Tartışma programı
- İyi geceler sayın seyirciler, kısa bir aradan sonra işte yine beraberiz. Şimdi kaldığımız yerden...
- İzin verin lütfen...
- Dinleyin bir dakika...
- Müsaade eder misiniz?..
- Bakın ben sizi dinledim. Siz de beni dinleyin!
- Sabredin biraz, sabırlı olun!
- Dinlemesini bilin!
- Bakın beyefendi...
- Hanımefendi bakın...
- Dinler misiniz beni?
- Ben size bir şey söyleyeyim mi? Bu millet...
- Burayı geçelim...
- Oraya gelicez...
- Onu daha sonra konuşucaz. Ben şimdi şunu merak ediyorum...
- Karşılıklı konuşmayalım.
- Karşılıklı konuşmayın!
- Sözümü kesmeyin!
- Ama olmuyor ki böyle! Mikrofonu uzatın oraya.
- Öğrenmek istediğim bir şey var. Seyirciler de bunu çok önemsiyordur muhakkak.
- Çok bağıran söz alacaksa ben de bağırmasını bilirim.
- Evet sizin dediğiniz de çok önemli ama vaktimiz daralıyor. Biraz hızlı gitmek zorundayız. Hiç konuşmayanlar var aramızda. Şimdi sıra onlarda. Buyrun hocam, sizi dinliyoruz.
- Nihayet bize de sıra geldi. Hiç söz vermeyeceksiniz sandım.
- Teker teker konuşun lütfen.
- Şimdi esas konuya dönelim.
- Bakın konu dağılıyor ama...
- Lütfen kısaca toparlayalım.
- Bağlıyorum efendim.
- Hemen bir iki cümleyle...
- Son cümlenizi alayım.
- Bakın olmuyor böyle. Mikrofonsuz konuşmayın.
- Sesiniz duyulmuyor sesiniz. Mikrofon olmadığı için kimse duymadı söylediklerinizi.
- Rica ederim, rica ederim, çok rica ederim...
- Bakın yanlış söylüyorsunuz...
- Siz bu konuyu bilmiyorsunuz bir defa. Önce iyice öğrenin de öyle gelin.
- Asıl sen bilmiyorsun ne dediğini. Sen öğren de gel!
- Bi dakka, bi dakka, bi dakka!.. Bakın beyler, hanımlar dinleyin biraz. Atatürk,.. Atatürk,.. Atatürk bu cumhuriyeti biz burada kavga edelim diye kurmadı!...
- ............
- Nerde benim alkışım?........ Hah işte böyle! Sakinleşelim biraz. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim.
- Yalan söylüyorsun!
- Yalan yanlış konuşuyorsun!
- Sen beni dinle!
- Müfterisin, iftira atıyorsun. Belge var mı elinde?
- İşte belge!
- O belge sahte. Geçmez o!
- Onu öyle demezler, peynir ekmek yemezler...
- Oyun bozan!
- Mızıkçı!
- Bozguncu!
- Hain!
- Vatan haini!
- Alçak!
- Şerefsiz!
- Eşek!
- Eşşoğlu eşek!
- Pat!.. Küt!..
- Çat!.. Çut!..
- Hepinize iyi geceler sayın seyirciler. Bir tartışma programının daha sonuna geldik. Ah!.. Uh!..
Gizemli ölümler
Güney Afrika'nın Cape Town şehrindeki bir hastahanede devamlı olarak gizemli ölümler oluyordu. Hemşireler haftalardır üst üste her cuma günü 311 numaralı yoğun bakım odasına yatırılan hastaları ölü bulmaktaydılar.
Bu sırlı ölümlere uzun süre açıklama getirilemedi. Herkes meselenin çözülmesi için seferber oldu: Uzmanlar odanın havasını bakteriyolojik olarak kontrol ettiler. Güney Afrika'nın önde gelen bilim adamları ölenlerin aileleriyle üç hafta boyunca görüşmeler yaptılar. Hatta işin içine polis de girdi ve akla gelen her ihtimal tek tek değerlendirildi, ancak onların araştırmaları da sonuçsuz kaldı.
Bu arada 311 numaralı odadaki hastalar sebepsiz ölmeye devam ediyordu.
Son çare olarak, 311 numaralı yoğun bakım odası sürekli gözetim altına alındı ve sonunda odadaki ölümlerin sebebi ortaya çıktı.
Sonuç çok trajikomikti; cuma sabahı saat 6'da odaları temizleyen temizlikçi kadının hastanın bağlı bulunduğu solunum cihazının fişini çekerek, kendi elektirik süpürgesinin fişini taktığı ve işini bitirdikten sonra solunum cihazının fişini tekrar yerine takıp gittiği görüldü.
mseker@yenisafak.com
|