T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Dandik lira yerine Euro mu?

Kemal Derviş, AB'ye girmeden Euro'ya geçebileceğimizi söyleyerek yeni bir tartışma başlattı. Bu açıklamaya ilk tepki Wall Street Journal'den geldi. Euro'nun şu anda ihtiyacı olan en son şeyin Türkiye olduğunu yazarak Kemal Derviş'le dalga geçti.

Ancak Derviş, bu açıklamasıyla ilgili olarak içerde destekçi bulmakta gecikmedi. TL'nin dandik para olduğunu, bundan sonra TL'ye güven tesis etmenin çok zor olacağını belirterek ekonominin selameti için bir an önce TL'den vazgeçip Euro'ya geçmek gerektiğini ifade eden görüşler ortaya çıkmaya başladı.

Esasında Kemal Derviş, borç sarmalı ve enflasyon sorunlarını çözdükten sonra uzun dönemde Euro'ya geçilmesini arzu ediyor.

Türkiye Avrupa Birliği'ne kabul edildikten sonra, Avrupa Para Birliği'ne dahil olması, yani TL yerine Euro'yu para birimi olarak kabul etmesi bu sürecin bir devamı olarak kabul edilmelidir. Hatta Euro'nun kabul edilmesi, Avrupa Birliği'ne girmenin kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaya çıkacaktır.

Bilindiği gibi Euro, Avrupa Birliği ülkelerinin oturtmaya çalıştığı para birimi ve sisteminin adıdır.

AB'nin Euro'ya geçiş projesi birçok aşamadan sonra gerçekleşecektir. İlk aşama 1999 yılı başından itibaren başlamıştır. 3 ülke hariç AB üyesi ülkelerin yerli para birimleri 1999 yılı başından itibaren Euro'ya sabit bir kurla endekslenmiş ve bütün fiyatlar ve hesaplar yerli para birimi yanında Euro ile gösterilmeye ve takip edilmeye başlanmıştır.

Ortada henüz efektif Euro bulunmamaktadır. Yani Euro kağıt veya madeni para olarak henüz basılmamıştır. Şu anda sadece hesaben izlenen bir Euro söz konusudur. 2002 yılı başından itibaren Euro fiziki olarak, banknot ve madeni para olarak, yerli paralarla birlikte tedavülde kalacaktır. Belirli bir süre sonra yerli paralar tedavülden kalkacak ve Avrupa Para Birliği'ni kabul eden ülkeler sadece Euro'yu kullanmaya başlayacaktır.

Euro kan kaybediyor

Büyük beklentilerle uygulamaya konulan sistem dolar karşısında tutunamadı ve hızla değer kaybetti. Bugün en düşük seviyelerinde bulunmaktadır.

Euro'nun zayıf para olarak hafızalarda yer alması, AB dışı ülkelerde rezerv para olarak muhafaza edilmesini engelleyecektir.

Euro'nun Dolar karşısında tutunamaması 'zayıf para' imajını yerleştirmeye başlamıştır. Zayıf Euro, güçlü Alman Markı'nı da peşinden sürüklemektedir.

Euro'nun belenen performansı gösterememesinin en önemli nedeni, AB içindeki zayıf ekonomilerdir. Daha açıkçası Almanya dışındaki diğer Euro üyesi ülke ekonomilerinin nisbi olarak kuvvetli olmamaları Euro'ya güven tesis edilmesini engellemektedir. Zayıf ekonomiler sisteme dahil olduğunda Euro'nun Dolar karşısındaki değer kaybı hızlanacak ve bundan en çok elinde Euro tutan kişi ve kuruluşlar zarar görecektir.

Euro'nun gücünü toplayamaması ve uluslar arası piyasalara güven verememesi halinde ise yürürlükten kaldırılması dahi ihtimal dahilindedir.

Böyle bir ortamda Türkiye'nin sisteme girmesi ve TL'nin sabit kurla Euro'ya bağlanması, geçmişteki istikrarsız ve zayıf ekonomik yapısı nedeniyle Euro'yu Dolar karşısında daha da zayıflatabilecektir. AB üyesi ülkelerin, Euro'nun meşruiyet problemini çözmeye çalıştıkları bu dönemde TL'nin sisteme alınmasını kabul etmeyeceklerdir.

Euro için şartlar

Avrupa Para Birliği'ne girebilmek için enflasyon oranının tek haneli rakama düşürülmesi, bütçe açığının belirlenen seviyelere indirilmesi gerekir. Enflasyon oranının, para birliğine üye ülkeler arasından en düşük enflasyon oranına sahip 3 ülkenin ortalama enflasyon oranının 1.5 puan ilavesiyle bulunacak rakamdan yüksek olmaması, bütçe açığının GSYİH'nın % 3'ünü geçmemesi, kamu borçları toplamının GSYİH'nın % 60'ının altında bulunması, son iki yılda para biriminde belirlenen bandın üzerinde devalüasyon yapılmamış olması halinde Euro birliğine kabul edilmek mümkün olabilir. Bunlar yapılmadığı taktirde Euro'ya dahil olmak, olunsa dahi sürdürebilmek mümkün değildir.

Sayın A.Savaş Akat, programın başarılı olması halinde 2002'nin ilk yarısında, yani bir yıl sonra TL'nin Euro'ya kilitlenmesinin mümkün olduğunu iddia etmektedir. Program başarılı olsa dahi Kemal Derviş'in 2002 için öngördüğü enflasyon oranı TEFE'de % 16.6, TÜFE'de ise % 20'dir. Kamu borçlarının toplamı GSYİH'nın % 60'ının üzerinde olacak, bütçe açığı GSYİH'nın % 3'ünü aşacaktır. Ayrıca Türkiye en son devalüasyonu 2001-Şubat ayında gerçekleştirmiştir. Bütün bunlar ortada iken Euro sistemine dahil olmanın ve sabitlenen kuru sürdürmenin imkansız olduğu çok açıktır.

Eğer, sisteme dahil olmadan gönüllü olarak TL'nin Euro'ya sabitlenmesi kastediliyor ise daha vahim bir durum ortaya çıkmaktadır. Bu tür öneriler ancak mahalle kahvelerinde tartışılabilir. Bu sütunlarda yer almaz.

Diğer taraftan, Euro sistemine AB üyeliğinden önce girmesi Türkiye açısından cazip değildir. TL yerine Euro'nun ikame edilmesi durumunda T.C Merkez Bankası, para ve kur politikası araçlarını büyük oranda Avrupa Merkez Bankası'na devretmiş olacaktır. Bu aynı zamanda bir kısım egemenlik haklarının devri anlamına gelmektedir.

Esas hedef AB üyeliğine kabul edilmektir. Türkiye AB üyeliğinden sonra, gelecek fonlarla kalkınmasını gerçekleştirecek ve hem de evrensel demokratik kuralların yerleşmesi sağlanacak. Avrupa Para Birliği, yani Euro sistemi AB tarafından sağlanan imkanların bir bedelidir.

Kalkınmasını tamamlamayan bir Türkiye'nin Euro'ya geçmesi, kalkınma sürecini sekteye uğratacaktır. Türkiye, mevcut iç borç stokunu tasfiye ederken Merkez Bankası kaynaklarını kısmen de olsa kullanmak durumundadır. Bu yetki Avrupa Merkez Bankası'na devredildiğinde borç-faiz sarmalından kurtulamayacaktır. Kemal Derviş'in projeksiyonunda, 2003 yılında dahi iç borç stoku ve faiz ödemelerinde hissedilir bir azalma yer almamaktadır. Tam bu noktada Euro'ya geçildiğinde tıkanmanın yaşanması kaçınılmazdır.

Özetle, TL'nin Euro'ya bağlanmasına ilişkin tartışmaları ciddi bulmuyorum.


13 Haziran 2001
Çarşamba
 
NURETTİN CANİKLİ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED