T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
FP dâvâsında son hafta

Fazilet Partisi'nin (FP) kapatılması talebiyle açılmış olan dâvâ, Anayasa Mahkemesi'nde son aşamasına geldi. Yargıtay Cumhuriyet başsavcısı (eskisi ve yenisi) kapatma talebini bir kaç kez sundu, dâvâlı FP sözcüleri partilerini savundular, raportör görüşleri kapsamlı bir raporda topladı. Bu hafta söz Anayasa Mahkemesi'nde; üyeler tarihî bir kararda belirleyici bir rol oynayacaklar...

Kapatılırsa, FP, böyle bir muameleye mâruz bırakılan ilk siyasî parti olmayacak. Ülkeyi on yıl yönetmiş DP de bir mahkeme kararıyla kapatılmıştı... Anayasa Mahkemesi'nin kapatma dâvâlarıyla görevlendirildiği son 40 yıl içerisinde, neredeyse 40 parti, çeşitli sebeplerle kapatıldı. Dört yıl önce iktidar ortağı olarak ülkeyi yöneten RP de, bugün, kapatılmış bir parti. Arada, adında veya programında anayasaya aykırı unsurlar taşıyan, bazısı sol bazısı etnik özellikli, kapatılmış partiler de var.

Parti kapatmayı olağan bulan ve anayasasında bununla ilgili hükümler taşıyan Türkiye'den başka 'demokratik' olma iddialı bir ülke yok. Elbette demokratik ülkelerde de, çok zor olsa bile, parti kapatmak mümkün; ancak 40 yılda 40 parti kapatmış bir ülkenin 'demokratik' olma iddiası epey havada kalıyor. Ayrıca, demokrasilerde, kapatılan partiler, genellikle rejimi yıkmayı veya köklü bir altüst oluştan sonra yenisiyle değiştirmeyi amaçlayan marjinal kuruluşlar; bizdeki gibi iktidar olmuş, sistemle uyumlu partilerin kapatılması oralarda düşünülemez bile...

Kapatılmayla sonuçlanan RP dâvâsına bakıldığında, kararın, 'rejimi değiştirme amacı' ile ilişkilendirilmediği görülüyor. Gerekçe, en aşırı biçimiyle 'aykırılık' denilebilecek bir tavra dayandırılıyor. Mahkeme, Meclis çatısı altında söylenmiş cümleleri bile, evrensel 'kürsü masuniyeti' ilkesini gözardı ederek, RP'nin kapatılmasına gerekçe yapabildi. Oysa, bu tür gerekçelerle kapatılmış partilerle ilgili kararlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) dönüyor. AİHM'ndeki RP dâvâsı da, büyük ihtimalle, dâvâcı parti lehine, kısa süre sonra karara bağlanacak.

Anayasa Mahkemesi, hukukta başlamış olan 'evrenselleşme' sürecinin bilincinde üyelere sahip. Bir çok ülkenin anayasa mahkemesi, pek çok alanda, başka ülkelerdeki benzerleriyle işbirliği halinde; anayasa mahkemeleri belli konularda bir diğerinden görüş de talep edebiliyor. Bir çok alanda alınan kararlar, bu sebeple, 'standart' teşkil etmeye başladı. Kuruluş yıldönümlerinde yabancı meslektaşlarını dâvet ederek görüşlerini öğrenmeye çalışan, başka ülkelerdeki mahkemeleri ziyaret ederek fikir alış-verişinde bulunan Anayasa Mahkemesi üyeleri, anayasa hukuku alanındaki 'standartlaşma' eğilimini, elbette biliyorlar. Bu durum, yeni kararlarının bazen geçmişteki içtihatlarıyla çelişmesinden de anlaşılıyor...

FP ile ilgili kararın bugüne kadar gecikmesinin iç sebepleri de var muhakkak; ancak dışarıdaki gelişmelerin de göz ucuyla izlendiğini ve sözgelimi AİHM'nin RP hakkında alacağı kararın beklendiğini görmemek imkânsız. Benzer konularda elini çabuk tutmasıyla tanınan Avrupa mahkemesi, ilginçtir, RP ile ilgili hükmünü açıklamakta hiç acele etmiyor. Belli ki, Avrupa, FP konusunda verilecek kararı 'olumlu' etkilemek niyetinde değil; AİHM'nin RP lehine hükmü Anayasa Mahkemesi üzerinde bir baskı unsuru olabilirdi çünkü... Herkesin bir hesabı var bugünün dünyasında.

Bütün beklentiler FP'nin kapatılması yönünde; FP içi gelişmeler veya FP'yi etkileyebilecek konumdaki kişilerin şu sıralara denk düşürdükleri çıkışlar, dâvânın doğrudan muhataplarının da kapatılmayı beklediklerine (hatta umduklarına) işaret ediyor. FP'nin siyasî rakipleri ise tabanı paylaşmaya dönük iştahlarını saklamak zahmetine bile katlanmıyorlar. Sistemin güçlü odakları da, hesaplarını, FP'nin kapatılmasıyla irtibatlamış gibiler. Geçmişte hiçbir partinin kapatılması, bugün FP'de olduğu genişlikte bir çevre tarafından beklenir olmamıştı.

Hafta sonuna yetiştirileceği sanılan FP ile ilgili karar 'kapatma' yönünde olursa meydana gelecek siyasî gelişmeler ülkenin geleceğini müthiş etkileyecek... Anayasa Mahkemesi üyeleri, bu gerçeğin -herhalde- farkındadırlar...


13 Haziran 2001
Çarşamba
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED