T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

R A M A Z A N

Sarayda bayram hazırlığı

Ramazan ayının sona erdiği şu günlerde evlerde bayram telaşı başladı bile. Bugün baklavaların yapıldığı bayram hazırlığı, Osmanlı saraylarında şölenlerle kutlanırdı.

Ramazan ayının sona ermesine üç gün kaldı. Evlerde Ramazan telaşının yerini bayram telaşı almaya başladı bile. Yapılan alışverişler, açılan tepsi tepsi baklavalar, evlerde bayram temizliği bir telaştır sürüp gidiyor. Ancak bayram geleneğine bağlı olmayan aileler de ise tatile çıkma hazırlığı içinde bambaşka bir heyecanı yaşıyorlar. Biz de bir yandan 'onbir ayın sultanı'nı yolcu eden bir yandan da bayram telaşını yaşayan günümüz insanından geçmişe, taa Osmanlı dönemine uzanarak sarayda yaşanan Ramazanların uğurlanmaya başladığı Kadir Gecesi'ni ve sarayda düzenlenen bayram eğlenceleriyle ilgili hazırlıkları araştırdık.

"Bayram sabahı Harem-i Hümayun ve küçük sultan efendileririn ikişer atlı arabalarla bayram alayını görmeye çıktığını,büyükse cami avlusunda, değilse güzergahında ahz-ı mevki ile seyredip hemen avret ederler" diyen Leyla Saz Osmanlı sarayındaki bayramlardan övgüyle bahsediyor.

Sarayın arife çiçekleri

Kitabevi tarafından yayımlanan Ramazan Kitabı'nda Leyla Saz, bayram hazırlığını ise şöyle anlatıyor:

"Bayram ihzarı arifeden evvel ikmal olunur. Arife günü gençler, çocuklar en güzel elbiselerini giyer, sarayın büyük beylik sofalarında, avluda, bahçede, ormanda gezinirler. Bunlara arife çiçeği derler. Bayram eğlencesi için avluya kurulan dönme dolap, atlı karınca, salıncak arife günü ikindi vakit hazır bulunur. Yapan ustalar nöbetçi harem ağalarının muvacehelerinde tesrübe eder, giderler. Dönme dolap kar-ı kadim bostan kuyularının çarkına benzer. Her gözü ikişen çocuk alır. Ama ben o sırada kendimi daha çok salıncak safasında bulurdum.

Gündüzleri saz, oyun, halvetiyle büyükler mani olduğundan salıncaktan hallerince çocuk istifade eder, sallanırlar. Geceleri ise bazen genç sultan efendiler rağbet buyurlarsa, beraberlerindeki kalfalarla salıncağın haricinde payanda kollarına şal, üsküfe, tepebaşı gibi kıymet askılar asılır epey eylenceli olurdu."

Piyanolar çalınır, sohbet edilir

İkişer atlı arabalarla saray halkının sabah namazı için için sokağa gittiğini söyleyen Saz, bayramın gün boyu büyük bir coşkuyla saraya kutlandığını belirtir. Saz bayram günü için şunları söyler:

"Sarayın dahilinde gün boyu hoş geçerken avluda başka bir alem görülür. Bir yerde zurnasıyla nakkaresiyle Zururi Kolu (Ortaoyunu da denir)bir yerde kendi çalgısıyla erkek köçekler bir tarafta hokkabaz ve kukla karşısına toplanan çocukları hayran eder, kahkahalar ve kıyametler kopar. Bu oyunu kafes arkasından seyredenlerde olur. Bayram akşamı ise misafirler ve Harem-i Humayun mabeyne davet olunurlar. Gece giyimleri süsleri fevkaledir.

Bu arada ismetpenah, muhterem zevat kendi dairesinde bayram eder, saz vaktinden bir çeyrek kadar evvel teşrifatçı ve kendi kalfalarıyla gider, hepsi orada buluşurlar, kafesli paravanın iç tarafında tahsis ve ihzar edilen makamlarına otururlar. Bayramın ikinci günü ise sultan efendiler biraya gelir konuşur,sohbet eder piyano çalar pek hoşvakit geçirirlerdi".

RAMAZAN GÜNDEMİ

  • Pendik Belediyesi'nin Kültür-Sanat günlerinde bu akşam "Grup Türkiyem" konser verecek.

  • Bağcılar Belediyesi "Dinler ve Küreselleşme" konulu panel düzenliyor. Panele M. Akif Aydın, Mehmet Aydın, Hayrettin Karaman ve Hikmet Aydın katılacak. Panelin ardından THM sanatçılarından Yılmaz Turan konser verecek.

  • Zeytinburnu Belediyesi Ramazan etkinliklerinde bu akşam sema gösterisi var.

  • Karagöz-Hacivat ve "Bekçinin Fendi Hırsızı Yendi" konulu ortaoyunu Eminönü Belediyesi'nde sahne alacak.Gecede Mustafa Demirci de konser verecek.

  • Gaziosmanpaşa Aşıklar Gecesi'nde THM sanatçılarından Hüseyin Gündoğan konser verecek.

  • Esenler Belediyesi'nde bu akşam Mustafa Alcan'ın sahne alacağı tiyatro oyunu gösterilecek.

    ŞİİR VE DUA

    Kubbe-i Hadra'dan

    Kulluğundan, rızândan hariç
    Ümûr verme bana!
    Uğur değilse düşür sâfilîne kevkebimi
    Ve nûr verme bana!

    Yolunda haz duyacaksam elin bükâsından
    Sürûr verme, ilâhî, sürûr verme bana!
    Ufuk ufuk açılan lâyezâl fecrini ver,
    Fücûr verme bana!

    Saniham sen ve san'atım senden;
    Gurûr verme, ilâhî, gurûr verme bana!
    Fesâda kullanacaksam en ince zerresini,
    Şuûr verme bana!

    Huzûru selbedeceksem cihanda bir lâhza
    Huzûr verme, ilâhî, huzûr verme bana;
    Halka mahlûka sevgiden gayri
    Kusûr verme bana!

    Gerek değilse kudûmum bu hâkidâna eğer
    Zuhûr verme, ilâhî, zuhûr verme bana!
    Arif Nihat Asya

    BİR AYET

    Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Eğer onları gizleyerek fakirlere verirseniz, bu sizin için daha iyidir ve sizin günahlarınızdan bir kısmını kapatır. Allah yaptıklarınızı duyar. Bakara, 271

    BİR HADİS

    Bir umrenin arkasından yapılan ikinci umre, ikisi arasındaki günahları siler. Şartlarına uygun olarak yapılmış bir hac ibadetinin mükafatı ancak cennet olabilir. Buhari


  •  
    KISSADAN HİSSE
    Yumruk kadar fare
    Tüccarın biri ticaret için sefere çıkarken ambarındaki buğdayları bir arkadaşına emânet etmiş. Emânet ettiği arkadaşı ise buğdayları satıp parasını da bir güzel yemiş. Tüccar uzun seferinden dönünce buğdayları arkadaşından istemiş.
    Arkadaşı: "Vallahi dostum buğdayı fareler yedi bitirdi. İkiyüz batmanbuğdaydan hiçbir şey bırakmadılar" demiş.
    Zeki tüccar arkadaşının çocuğu kendi evinin önünden geçerken içeri almış ve eve saklamış. Ertesi günü arkadaşını pek kederli görünce sebebini sormuş. Arkadaşı: "Hiç sorma dostum! Oğlumu kaybettim" demiş.
    Tüccar: "Ben oğlunu gördüm. Dün bir kartal havalandırıp götürdü" demiş.
    Arkadaşı inanmamış: "Nasıl olur demiş, koskoca çocuğu bir kartal götürür?.."
    Hemen tüccar bu sözü fırsat bilip: "İkiyüz batman buğdayı yumruk kadar fare nasıl yiyip bitirdi ise senin çocuğu da kartal öylece götürdü" demiş.
    Arkadaşı çaresiz kalınca tüccara buğdayını vermek mecburiyetinde kalmış.

    İş dünyası iftarı
    Değişim Dinamikleri (DD) tarafından bu yıl 9.su düzenlenen geleneksel iftar programı, 130 ayrı kuruluşun sahip ve tepe yöneticileri ile 50 civarındaki akademisyen ve uzmandan oluşan 220 kişinin katılımlarıyla gerçekleşti. Müteşebbisler, kamu ve özel sektör temsilcileri, oda ve dernek yöneticileri, akademisyenler,ve basın kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı programda DD'nin vizyonu, sektördeki konumu ve çalışmalarından bahsedildiği bir sinevizyon gösterisi de yapıldı. DD Genel Müdürü Süleyman Erdemir'in selamlama konuşmasındans onra uzmanlar güncel sorunlara yönelik görüş ve önerilerde bulundular.
    12 Aralık 2001
    Çarşamba
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED