T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Yeter artık be!.. Hepimizi bunalttınız..

Yetmedi mi artık?..

Hem hiçbir sorunu çözme.. Hem de, zaten yeteriyle fazla olan "kriz stoku"na sürekli yenilerini ekle..

Şu "Kıbrıs krizi"ne bakın..

1950'li yıllarda, çocuk yaştayken, "Kıbrıs"tan kaynaklanan nice siyasi krize tanık oldum..

1955'in 6-7 Eylül gecesinde, İstanbul'un yağmalanmasına ve azınlıkların bir yeni "kristal gece" yaşamalarına sebep olan facianın kaynağında, yine Kıbrıs yok muydu?

O zaman, Selanik'te, Atatürk'ün doğduğu evde patlama olunca, "Şeriatçı parmağı" aranmazdı..

Ya, Kıbrıs antlaşmaları için Londra'ya giden merhum Başbakan Adnan Menderes'in içinde bulunduğu uçağın düşmesini kaç kişi hatırlıyor? O kazada ölen Server Somuncuoğlu'nun, Şerif Arzık'ın isimlerini hatırlayan var mı?

Peki Türkiye'nin Lozan'da İngilizler'e terkettiği Kıbrıs'ı, yeniden Türkiye'nin de etki alanına sokan Londra-Zürih antlaşmalar sürecinin mimarı, rahmetli Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, neden idam edildi?

Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel, TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan'ın sözlerine çok kızmış..

-KKTC'nin seçilmiş cumhurbaşkanı olan Rauf Denktaş'ı uyuşmazlıkla suçlamak yanlışmış..

-Kıbrıs gibi meselelerle uğraşmak, TÜSİAD'ın boyunu aşarmış.

-Türkiye'nin dış politikasını TÜSİAD değil, TBMM'den çıkan hükûmetler yaparmış..

Ne güzel, ne tutarlı sözler değil mi?

Bir kişi, seçilip cumhurbaşkanı olunca, onu uyuşmazlıkla suçlamak yanlış oluyormuş..

Peki, KKTC'de değil T.C.'de seçilip Cumhurbaşkanı olan Ahmet Necdet Sezer'e "Nankör Kedi" diye çığlıklar atmak ve Çankaya kapılarında Sezer'i uyumsuzlukla suçlamak doğru mu oluyor?

Acaba hangi konular TÜSİAD'ın boyunu aşar, hangileri aşmaz dersiniz?

Ya da, TBMM'den çıkmış hükûmetler, hangi konularda doğru, hangi konularda yanlış politikalar yaparlar..

Bu çıpalı döviz kuru ile, Türkiye'yi 3 ayda iki kez krize sokup, küçülten kararları da, TBMM'den çıkan hükûmetler almamış mıydı?

Diyelim ki, TÜSİAD Kıbrıs konusunda düşünce açıklayarak boyunu aştı..

Acaba o Şükrü Sina Gürel'in eski partilisi milletvekili Sema Pişkinsüt de, DSP Kurultayı'nda konuşmak isteyince boyunu mu aşmıştı?..

Ya da "Bu çağda köyden kalkınma olmaz" diyen ANAP'lı milletvekili Erkan Mumcu da mı, boyunu aşan sözler etti?

Yetmez mi artık bu Şarklılık?

Kala kala Şükrü Sina Gürel'e mi kaldı, insanların ve sivil toplum örgütlerinin neyi konuşup, neyi konuşamayacaklarına karar verecek düşünce trafiğinin polisliği?

Yok efendim "Salkım Hanım'ın Taneleri"ni de oynatmak, vatan hainliğiymiş..

Sanki bu ülkede "Varlık Vergisi Faciası" olmadı? Sanki, Türkiye'de insanlar, Aşkale'ye gönderilmedi?..

Ve sanki Kıbrıs'a çıkan Ecevit, bu sorunu siyasi çözüme bağlayamadan, 2001'de de başbakanlık yapmıyor?..

Yeter artık be.. Can sıkıyorsunuz!..

ŞAKA

Perşembenin gelişi...

Cumhurbaşkanı Sezer, bu defa da, çeteleri ve banka hortumlamalarını DGM kapsamı dışına çıkartan kanunu veto etti..

Demek ki, Başbakan Ecevit'in bundan sonraki mutad Çankaya ziyareti 15 dakika bile sürmeyecek.

Demek ki, belirli medyada yine Çankaya aleyhindeki yıpratma kampanyaları başlayacak..

AKLIN YOLU BİRDİR

Keşke Erdal İnönü'lerin sayısı artsa!..

Erdal İnönü, kendi konumuna bile gülerek bakabilecek ölçüde, uygar ve gelişmiş bir kişiliğe sahip..

"Soldaki yeni oluşum" arayışları üzerinde, ne güzel değerlendirdi kendi konumunu..

-Yeni insanlar istiyorlarsa, benim ne işim var bu arayışta?

-İnsanlar iyi niyetle benden birşeyler bekliyorlar. Ben de bu havaya giriyorum. Ama yeni parti kuruluşunda, ben birşey olmayacağım..

Son olarak dün yaptığı açıklamada da şu noktayı vurguladı..

-Özveriyle çaba gösteren arkadaşlarımın artık beni çalışmalarının dışında bırakmalarını, bundan sonra bu konuda konuşma yapmaya da çağırmamalarını rica ediyorum.. Daha önce de söylediğim gibi benim yaşım, böyle bir eyleme öncülük etmeye elverişli değildir.

Kaç yaşında peki Erdal İnönü?

1926 doğumlu..

Yani 75 yaşında.. 1943'te Gazi Lisesi'ni, 1947'de Ankara Fen Fakültesi'nin Fizik-Matematik Bölümü'nü bitirmiş..

Yani, Erdal İnönü'nün üniversiteden mezun olduğu yıl doğanlar bile, artık "orta-yaşlı" şimdi..

Bravo Erdal İnönü'ye..


29 Kasım 2001
Perşembe
 
MEHMET BARLAS


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED