|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kurduğu vakıf yüzünden eleştirilere mâruz kalan sağlık bakanı Osman Durmuş arı kovanına çomak sokmuş oldu. Basının üzerine gitmesinin sebebi, önceki bakanların 'sarı zarf' içerisinde gazetecilere gönderdiği ulufeleri kendisinin engellemesi imiş... "Yem borularını kestiğim için hedef oldum" demeye getiriyor bakan... Tahmin edilebileceği gibi, basın meslek kuruluşları, gazeteler, yazarlar, bakanın üzerine gidiyorlar; istedikleri Osman Durmuş'un iddiasını ispatlaması... Medya kendisiyle ilgili iddialar konusunda hiç bu kadar hassas davranmamıştı. Son iki gün içerisinde, bakan Durmuş'un iddialarıyla ilgili tepki açıklamayan meslek örgütü neredeyse kalmadı. Tepkilere bakılırsa, bizim basının, haklarında haber yaptığı, yazı yazdığı kişiler ve kurumlarla akçalı ilişkileri hiç olmadı. "İspatla, ispatla" deniliyor bakana... Osman Durmuş'un ortaya attığı iddiayla ilgili elinde belge var mıdır, bilmek zor. Bilinen, akçalı ilişkilerin, özellikleri dolayısıyla, ortalıkta iz bırakmadan kotarıldığıdır. Sarı zarf içinde her ay el değiştirdiği ileri sürülen paraların bakanlıkta kaydı olamaz. Zaten, bakan da, kendisine yönelik eleştirilerin konusu olan 'vakıf' aracılığıyla paranın el değiştirdiği iddiasında; kendi vakfına karşı çıkanlar şimdiye kadar aynı görevi yapmakta olan vakıftan para alıyorlarmış... "Yarası olan gocunur" diyor MHP'li politikacı... Parayla yazı yazmak, haber yapmak çirkin, iğrenç bir uygulama. Bu tür uygulamalar, genellikle, bu amaçla çıkan yayın organları eliyle yapılır. Tehdit, şantaj, şişirme gibi yöntemler sayesinde kesesini dolduran, bunu yaparken kendisini 'gazeteci' gibi tanıtanlar her devirde çıkmıştır. Ancak, şimdiki iddia, o tür kıytırık, 'gazete olmayan gazeteler' için değil; bakan Durmuş, hakkında olumsuz haberler yapan bildik gazeteler ile o gazetelerde çalışanları kast ediyor. Her gazete, her gazeteci ithama muhatap. Meslek kuruluşlarının tepkisi, bu bakımdan, yerinde... Ancak, aynı kuruluşlar, yakın geçmişte başka vesileyle gündeme getirilen benzer iddialar karşısında fazla duyarlı davranmamışlardı. Eline geçirdiği belgeleri kullanarak yayın yapmaması karşılığı yedi milyon dolar talep eden (ve alan) birinin aramızda 'gazeteci' olarak dolaştığı iddiasını hatırlıyor musunuz? O iddianın muhatabının kimliği açıklansın diye bir tek ben çaba gösterdim, o yüzden başıma gelmeyen kalmadı; hâlâ haksız dâvâlarla boğuşuyorum. Şimdilerde efelenen bazı meslek kuruluşları, o iddianın konuşulduğu günlerde, gerçeklerin öğrenilmesini engelleyecek tavırlar takınmaktan kaçınmadılar. Umarım, bu defa, şâibeyi ortadan kaldırmak için daha ciddi davranılır. Kuşkumun kökeninde, basın mesleğinin değişen yapısı yatıyor. Bir gazetecinin iş dünyasıyla kabul edilirin ötesinde ilişkisi bulunması eskiden düşünülemezdi; şimdi ise, aramızda gazete yönettiği halde aynı zamanda 'TÜSİAD üyesi' de olan gazeteciler var... Bazı gazetecilerin patronları adına bakanlarla pazarlık yaptıkları, gazetelerini bu amaçla kullandıkları 'suçüstü hali' unutulmuş olamaz. Şimdilerde 'sarı zarf' sözcüğü ortalıkta dolaşıyor; 'zarf' sözcüğünü, en son, her hafta istihbarat örgütünü ziyaret edip oradan bir 'zarf'la ayrıldığı söylenen bir gazeteci ile ilgili olarak duymuştuk... Konuyla ilgili burada ne çok yazı okumuştunuz, hatırlayın. Bankasını batıran bir patronun not defterinde adı kayıtlı gazeteciler iddiasının sonucu ne oldu sahi? Rakibini kötü duruma düşürmek için gazete ve televizyonlarını silâh gibi kullanan gazete patronları, patronları adına tetikçilik yapan 'gazeteciler' yok mu? 'Sarı zarf' iddiasının sahibi sağlık bakanı elindeki belgeleri kamuoyuna sunmalı; iddiası somut kanıtlara dayanıyorsa, kalemini politikacılara kiralayan tiplerin meslekle ilişkileri derhal kesilmelidir. Ancak, bu son iddianın üzerine şiddetle gidenlerin de şu sorulara cevap vermeleri gerekiyor: Yakın geçmişte, ciddi biçimde gündeme getirilmiş, 'yayın yapmaması karşılığı yedi milyon dolar alan' gazeteci kimdi? Ali Balkaner'in maaşa bağladığı ileri sürülen gazeteciler konusu nasıl kapandı? "MİT'le irtibatlı gazeteciler" hakkında onca yazılanlar neden havada kaldı? Gazetecilik en onurlu mesleklerden biri; onu lekeleyecek davranışlar konusunda en fazla biz gazetecilerin hassasiyet göstermesi gerekiyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |