|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye sahnesinde bir oyun var.. Bu oyun hiç bitmiyor.. Perde iniyor, kalkıyor.. Oyuncular değişiyor.. Hem ülkede, hem dünyada sosyo-politik ve ekonomik şartlar değişiyor.. Hatta sınırlar, rejimler, bloklar değişiyor.. Ama Türkiye'deki oyun, aynı metinle ve aynı dramatik kurgu üzerinden oynanılmaya devam ediliyor.. Oysa her oyunun, bir son perdesi vardır.. Oyun biter.. Yeni bir oyun sahnelenir.. Ama Türkiye işi uzatıyor.. Son perdeye gelinecek sanılırken, yeniden birinci sahneye dönülüyor.. Şimdi yine bir dönüm noktasındayız.. Ekonomide "yeniden-yapılanma" yaptığımızı zannettiren bir görüntü var.. 1980'lerde de, Turgut Özal bu "yeniden-yapılanma"yı sahneye koymuştu.. Özal ölüp, oyundan çıkınca, Demirel'ler, Yılmaz'lar falan eskiye döndürdüler oyunu.. 1960'ların, 70'lerin sahnelerine dönüldü.. Şimdi Kemal Derviş'in simgelediği "yeniden-yapılanma" var.. Mesela, "Tütün"de de-regülasyona geçişi eleştirdiği için, Yüksel Yalova ışınlanıp, hükûmet dışına itildi.. Ama aynı sırada, TBMM'de, medyanın, iletişimin regülasyonu için, Yüksel Yalova'yı istifaya zorlayan aynı liderler, milletvekillerine oy kullandırıyorlardı.. Böyle bir gariplik.. Tütün fiyatları özgür olsun.. Ama medya özgür olmasın.. Tarım üreticisi, artık devletten para beklemesin.. Ama medya patronlarının eli, hep devletin cebinde olsun.. Türkiye'deki bitmeyen oyunun bu perdesi böyle.. "Glasnost"u olmayan bir "perestroika". Şeffaflığın, hukukun, serbest rekabetin, özgürlüklerin olmadığı, bir liberal ekonomi!. Herkes "globalleşme"ye "evet" diyor.. Ama şartlı bir evet bu.. Mümkün olsa Avrupa Birliği üyeliğine de "evet" denilecek.. Ama "istisnai bir üyelik" istenecek.. Dünyada "soğuk savaş" bitti.. Ama Türkiye, "kendi soğuk savaşını" hiç bitirmeyecek.. Adeta "prematüre globalizasyon" modeli bu.. 600 yıllık imparatorluk ve 80 yıllık cumhuriyete rağmen, Türkiye "henüz" hazır değil tam globalleşmeye.. Polis güçlenecek.. Sivil Toplum Örgütleri güçlenmeyecek.. Teknoloji ve sermaye gelecek.. Haklar ve özgürlükler gelmeyecek.. Üniversitesi merkeziyetçi ve devletçi, medyası tekelci ve güdümlü olacak.. Eskiden de böyle değil miydi? Komünizm yasaktı.. Ama komünist devletler gibi, bizde de "devletçilik" ve "tek seslilik" vardı.. Şimdi devletçilik ekonomiden çıkartılıyor.. Ama "siyasi devletçilik" tırmandırılmakta.. Siyaseti ekonomiden uzaklaştırmaya çalışanlar, yerel yönetimleri, eğitimi, medyayı ve herşeyi iyice devletleştiriyor.. Medya patronları devlet ihalelerine ortak ediliyor.. Karşılığında, eleştiri özgürlüğü ve hatta internet haberleşmesi bile, ağır biçimde müeyyidelere bağlanıyor.. Oyunun bölüm başlığı "Globalleşme".. Ama oyunun içeriği aynı.. Oysa bu oyunun bir son perdesi olmalı.. Yeni bir oyuna başlamalıyız.. Bıktırdı bu oyun!. Başroldeki Ecevit de, kötü bir aktör ayrıca.. ŞAKABahtsız Yalova!.Bahtsız Yüksel Yalova.. Bakan olacağına başbakan olsaydı, bunlar gelmezdi başına.. Bir cümlesi ile Borsa inip-çıktı diye, istifa ettirildi.. Bir cümlesi ile Türk ekonomisini çökertip krize sokan Ecevit ise, hala Başbakan.. Demek insan ayağını yorganına, dilini de koltuğuna göre uzatmalı!.
BİZİM MESLEK
Köşe-yazarının önü-arkası!.Şimdi rahmetli olmuş, üstat bir köşe-yazarı vardı.. Şöyle demişti bir defasında.. - Biz yazarlar, basın vitrinindeyiz.. Halk bizi görüyor.. Biz de halkla temas edip, onların görüşlerini yansıtıyoruz.. Ancak vitrinin arkası ile uğraşmaya başladığımızda, görevimizi aksatırız.. Çünkü basın vitrininin arkası da, toplum gibi problemlidir.. Küçük ve büyük çıkar kavgaları, çirkinlikler vardır.. Başarılı köşe-yazarı, vitrinin arkası ile ilgilenmez.. Hep halka, okura dönük yazar.. Bu üstat yazarın ölümü üzerinden uzun yıllar geçti.. Şimdi yaşasaydı, aynı şeyleri söyler miydi acaba? Siz yüzünüz halka ve okura dönük olarak köşe-yazılarını yazarken, sırtınızı durmadan arkadan dürtecekler.. - Aman RTÜK konusuna değinme.. Patron kızar.. - Aman iktidarı eleştirme.. Patron sinirlenir.. - Aman basında işten çıkartılmalara girme.. Patron seni de işten çıkartır.. Galiba şimdi köşe-yazarı olmak için, sırtını halka, yüzünü vitrine döneceksin.. "İçerisi" kesinlikle "dışarı"dan önemli..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |