|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Radyo TV Yasası'nın çıkması konusunda TBMM'ye ve Cumhurbaşkanı'na büyük baskı yapan bazı medya kuruluşları, Sezer'in vetosunu kısa haber yaptı ve gerekçedeki "kartel tehlikesi"ne yer vermedi
RTÜK Yasası'nın Meclis'te görüşülmesi aşamasında, günlerce yasanın çıkması yönünde yayın yapan basın kuruluşları ve yazarlar, Sezer'in vetosunu görmezden geldi. Sabah gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu'nun "haftanın ve ayın en önemli olayı" olarak nitelendirdiği haber, Hürriyet, Milliyet, Sabah ve Radikal'in dünkü birinci sayfalarında, ya hiç yeralmadı ya da çok küçük haberler olarak kullanıldı. Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinde ise hiçbir yazar konuyu köşesinde değerlendirmedi. RTÜK Yasası'nın çıkması için mücadele eden ve son iki yazısını bu konuya ayıran Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ise vetoyla ilgili olarak, dün yazı yazmadı. Hürriyet gazetesi ise birinci sayfadan küçük gördüğü haberi iç sayfasında uzunca verdi, ancak Cumhurbaşkanı Sezer'in veto gerekçeleri arasında en çok dikkat çektiği "medyada kartel ve tekel oluşturma tehlikesi" konusuna tek satır bile yer vermedi.
Doğan gazeteleri suskunRTÜK Yasası'nın veto edilmesini, özellikle Doğan Grubu gazetelerindeki köşe yazarları da gündemlerine almadı. Radikal, Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde hiçbir köşe yazarı veto konusunu ele almadı. Sabah gazetesinden Göngör Mengi ise "Sabah diyor ki" köşesinin bir bölümünde, Sezer'in, "kötüleme kampanyasından etkilendiğini" öne sürdü ve "Cumhurbaşkanı, neredeyse yasanın getirdiği tüm yenilikleri, kamu yararına, demokrasiye ve Anayasa'ya aykırı buldu. Belli ki yasaya sahip çıkan iktidar tarafından aydınlatılmamış ve tamamen RTÜK Başkanı Kayış'ın etkisinde kalmış. RTÜK Yasası, Çankaya ile iktidar arasındaki diyalog eksikliğinin kurbanıdır" diye yazdı.
Bayramoğlu: En önemli olaySabah gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu ise RTÜK Yasası'nın veto edilmesini "haftanın ve hatta ayın en önemli olayı" olarak değerlendirirken, bu konuda Sezer'in haklı olduğunu ifade etti. Bayramoğlu, "Şimdi Sezer'e yönelik yeni bir saldırı kampanyasının başlatılacağına kuşku yok, ne var ki bu kampanya, Sezer'i doğrulamaktan başka işe yaramayacaktır. Kim ne derse desin, kim ne bahane bulursa bulsun, bilin ki Sezer baştan sona haklıdır ve doğrudur" dedi. Sabah gazetesi Ankara Temsilcisi Bilal Çetin de, Cumhurbaşkanı Sezer'in RTÜK Yasası'nı veto etmesinin, "IMF yasalarını da veto etme ihtimali" nedeniyle en fazla ekonomi yönetimini kaygılandırdığını öne sürdü.
Sezer'in gerekçesi Meclis'te okunduMeclis'in dünkü oturumunda öncelikle Cumhurbaşkanı Sezer tarafından yeniden görüşülmek üzere geri gönderilen Radyo TV Yasası ile ilgili veto gerekçeleri okundu. Divan Katibi DYP'li Sabahattin Karakelle, 16 sayfalık veto gerekçelerini yaklaşık 55 dakikada okudu. Yasayı çıkarmak için gece yarılarına kadar Genel Kurul'da kalan Başbakan Bülent Ecevit, gerekçenin okunması uzun sürünce salondan ayrıldı. Ecevit'in ayrılması "Sezer'in veto gerekçelerine dayanamadı" yorumuna yol açtı.
RTÜK çalışmalarına başladıRadyo TV Yasası'nın veto edilmesinin ardından çalışmalarına yeniden hız veren RTÜK, radyo ve televizyonlarla ilgili biriken dosyaları görüşecek, frekans ihalesi şartnamesi hazırlayacak ve TRT Genel Müdürlüğü seçimi için aday belirleyecek. TRT Genel Müdürü, RTÜK tarafından belirlenecek 3 aday arasında Bakanlar Kurulu tarafından atanacak. Yücel Yener'in yeniden aday olması beklenirken Serpil Akıllıoğlu'da RTÜK'e müracaat etti. RTÜK'ün 26 Nisan'da yapacağı frekans ihalesi Ankara 6. İdare Mahkemesi ile Danıştay 10. Dairesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararları ile ertelenmişti. Frekans ihalesi ile ilgili yeni bir şartname hazırlanırken yeni şartnamenenin yargıdan dönmemesi için hukuk fakültesi öğretim üyelerinden görüş alınacak. RTÜK, sonbaharda yeniden ihale açmayı planlıyor. Yasa veto edilmeseydi, Başkan Nuri Kayış ile üyeler Kutlu Savaş, Fatih Karaca, Güneş Müftüoğlu, Mehmet Doğan, Emin Başer, Zakir Avşar, Tülay Çetingüleç ve Arif Özkök'ün görevi sona erecekti. TÜSİAD Yönetim Kurulu üyesi ve NTV eski yöneticisi Nuri Çolakoğlu, Cumhurbaşkanı'nın itiraz ettiği noktalara katılmamanın mümkün olmadığını söyledi. Çolakoğlu, yasanın savunulacak öynleri olduğunu belirtirken, "En azından sahipsizliğe engel olup şeffaflığı getirecekti. İhale yasağı, borsada işlem yapma yasağı da kalkacaktı. Paravan şirketlerle hareket etmeyi kendisine yediremeyen Koç gibi Sabancı gibi, Eczacıbaşı gibi, Anadolu gibi Türkiye'nin en büyük 10 holdinginden 6-7'si medya sektörüne girecekti. Fakat Sayın Cumhurbaşkanı'nın getirdiği eleştiriler haklı. Bu eleştirilere söyleyecek laf yok. Para cezaları konusunda Sayın Cumhurbaşanını haksız bulmak mümkün değil" diye konuştu.
Medya patronlarına 'çete' suçlamasıRTÜK'le ilgili frekans ihalesini Danıştay'da iptal ettiren Ulusal Kanal, şimdi de medya patronları hakkında DGM Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Ulusal Kanal adına Başsavcı Cevdet Volkan'a yapılan başvuruda, televizyon kanallarında "paravan kişilerin" kullanıldığını gazeteci-yazarlar Derya Sazak ve Güneri Civaoğlu'nun da yazdığı belirtilerek, hangi patronların "paravan ortaklar" kullandığının belirlenmesi ve bu kişiler hakkında "çete" suçlamasıyla dava açılması istendi.
|
|
|
|
|
|
|