T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Takas Bilmecesi

Hazine'nin geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği takas ihalesinin sonuçları, şakşakçı basın tarafından Kemal Derviş'e övgüler düzmek için bahane olarak kullanıldı.

Takasın bir tür konsolidasyon olduğunu daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Yani Hazine, kısa vadeli borçlarının bir kısmını orta vadeli borç haline getirmektedir. Vadeleri 2001 ve 2002 yıllarında TL cinsinden borçlar Dolara çevrilerek vade uzatımına konu olmaktadır.

İlk bakışta Hazine'nin başarılı bir operasyonla kısa vadeli borç stoku baskısını kısmen hafiflettiğini ve 2001 ve 2002 yıllarındaki kamu borçlanma gereğini azalttığını düşünebilirsiniz.

Detaya inildiğinde takas operasyonunun perde arkasının hiç de sizin düşündüğünüz gibi olmadığını kolayca anlarsınız.

TAKASIN GERÇEK NEDENİ

Önce takas ihalesine bankalardan gelen talebin hedefin üzerinde gerçekleştiği yalanını ele alalım.

Hazine, ortaya konulan şartlarla bankaların ne kadar miktarla takas işlemine dahil olacağını önceden bilmekteydi. Hedef tutar kasıtlı olarak düşük tutulmuştur. Asgari takas tutarı –ki bu bir hedeftir– 3 katrilyon lira olarak açıklandıktan sonra 10 katrilyon liranın üzerine talep gelmesini piyasalara ve kamuoyuna başarı olarak kabul ettirmek zor olmayacaktı.

Hazine takas miktarını biliyordu, zira takas işlemi belirli tertip kamu kağıtları için gerçekleştirilmiştir. Takasa konu Hazine borçlarının neredeyse tamamına yakını 2000 yılında düşük faizle satılan kağıtlarla ilgilidir.

Hatırlanacağı üzere, 2000 yılının ilk kamu kağıdı ihalesinde nominal faizler % 38 seviyelerinde realize olmuş, bu oran daha sonra % 33'lere kadar gerilemişti. Vadeleri ise 18 aya kadar uzanmaktaydı. Faiz oranlarının 2000 yılının son çeyreğinde yükselmeye başlamasıyla birlikte, portföylerinde düşük faizli kamu kağıdı bulunan bankalar önemli zararlarla karşı karşıya kalmışlar, devalüasyondan sonra ise zararları büyük boyutlara ulaşmıştı. Nitekim Demirbank'ın mali yapısı bu nedenle bozulmuş ve taahhütlerini yerine getiremez hale gelince Fon'a devredilmişti.

Diğer taraftan bankalar, kamu kağıdı satın alımında kullandıkları fonları, dövize pozisyon açarak karşılamışlardı. Yani, döviz cinsinden mevduatları veya kredileri TL'ye dönüştürerek Hazine bonosu veya Devlet Tahvili satın alınmasında kullanmışlardı.

Takas, ağırlıklı olarak düşük faizli kağıtlar üzerinde yürütüldüğü için tutarının ne olacağı hususunda Hazine'nin kesin bilgiye sahip olması son derce doğaldır. Keza, bankaların ve piyasaların likidite projeksiyonu Merkez Bankası tarafından yönlendirildiği için takasa olan talebin hangi miktarlarda olacağını tahmin etmek Hazine açısından son derece kolaydır.

Takas işlemi, bankaları, portföylerinde bulunan düşük faizli kamu kağıtlarından kurtarmak ve kur risklerini azaltmak amacıyla yapılmıştır.

Bankalar takas işleminden büyük kazanç elde etmişlerdir:

Birincisi, düşük faizli Hazine kağıtları nedeniyle uğradıkları zararların bir bölümü telafi edilmiştir.

İkincisi, açık pozisyonlarının yarısına yakın bir bölümünü kapatarak kur risklerini azaltmışlardır.

Vadesi yıl sonunda dolan ve takasa konu olan düşük faizli kağıtları ele alalım ve bugünden itibaren yıl sonuna kadarki 6 aylık enflasyonun % 30 olacağını varsayalım. Devalüasyon oranının da bu düzeyde gerçekleşeceği kabul edilirse, takasa tabi tutulan kağıtların bir yıllık getirilerine yakın bir nemalandırma 6 aylık bir periyot için sağlanmış olacaktır. Buna bir de döviz üzerinden ödenecek % 15 oranındaki faiz oranını ilave ederseniz bankalara sağlanan avantajın büyüklüğü ortaya çıkar. Yukarıdaki varsayımlar altında 6 aylık dönemde bankalar, kamu kağıtlarından % 17 faiz elde edebilecekken takastan sonra getiri oranı % 37'yi geçmektedir.

Şubat ayında yaşanan kontrol dışı bir devalüasyonun benzerinin ortaya çıkması halinde ise bankaların takastan elde ettikleri kazanç çok daha büyük boyutlara ulaşır. Sonbahar aylarında yeni bir devalüasyon olacak şeklindeki tahminimiz gerçekleşir ve diyelim TL % 60-70 oranında değer kaybederse bankalar, devalüasyon oranı kadar daha kazanç elde etmiş olacaklardır. Bir başka ifade ile bankaların takas miktarı kadar (yaklaşık 8 milyar Dolar) alacaklarının kur riski Hazine tarafından üstlenilmiş olmaktadır. Takasa konu Hazine borçlarının bir bölümü yabancı yatırımcılara ait bulunmaktadır. Takas yoluyla yabancı yatırımcıların kayıplarının önemli bir bölümü telafi edilmiş olmaktadır.

HAZİNE KAYBETTİ

Kazanan taraf bankalar olduğuna göre kaybeden taraf Hazinedir. Daha doğrusu 65 milyon vatandaştır. Zira, bankaların, takas işleminden elde ettikleri kazanç, yatırıma, tarımı destekleme alımlarına, sağlık ve eğitime yapılacak harcamalardan kesilerek finanse edilecektir.

Devalüasyonun birçok olumsuzluklarına karşılık en belirgin faydası Devlet'in iç borçlarını döviz cinsinden azaltmasıdır. Devalüasyondan önce Hazine'nin 44 katrilyon liralık iç borç miktarı Dolar cinsinden yaklaşık olarak 67 milyar Dolara tekabül etmekteydi. Devalüasyonla birlikte bu miktar yaklaşık olarak 42 milyar Dolara düşmüştür. Yapılan takasla Hazine'nin iç borçlarının bir bölümü Dolara dönüştürüldüğü için olası bir devalüasyonda Devlet'in elde edeceği avantaj miktarı, yapılan takas miktarının devalüasyon oranı ile çarpılması neticesinde bulunan tutar kadar azalacaktır.

Eğer takas, dövize dönüştürülmeden, TL cinsinden gerçekleştirilebilmiş olsaydı Hazine'nin başarısından söz edilebilir, bunun için gerekirse 5-10 puanlık ilave faiz ödemesi de yapılabilirdi.

Takasla Hazine 8 milyar Dolarlık iç borcun vadesini uzatarak mütevazı bir avantaj elde ederken, bankalar kur riskinin tamamını Hazine'nin üzerine yıkarak büyük avantaj elde etmişlerdir. Hazine bir(1) almış on(10) vermiştir.

Döviz cinsinden borçları sürekli artırılarak ülkenin geleceği ipotek altına alınmaktadır. Kemal Derviş ise misyonuna uygun hareket ederek yabancı yatırımcıların menfaatlerini ustalıkla korumaktadır.


20 Haziran 2001
Çarşamba
 
NURETTİN CANİKLİ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED