|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hayal kırıklığına uğradık "Yozgat bir belli süreçten geçmiş, makus talihini yenip geniş ufuklara doğru ilerleme başlatmıştı. Ancak son kriz, bütün hesaplarımızı alt üst etti" Anadolu insanının "önüne geçilmez, hızı kesilmezse" çok şeyler becereceğini defalarca bu sütunlardan aktarmaya çalıştım. Bu üzerinde durduğum husus "Yozgat gerçeği" ile tamamen ortaya çıktı. Bu ilimizin OHAL kapsamına alınması ile birlikte gelişen ve büyüyen ekonomisi, maalesef ülkemizi bir baştan diğer başa saran ekonomik kriz nedeniyle trend kaybetmiş ve tüm hayaller suya düşmüş... Yalnız çok önemli bir tesbitim oldu Yozgat'ta, işadamlarını, er geç bu süreci atlatacaklarına ve Yozgat'ı sanayide büyük ilerlemeler kaydetmiş bir Anadolu kenti yapmaya kararlı gördüm, inşaallah başarılı olurlar. Yozgat'taki ekonomik gelişmeleri ve Türkiye'nin iktisadi yönden düştüğü sıkıntının temel nedenlerini Yozgat Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Naci Şahin'e sordum ve işte aldığım yanıtlar: "Allah kimseyi ümitsizliğe düşürmesin. Ekonomik krizden en fazla biz etkilendik diyebilirim; çünkü Yozgatlılar olarak geleceğe yönelik büyük projeler hazırlamış, büyük hayaller kurmuştuk. Maalesef olmayınca olmuyor, ülkemizin iyi yönetilemeyişi ve Anadolu insanına önem verilmeyişinden kaynaklanan bir tutum ve idare şekliyle, akıllara durgunluk verecek bir krizle karşılaştık. 1996 yılında faaliyete geçen, 15000 kişilik istihdam alanı yaratacağımız ve 53 fabrikanın hizmete gireceği Organize Sanayimiz'de ancak 20'ye yakın fabrika faaliyete geçti ve 300 kişilik bir istihdam alanı gerçekleştirebildik. Hatta öylesine gelişmeler oldu ki, dışarıdan bile 15 sanayici gelip yatırım yapmıştı. Fakat şu anda herşey durdu, çünkü üretim yapsan bile nereye, kime satacaksın?..
ANADOLU TÜCARI BASKI GÖRDÜ
Bir gerçeği daha kabul etmek durumundayız ki, Yozgatlılar için bir "velinimet" olan YİMPAŞ da performansını düşürdü. Şayet geçen seneki atak hareketini devam ettirseydi durum çok farklı olurdu. Ama ben Yimpaş'a asla suçlamıyorum, onların hızını kesenlere 'yazıklar olsun' diyorum. Bir tarafta Organize Sanayi, diğer tarafta Yimpaş öylesine işçi alımı gerçekleştiriyorlardı ki, neredeyse evlerimizde, hizmetimizde bulunacak kız bulamaz olmuştuk. Aslında Yimpaş gibi kuruluşlar hem devlet, hem de milletimiz tarafından desteklenmeli. 200 bin kişinin ortak olduğu bir kuruluş üzerinde, nasıl baskı kurulmaya çalışılıyor ben anlayabilmiş değilim!.
Tarımı batırdılar, köylüyü nefes alamayacak noktaya getirdiler, esnafa kepenk kapattırdılar, bizleri de rantiyecilerle başbaşa bıraktılar; Allah sonumuzu hayırlara vesile etsin. Ancak bizim de bir sabır noktamız var. Biz devletten kuruş almadan kendi imkanları ile yatırımlar yapan ve ekonomimize güç katan müteşebbisleri, devletin daha fazla rahatsız etmesine müsaade edemeyiz. Biz şimdilik susuyorsak 'Ya sabır' noktasındayız bilmiş olsunlar. Bizim suskunluğumuz geçicidir. Ancak bizim sabrımızın da bittiği bir gün olacak; işte o zaman biz de gerekeni yapacağız. Hatta kamuoyunda şöyle bir ümit ışığı var 'Kemal Derviş bazı çözüm yolları bulacak ve piyasa rahatlayacak!..' Peki piyasa 3 ay 5 ay daha rahatlamazsa ne olacak? O zaman işçiyi, memuru, esnaf-sanatkarı bu devlet durdurabilecek mi? Kaldı ki biz Derviş'in çare olacağına inanmıyoruz, o bizim bünyemizden çıkmadı, yani ya...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |