|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bilge kral Aliya İzzetbegoviç siyasi hayatına noktayı koyan açıklamyı yaparak kurucusu olduğu SDA'nın genel başkanlığından çekildi. Geçen yıl sağlık nedenleriyle cumhurbaşkanlığından istifa etmiş, ancak Demokratik Eylem Pratsininin genel başkanlığını yürütmekteydi. Boşnaklara modern zamanlarda bağımsızlık ve özgürlüğe giden yolu açan lider olarak şimdiden tarihe geçti. Kuşkusuz, çisgisi ve fikirleri ve eylemiyle islam dünyasında modern zamanların yeni bir lider prototipi olarak anılacak, gelecek nesilleri etkiyecek. Hatırlanacak olursa gerek Bosna savaşı sırasında, gerekse Kosova ve hatta son Makedon-Arnavut sorunu karşısında Sırp, Hırvat, Makedonların müslüman unsurlara karşı geliştirdiği ortak argüman Müslümanların köktendinci oldukları, kendilerinin Hrisitiyan-Batı değerlerini korudukları gibi bir söyleme dayanıyordu.. Bu sayede uygulanan etnik temizlik meşrulaşacak, dahası Batının desteği saglanmış olacaktı. Batının bu argümanlara tümüyle uzak durduğu pek söylenemez. En azından Avrupalı NATO üyeleri savaşın uzamasını sağlayarak, katliamlara üstüörtük destek olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. İnsani açıdan, Sırp ve Hhırvatların Müslümanlara uyuladıkları katliamlara karşı çıkan Batılı entellektüeller bile kültürel olarak Sırplara yakın durduklarını açıkca söyleyebildiler. Ancak Amerika'nın jeostratejik çıkar-planları Avrupanın tarihi ve kültürel hafızasından daha derin olduğu için yaptığı müdahaleye destek vermek zorunda kaldılar. Bu noktada başka bir çelişki yaşanacak suçlu ödüllendirilecekti. Sırpları ödüllendiren paylaşımın dayatılmasının tek gerekçesi bu kültürel yakınlıktır . Gerek Boşnaklar gerekse Arnavutlara yani Balkanlarıdaki en büyük Müslüman etnik gruplara karşı Sırpların geliştirdiği köktendincilik suçlamasının başta ABD ve Avrupa'nın resmi polikikalarını etkilemediğini söylemek zor. Müslümanların siyasi bir varlık olarak kendi ayakları üstünde durmaları bu gerekçe ile engellendi. Sırp, Hırvat ve Makedonların yaslandıkları Ortadoks milliyetçi ideolojilerine karşın; hareketini "demokratik eylem"le tanımlayan tek lider de Aliya İzzetbegoviçti. Alternatifini bulamadığı için savaş döneminde değiştiremediler ama zayıf düşürmek için ellerinden gelen gayreti gösterdiler. Bosnalı Müslümanlar, özellikle Begoviç çizgisindeki siyasi hareket sürekli terör ve köktendincilik ithamı altında tutuldu. Dayton'da ortaya çıkan siyasi haritanın adaletsizliği bu ithamla meşrulaştırıldı. Bu suçlamalar Arnavutlara karşı hem Kosova'da hem Makedonya'da tekrarlandı. Oysa özellikle Kosova'daki Arnavut liderliğinin değil köktendinciliği dini bir muhtevayı çağrıştıracak en ufak bir ideolojik yönelimi yoktu. Kosova Kurtuşu Ordusu liderliğinin laik, milliyetçi ve hatta ateizme varan eğilimerini bu sütunlarda gündeme getirmiştik. Şimdilerde Makedonya'daki Arnavut Müslümanlar içinde aynı türden gerekçelerle suçlamalar devam ediyor. Müslüman kitlelerin bazı hak talepleri bu duyarlı yöntemle engellenmeye çalışılıyor. Postmodern terör mantığı
Bilmem farkında mısınız hala dillendirilmekte olan bu argümanlara ABD'nin pek nazarı itibare aldığı yok. Balkanlarda bir köktendinci terör tehlikesinin olmadığı yönünde açıklamalar bile yapılıyor ABD tarafından. Oysa ne Boşnaklar Arnavutlardan daha dindar, ne de Arnavutlar farklı jeokültürel bir geçmişin varisleri. Amerika'nın Balkan stratejisi, Avusturya-Hırvat-Katolik hattı üzerinden nüfuz alanı oluşturmaya çalışan Alman yayılmasına karşı bölgede denge kurmaya dayanmaktadır. Böylece bölgeyi yeniden dizayn etmeye çalışıyor. Bu plan çerçevesinde özellikle Arnavutlara yapılacak yatırım uzun erimde Amerika'nın etki alanına alabileceği, yaslanabileceği yerli nüfus arayışı olarak okunmalıdır. Bu stratejik hesap Arnavutların ve Aliya'sız Boşnakların köktendinciliklerini, teröristliklerini unutturabilir. ABD'nin ve Batı kamuoyunun konjonktürel bakımından terör ve İslam retoriğine en duyarlı olduğu bir dönemde ve bölge ülkelerinin "kendi terörisleri"ni ihbar etmelerine kimsenin pek itibar etmemesi ancak bu çerçevede anlamlandırılabilir. Birkaç yıl öncesinin Osmanlı bakiyesi köktendinci toplulukları nasıl olmuştu da bir anda tehdit ve tehlike algısından kurtulmuşlardı? Bunun cevabı, aynı zamanda kimlerin ve neden terörist sayıldıklarının nedenin de açıklamaktadır . Bu karşılaştırmayı vermemizin nedeni, birkaç haftadır yazdıklarımız, içe kıvrık perspektif olmaktan çok dışın içe yönelik stratejisini anlama ve anlamlandırma okuması olarak değerlendirilmesidir. Devam edeceğiz. Aliya'nın temsil ettiği misyon anlaşılmadan, Kevin Robins'in belirttiği gibi Balkanlarda da Avurpada da çoğulculuğu, bir arada yaşamayı kavramak mümkün değildir. Aliya'nın temsil ettiği tarihi ve kültürel derinliğe yaslanan çoğulculuğu terörist-köktendincilikle eşdeğer görerek, devre dışı bırakan bakışı kavramadan postmodern terör savaşının mantığını kavramak mümkün değildir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |