T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A

ABD'de hayal kırıklığı

4 haftadır süren bombardımanla Taliban'ın zayıflatılamaması, sivil katliamların artması, kara saldırısının felaketle bitmesi savaşa karşı öfkeyi kuvvetlendirdi.

ABD ve İngiltere'nin Afgan halkına yönelik acımasız saldırıları dördüncü haftasında da devam ederken İslam dünyasından sonra Batı kamuoyu da savaşın karşısında yer almaya başladı. Dört haftadır süren yoğun bombardımana rağmen Taliban'ın zayıflatılamaması, sivil katliamların artması, kara saldırısının felaketle sonuçlanması, Kuzey İttifakı'nın Taliban karşısında başarılı olamaması ve ABD'nin Afganistan'ın geleceğine ilişkin net bir planının bulunmaması savaşa karşı öfkeyi daha da güçlendiriyor.

The Independent gazetesi, üç haftadır süren bombardımanın, Taliban'ı zayıflatma amacına ulaşamadığını, Washington ve Londra'nın, bu savaşın, tahminlerinden çok daha uzun ve zor olacağını anlamaya başladıklarını yazdı. Gazeteye göre, İngiltere Başbakanı Tony Blair, bu hafta, İngiliz halkının moralini yükseltmeye çalışacak; buna rağmen, Taliban'ın direnmeye devam etmesi, bazı muhalif komutanları öldürmesi, ılımlı Taliban güçlerinin taraf değiştirdiği yolundaki iddiaların da boş olduğunu gösterdi. Independent'a göre diplomatik cephede de işler karışık.

Batı'nın gelecekteki Afgan yönetiminin kurulması çalışmalarında kilit isimlerden olan Abdülhak'ın, Taliban güçlerince öldürülmesi, Amerikan saldırılarına destek veren Müslüman ülkelerin, operasyonun, Ramazan ayında da sürmesi ihtimali karşısında rahatsızlık duymaya başlaması ve saldırılarda kullanılan misket bombalarının yüzlerce sivilin ölümüne yol açması, Amerika'nın, diğer ülkelerle oynayan küstah bir güç olduğu yolundaki algılamalara katkıda bulundu.

Afganistan tam bir bilmece

The Observer gazetesi de Afganistan savaşının ne yöne gittiğiyle ilgili kaygıların arttığını belirterek, Amerikan bombardımanı sırasında, üzerine isabet eden bir şarapnel parçası yüzünden ayağı kopan çocuğunu, kanlar içinde kucağına almış bir babanın büyük boy fotoğrafını da yayımladı. Observer, 'Tanıksız savaş' başlığı altında verdiği haberde, şu ifadeler kullanıldı:

"Afganistan'daki savaş bir bilmece. Üç hafta boyunca, yazılıp çizilen onca şeye ve tüm dikkatlerin bölgeye çevrilmiş olmasına rağmen, her şey hala muamma. Vietnam savaşını görüntüleyen foto muhabiri Tim Page, "bu savaşın, sanal bir video oyununa en yakın savaş olduğunu, hatta Kosova savaşından bile daha soyut olduğunu" söylüyor. "Körfez savaşı gibi, ama 20. yüzyılda yaşanan büyük savaşlardan farklı olarak, 'bir oturma odası' savaşı bu. Bir diğer savaş fotoğrafçısına göre ise 'Amerika'nın halkla ilişkiler malzemesi.' Kiminle savaşıyoruz? Nasıl ve nerede çatışacağız, bu düşmanlarla? Kazandığımızı nasıl anlayacağız?" The Guardian gazetesinin muhabiri ise, "Dünyada hakkında en çok haber yapılan bu savaşı aslında izleyemiyoruz. Uygar ülkelerin, düştüğü yerdeki insanları paramparça eden bombalarının, uluslararası terörizmle, hiç de uygar şekilde savaşmadığını aktaramıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bataklıktan çıkma yolları arıyor

ABD'nin Afganistan içine düzenlediği ilk kara saldırısında görev alan Amerikan komandoları, karşılarında hızlı ve iyi organize olmuş Taliban güçlerini bulurken, ABD Savunma Bakanlığı, "daha yaratıcı planlar" üzerinde çalışıyor.

AMERİKA HANGİ NOKTALARDA BAŞARISIZ OLDU?

Usame bin Ladin'in örgütü El Kaide'ye hiçbir zarar verilemedi. Amerika'nın istihbarat zaafları aynen sürüyor. Cephede Amerika'nın zayıf hava desteğini alan kuzey İttifakı, ilerleme bir yana toprak kaybediyor. Taliban'ın muhalifleri, ülkenin geleceği konusunda anlaşamıyor.

Taliban'ın bölünmesi yönündeki Amerikan çabaları başarılı olamadı. Taliban gücünü koruyor. Amerika adına Afganistan'da çalışma yürüten muhalif komutan Abdülhak, korunamadı ve Taliban tarafından öldürüldü. Amerika'nın bir defa deneyebildiği karada özel kuvvet operasyonuna Taliban, güçlü karşılık verince, operasyon başarıya ulaşamadı ve tekrarlanamadı. Amerikan bombardımanında sivil kayıpların artması, dünya kamuoyundan tepki topluyor. Ramazan ayı ve kışın yaklaşmasına karşın, Amerika'nın etkili bir savaş planı görülmüyor. Başkent Kâbil'de muhtemel Taliban sonrası barış gücü konusunda ilerleme sağlanamadı. Pakistan'da Amerika'ya destek veren general Perviz Müşerref'in iktidarı zayıflıyor. Bütün bunların yanısıra Amerika'da şarbonlu mektuplar panik yaratırken, Bush yönetiminin biyoterörizme karşı mücadelede yetersiz kalması eleştiriliyor.


 
İpek Yolu'nda isyan
Pakistan'da, Taliban yanlısı mücahitler, tarihi İpek Yolu'nu dört yerden ulaşıma kapattı ve küçük bir kasabada resmi binaları işgal etti.
Amerika Zahir Şah'a güven duymuyor
ABD'nin, eski Afganistan kralı Zahir Şah'ın iktidarı devrinde, Şah'ın yönetici olarak kapasitesi konusunda derin kaygıları bulunduğu ve Zahir Şah'ın 1973'de tahttan indirilmesini önlemek için hiçbir girişimde bulunmadığı bildirildi. Beyaz Saray belgelerinde, ABD'nin o dönemde Zahir Şah'ın kararsız biri olduğunu düşündüğü belirtildi. Belgelerde, 1970 yılında ABD'nin Kabil büyükelçiliği siyasi danışmanı Charles Dunbar'ın dışişleri bakanlığına, Zahir Şah ile ilgili olarak, "Kararsızlığı, ekonomik modernleşmenin ve anayasa tarafından öngörülen hükümet sistemi şeklinin gelişmesinin önünde büyük bir engel teşkil ediyor" şeklinde bir yazı yazdığı kaydedildi. Belgelerde, dönemin büyükelçisi Robert Neumann'ın da, Zahir Şah'ın yeğeni Prens Muhammed Davud ile ilgili ABD'nin tavrını anlamaya çalıştığı, ayrıca prensi temsil eden arabulucuların, prensin iktidara gelmesi durumunda ABD'nin buna nasıl bir tepki vereceğini öğrenmek için büyükelçi Neumann ile temasa geçtikleri açıklandı.
ABD VE S. ARABİSTAN YOL AYRIMINDA
Suudi Arabistan yönetiminin ABD'nin Afganistan'a yönelik saldırısına tepkileri artıyor. Veliaht Prensi Abdullah ve İçişleri Bakanı Prens Nayif, iki ülkenin yol ayırımında bulunduğu bildirildi. Veliaht Prensi Abdullah'ın, ABD Başkanı George Bush'a bir mektup göndererek, "Bush yönetiminin, Filistin ile İsrail arasındaki şiddeti durduramamasının, ABD ile S. Arabistan arasındaki ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesine yol açabileceği" uyarısında bulunduğu ortaya çıktı. Amerikan finans çevrelerinin gazetesi Wall Street Journal, mektubun, Bush'a 27 Ağustos'ta gönderildiğini ve "halkın nabzını tutmayan hükümetler, İran şahının durumuna düşer" uyarısını içerdiğini yazdı. Gazeteye göre, Prens Abdullah mektubunda, "Yol ayrımında bulunuyoruz. ABD ve S. Arabistan'ın kendi çıkarlarını düşünmeleri zamanı gelmiştir. Halkın nabzını tutmayan ve ona cevap vermeyen hükümetler, İran şahının akibetine uğrarlar" dedi.
30 Ekim 2001
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED