsanın da nefesi kesilir.. Bunun daha kötüsü, "Hiç ödemiyorum artık" demektir.. Yani "moratoryum"dur.. 1998'de Rusya "Moratoryum" ilan etmişti.. 1999'da da, Ekvador, aynı yolu seçmişti.. Türkiye'ye gelince.. Şükredelim ki, bizde ne konsolidasyon, ne de moratoryum ihtimali var.. Başta da söylediğimiz gibi, Taliban'ın ve Bin Ladin'in Amerika ile savaş durumuna girmeleri, Türkiye'nin jeo-ekonomik konumunu değerlendirdi.. Verdiğimiz diplomatik ve askeri destek karşılığı, kamu borçlarını çevirmemizi sağlayacak dış kaynağı, İMF veriyor.. Eğer Türkiye Ortadoğu'da değil, Latin Amerika'da olsaydı, biz de Arjantin gibi olurduk.. Çünkü bizim iktidar da, "kötü yönetim" açısından dünyada önde geliyor.. ŞAKA
Kapatın televizyonları!.
Türkiye Masası Şefi Kahkonen başkanlığındaki IMF heyeti, bugün Türkiye'de incelemelere ve gözlemlere başlayacak.. Eğer tatmin olurlarsa, 2002 yılında 14 milyar dolarlık dış kaynak gelecek Türkiye'ye.. Diyoruz ki.. Bu İMF'cilere, hiç televizyon seyrettirmeyelim.. Aksi halde, Başbakan Ecevit'in merdivenleri inip-çıkmasına takılırlar ve heyecandan, başka iş yapamazlar.. ANAR
Halkın sesi, Hakkın sesidir!.
Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin (ANAR) Kasım ayı kamuoyu araştırması da belli oldu.. Siyasi partilerin seçmen gözündeki tutarlılıkları veya daha doğrusu tutulma oranlarında, "kararsızlar"ın rakamı yüzde 11'e inmiş.. "Hiçbir parti" diyenler ise yüzde 26.. Partilerin tutulma oranlarına gelince.. AK Parti yüzde 20,5, DYP yüzde 7,5, CHP yüzde 6,9, ANAP 5,5, MHP 5,3, HADEP 3,4, DSP 3,4, SP 3, LDP 2,1, BBP 1,9, ÖDP 1.. Görülüyor ki, koalisyon iktidarının üç partisini toplayınca, ortaya yüzde 14 rakamı çıkıyor.. Demek bunlar TBMM'de sayısal çoğunluk sahibi olsalar da, ülkede bir "azınlık hükûmeti" oluşturuyorlar.. Bu arada, "Ecevit'in sağlığı Başbakanlık görevini yerine getirmesine engel mi" sorusuna, ankete katılanların yüzde 77,3 "Evet.. engel" diye cevap vermiş.. Yüzde 58,2 Erkan Mumcu'yu haklı buluyor.. Kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasına yüzde 70,1 "Doğru" diyor..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |