T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

Çocuğa özlem

Pençesine düştüğü kanser nedeniyle çocuk sahibi olamayan bir annenin hikayesinden yola çıkılarak kurulan Özlenen Çocuk Derneği kadınları eğitmeyi amaçlıyor.

Özlenen Çocuk Derneği (Özlen-Der), kanser teşhisi konulduktan sonra asla çocuk sahibi olamayacağını öğrenen Mihrimah'ın Annesi'nden esinlenerek kuruldu. Çocukluk çağında, yaşıtları büyüdüklerinde doktor, öğretmen olmayı hayal ettiklerini söylerken, "Büyüyünce anne olacağım" diyen ve içinde büyüttüğü Mihrimah'ın asla doğmayacağını öğrendiği zaman psikolojik travma geçiren Mihrimah'ın Annesi'nden... Derneğin başlangıçtaki amacı; çocuksuz aileleri biraraya getirmekti, şimdi ise çocuklu ailelere de eğitim amaçlı destek veriyor.

Kadınlar çekingen

1999 yılında kurulan dernek, kısa zamanda yoğun ilgi gördü fakat kadınlar, çocuk sahibi olamayacaklarını, yakın çevrelerinden bile gizledikleri için fiili olarak faaliyetlere katılmaktan çekindiler. Dernek, ilerleyen tarihlerde "Çocuklarımızın yaşadıkları dönemleri iyi değerlendirmelerini sağlayalım" diyen çocuklu annelere de yardımcı olmak için girişimler başlattı ve bu da 'özlenen çocuğu' yetiştirmek için bir kalıp oluşturma gayreti doğurdu. Çocuğu küçük bir insan olarak kabul ederek duygu ve düşüncelerinin olduğunu anlamanın bir görev olduğunu vurgulayan Özlen-Der, önceleri bunu söylediklerinde tepki de topladı. Dernek, çareyi, çocukları daha iyi anlamak için, ebeveynleri kendi çocukluklarına götürmekte buldu.

Çocuksuz kadın yıpranır

Özlen-Der Başkanı Ayşe Pehlivan, çocuksuz kadınların, bazı geleneksel aile yapılarında yadırgandığına dikkat çekerek, "Sürekli çocuk pedi, çocuk kıyafeti, çocuk mamasının konuşulduğu ortamlarda çocuksuz kadınlar rencide oluyor, bunun bedelini çok ağır ödüyorlar. Bir tarafta sürekli çocuğundan bahseden ve onunla övünen insanlar, diğer tarafta çocuğundan şikayet eden insanlar. Halbuki anne olamayan kadın, çocuğunu övmeyi de istiyor, şikayetçi olmayı da. Anne olamayacak bir kadına 'İyi ki çocuğun yok' denilmesi yanlıştır" dedi. Çocukların, bir amaç olarak görülmesinden yakınan Pehlivan, insanların "Benim çocuğum" diyebilmek ve övünmek için çocuk sahibi olmak istediklerini kaydederek, çocuklarına anne babasından gördüğü baskı ve yanlış tutumları uygulamayacağını söylerken daha da kötüsünü yapan ailelerle bunları konuşup tartışmak istediklerini kaydetti. Anadolu kültüründe evliliklerin çocuk için yapıldığını, çocuk olmadığında evliliklerin zedelendiğini anlatan Pehlivan, "Biz bir çocuğu ilkokulu bitirinceye kadar oradaki başarısıyla takdir ediyor ve ortaokula hazırlıyoruz. Ortaokulda liseye, lisede üniversiteye, üniversitede evliliğe..." diyor.

Dernekte halen "Çocuk ve Korku" üzerine tartışma seminerleri düzenleniyor. Yaz boyunca çeşitli etkinlikler düzenleyecek olan dernek, büyükler kadar çocuklardan da ilgi bekliyor. Derneğin, bu yıl gerçekleştireceği kurslardan biri yetenek kursu. Çocukların yeteneklerinin keşfedilerek geliştirmesi konusunda etkinliklerin yapılacağı bu kurstan başka, çocukların duygularını ifade edebilme yeterliliğinin kazandırılması için Türkçe ve ebru kursları. Özlen-Der yetkilileri, kursların ortak amacının "çocuğu anlamak ve insanca yaşaması için fırsat tanımak" olduğunu belirtiyorlar. Projede, Türkiye genelinde yapılacak araştırma çalışmalarına ailelerin çocuklarına ne anlam verdikleri araştırılacak ve anne babaya çocuk eğitimi konusunda yardım edilecek.

 
O Mihrimah'ın Annesi!
Anne olma arzusuyla büyüyen, yaşıtları büyüdüklerinde doktor, öğretmen olmayı hayal ettiklerini söylerken, "Büyüyünce anne olacağım" diyen bir kadın. İçinde büyüttüğü ve ismini Mihrimah olarak verdiği "doğmamış çocuğunun" kanser nedeniyle asla "doğmayacağını" yağmurlu bir günde öğrenmesinin ardından, bir süre psikolojik travma geçiriyor. Mihrimah'a anlatacağı hatıralarını biriktiriyor. Mihrimah'ı için satın aldığı bisküvi ve giyecekleri bile paketlediği dönemde gittiği Kimsesizler Yurdu'nda karşılaştığı bir çocuk, Mihrimah'ın Annesi'ni kendine getiriyor. Mihrimah'ın Annesi, artık kimsesiz çocukların yardımına koşmak için elindeki tüm mal varlığını çocuklara dağıtıyor ve acısını paylaşan birkaç kişiyle biraraya gelerek Özlenen Çocuk Derneği'ni kuruyor. Derneğin halen fahri başkanlığını yürüten Mihrimah'ın Annesi, bütün çocukları "Mihrimah kadar sevemese de önemsiyor..." Kansere yakalandığını öğrendiği günden itibaren tuttuğu kayıtlar, Benleşen Sızı adı altında kitaplaştı. Halen, "Doğmayacak Çocuğa Mektuplar" ismini vereceği kitap üzerinde çalışıyor.
13 Haziran 2001
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED