T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Sabah ailesinin malvarlığı

Mutlu ayda 150 bin dolar alıyormuş. Amerika'dan, İngiltere'ye, Bodrum'a kadar her yerde evleri var. Ama "Ben bankacılıktan anlamam" diyebiliyor. Değirmenin suyu nereden geliyor?

Dinç Bilgin, Zafer Mutlu, Ercan Arıklı... Her birinin çeşitli firmalarda ortaklıklarının yanı sıra, yurt içi ve dışında çok sayıda evleri, apartman daireleri var. Bugün Yeni Şafak gazetesinde, Etibank'ın bu üç Yönetim Kurulu üyesinin malvarlığının dökümünü bulacaksınız.

* * *

Dinç Bilgin'in, Londra'da Sloane Street'te 7 katlı bir malikanesi, aynı zamanda New York'ta Trump Tower'da 400 metrekare lüks bir dairesi bulunuyor. Bir tane de, New York Madison Avenue'de 450 metrekarelik dairesi var. Dinç Bilgin'in Alsit'teki villası 2 bin metrekare, Kanlıca İskelesi yanında satın aldığı yalının inşaatı devam ediyor. Ayrıca, oğlu Önay Bilgin, 60 tane eski modelden oluşan bir araba koleksiyonuna sahip. Diğer gayrimenkuller Yeni Şafak'ın listesinde.

Bir insanın, kâr etmeyen gazete geliri ile milyonlarca dolar değerinde mal mülk edinmesi mümkün mü?

Dinç Bilgin'in eşi halâ yurt dışında rahat bir hayat sürüyor. Muhakkak dışardaki bankalarda da, "kefen paraları" bulunuyordur.

Zafer Mutlu

Sadece Dinç Bilgin değil. Zafer Mutlu'nun malvarlığı da, bir genel yayın müdürünün ulaşabileceği servetin kat kat üstünde. Teferruatı, Yeni Şafak'ın haber sayfalarında göreceksiniz. Ben sadece bir iki örnek vermek isterim: Sümer Korusu'nda üç katlı villa, İstanbul Gökkafes'te 400 metrekarelik daire (Bu gayrimenkulun, malvarlığında yer almadığı, gerekli bilginin Gökkafes'in sahibi Mustafa Süzer'den alınabileceği belirtiliyor) Bodrum Türkbükü Kayakoy Sitesi'nde villa. Dekorasyonuyla birlikte sezona yetiştirildi. (Malvarlığında yer almayabilir) İngiltere'de Londra'da Sloane Square'de apartman dairesi. Bir de Amerika'da apartman dairesi. Ayrıca 4 adet lüks araba (750 BMW, 850 Volvo, Range Rover ve Cadillac)

Hem Ercan Arıklı'nın, hem de Zafer Mutlu'nun Etibank'a el konuluncaya kadar, ayda 150 bin dolar maaş aldıkları, gene Yeni Şafak'a ulaşan haberler arasında.

Ne alâ memleket

Bu iddiaların doğru olup olmadığı, ilgili savcılar ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu üyeleri tarafından muhakkak ki araştırılacak.

Zafer Mutlu "Ben gazeteciyim, bankacılık işlerinden anlamam" diyor ya.

Ne alâ memleket! Bankacı gibi, hatta onların çok fevkinde aylık alacaksınız, Amerika'dan, İngiltere'ye kadar mal mülk edineceksiniz, geniş kaynaklar size tahsis edilecek, ama gazeteci sıfatı taşıdığınız için, hiçbir sorumluluk taşımayacaksınız!!!

Peki şu Nail Keçili'nin ne suçu var? Hem Etibank, hem de Egebank dolayısıyla, sırf üzerinden kredi geçirildi, iddiasıyla, aylardır hapiste yatıyor. Keçili, Murat Demirel'in veyahut Dinç Bilgin'in bankasında Yönetim Kurulu üyesi filân değildi. Sadece bu bankaların patronlarıyla iş yapıyordu. Onların reklâmlarını hazırlıyordu. Veyahut gazetelerine ilân veriyordu. O yakın irtibat onu, cezaevine sürükledi. Nail Keçili, Cenajans adına Etibank'tan kredi almış, sonra da, Medya Grubu'nda yayınlanan ilânların karşılığı olarak bu parayı, Medya Grubu'na ödemişti. (Peşin ödemeden dolayı fiyatta tenzilat sağladı) İşte bu sebebten dolayı, Nail Keçili, Dinç Bilgin'in bankayı boşaltmasına aracılık yapmakla suçlanıyor.

Kararı elbette yargı verecek ama, bakıyoruz da, Etibank'tan dolayı, sadece Dinç Bilgin ve Nail Keçili tutuklu olarak yargılanıyor. Diğerleri serbest. Üstelik ellerinde de, bir linç âleti: Gazete

Bankalar Kanunu

Bankalar Kanunu, borçların tahsilâtını hızlandırmak için çıkarıldı. Kanunun son şekline göre, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu, kendisine devredilen bankalardaki alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Haklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerini uygulayabiliyor.

Bankalar Kanunu'nun, 12 Mayıs 2001 tarihinde değiştirilen 9'uncu maddesi, paranın tahsilini süratlendirmek için çok ağır müeyyideler getiriyor:

"...Fon, devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibariyle, ana para, faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden başlar. Bu alacaklar, Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren, amme alacağı niteliği kazanır ve birikmiş alacak tutarına, 6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu'ndaki gecikme zammı uygulanır. Fon, anılan kanunun Maliye Bakanlığı'na tanıdığı yetkileri kullanır. Fon, devraldığı alacakla ilgili olarak iskonto da dahil olmak üzere, her türlü tasarrufta bulunmaya, sulh olmaya, alacağına mahsuben, menkul ve gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve alacakları, hiçbir sınırlamaya tâbi olmaksızın devralmaya yetkilidir... Fon, alacağının tahsili bakımından yarar görmesi halinde, hisseleri kısmen veya tamamen kendisine intikal eden bir bankanın yönetim ve denetimini ellerinde bulunduranların, sahip oldukları şirketlerin, idaresini devralabilir; Yönetim Kurulu üyelerinin bir kısmını veya hepsini değiştirebilir. Söz konusu işletmeye yeni müdür atayabilir. Bu hüküm, bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak ellerinde bulunduranların, kaynakları kendi lehlerine kullandıkları ve bu surette bankayı zarara uğrattıklarının tesbiti halinde uygulanır."

* * *

Yukarıdaki kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için, önce alacakların Fon'a devri gerekiyor.

Şu anda henüz Sümerbank ile işleme başlanıldı. Etibank ve diğer bankalar, önce ya birleştirilecek veya teker teker satılacak. İşte o aşamada, alacaklar Fon tarafından devralınınca, Amme Alacakları Kanunu uygulanabilecek.

Daha 3-5 ay süre var. Bu arada bir yandan da Sabah Grubu ile Fon arasında ödeme planları görüşülüyor. Kamu adına bu müzakerelerin yakın takipçisiyiz. On milyonlarca dolar değerinde gayrimenkuller orta yerde dururken, 5-10 yıl vadeli ödeme planları, kamuoyunun vicdanını kanatır.

Yalan Yasası

Şeffaflık meraklısı basın tekeli, bu hususlarla nedense hiç ilgili değil. Herhalde Tarkan'ın özel ilişkilerinden veyahut muhtelif cinayetlerden vakit bulup da "banka hortumlarına" eğilemiyor.

Ertuğrul Özkök, baktım "basın hürriyeti RTÜK ile zedelenmedi. Sadece yalan yazana ceza geldi" diyebiliyor.

Peki "yalanın, ceza hukukunda tarifi yok. Bu şekilde keyfi suç ihdası ile basın özgürlüğü temelinden zedeleniyor" diye gazete patronları ve yazarları ayaklanmamış mıydı, 1988 yılında?

Bu işin hikâyesini bir başka yazımda anlatacağım.

* * *

Bugün sadece Oktay Ekşi'nin 6 Ocak 1988 tarihli Yalan Yasası'nı eleştirdiği yazısından bir bölümü sunuyorum:

"Aklı başında bir insan, gerçeğin değil de yalanın yanında olamaz. 'Yalan iyi bir şeydir, korunmalıdır' demek mümkün değil. Ama yalan nedir? 1986'da Çernobil'deki kaza sonucu, radyasyon, Karadeniz'deki çaya bulaştı. İlgililer yalanladılar. Şimdi aradan bir yıl geçti. O zaman 'yok' yahut 'tehlikesiz' denen radyasyonun 'var' ve 'tehlikeli' olduğu anlaşıldı. Eğer 'yalan haber' yüzünden birilerini mahkûm etmek gerekirse, sizce basın mı, yoksa radyasyon tehlikesinin olmadığını söyleyen Başbakan ile Sanayi Bakanı'nı mı mahkûm etmek gerekir? Kaldı ki, gazeteler o tarihte, yalan haberden mahkûm edilselerdi, ne olacaktı? Sonra bir konuda, sırf gazeteleri yalan yazmış hale düşürmek için gazetelere ve gazetecilere, önce o konuda bilgi verip, sonra da 'öyle bir şey yok' diyen bir siyasi iktidarın, bu surette istediği gazeteyi mahkûm ettirmesinden kolay ne olabilir. Henüz çok eskimedi. Bizzat Cumhurbaşkanı Evren tarafından hilâfı hakikat beyanda bulunmakla, açıkçası yalan söylemekle suçlanan kimdi?"

Başyazar statüsü

Ekşi bir zahmet Ertuğrul Özkök'e yalan haberin cezalandırılmasının, basın özgürlüğünü nasıl zedeleyeceğini anlatıversin. Yoksa o tarihte (1988'de) Hürriyet'in Genel Yayın Müdürü Çetin Emeç öyle düşündüğü için mi, Oktay Ekşi, başyazar sıfatıyla bunları yazmıştı? Şimdi gene başyazar. Ama bu defa, başında "Yalan Yasası'nı" savunan bir Genel Yayın Müdürü var.

Özkök, "yalan cezalandırılmalı" derken, acaba yanlış ile yalan arasındaki fark, nasıl tesbit edilecek, bari bunu da açıklayıversin. Özellikle yolsuzluk haberlerinde ve siyasi olaylarda böyle bir uygulama, basını derin bir suskunluk içine sokacaktır.


13 Haziran 2001
Çarşamba
 
NAZLI ILICAK


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED