T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Hayrola Derviş Bey!

Kemal Derviş kendi şartlarını ortaya koydu: "Toplumsal uzlaşma ve siyasal destek olmadan ben bir şey yapamam" demeye getirdi.

Amerika'da, Dünya Bankası ve IMF yetkilileri ile görüşen ve Türkiye'yi "acil" bir şekilde rahatlatacak "taze para" arayışına giren Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'e, Amerika'da neler anlatıldı ki, o da kalkıp "Bana siyasal ve toplumsal destek gerekiyor" dedi.

Kemal Derviş kendisini "partiler üstü" bir konumda görüyor anlaşılan. Siyasi parti liderlerini bir kenara bırakarak "siyasal destek" nasıl gelebilir ki?

Bu yazıyı dün yazdım. Yani 12 Mart günü. 12 Mart ve Dünya Bankası olayı bizim daha önce denediğimiz ve "fiyasko" ile sonuçlanan bir olaydır.

Dünya Bankası'ndan gelen Atilla Karaosmanoğlu da "Dünya Bankası ve IMF destekli bir program" hazırlamış ama programda "Türk halkı" unutulduğu için başarı sağlanamamıştı.

Kemal Derviş, Meksika ve Brezilya krizlerini incelerken sanki bir de "12 Mart 1971 teknokratlar hükümetine ve onun fiyaskosuna" göz atmış ki, programın "ulusal program" olacağını söylüyor.

Bakanlar Kurulu açıklamasına göre ise, program hem "ulusal" bir program olacak, hem de IMF ve Dünya Bankası ile "işbirliği" sürdürülecek. Bu nasıl "ulusal" olacak bilemiyorum. Benim bildiğim Dünya Bankası ve IMF, borçlu ülkelerin programlarında en fazla "ödemeler dengesine" bakarlar ve o ülkeye verdikleri ve verecekleri paraların nasıl geri döneceğini incelerler.

Bu bakımdan Kemal Derviş'in "başarılı" olmasını, çok istememize rağmen biraz "şanssız" görüyoruz. Derviş, Amerika'da iken koalisyonun iki lideri önce IMF'yi "çağ dışı" ilan ettiler, daha sonra "Ekonomisi sıkıntıda olan ülkeler için IMF kaçınılmaz bir gerçek" açıklamasını yapmak zorunda kaldılar.

Amerika böyle bir hükümete güvenerek Türkiye'ye para kaptırır mı?

Amerika vereceği paranın "nasıl kullanılacağına" ve "nasıl geriye ödeneceğine" bakar. Onun için Kemal Derviş'ten "esaslı" ve "güvenilir" bir program istiyor.

Onun için Kemal Derviş'den "toplumsal destek" istiyor, "siyasal destek" istiyor.

Bunları Kemal Derviş'e kim verecek? Koalisyonu oluşturan üç partinin dört lideri mi verecek?

Bu liderlerin ve hükümetin halk nezdinde "sıfır güveni" yok. Bu liderler bize, "çıpalı kur sistemiyle" 14 ay "kan kusturan" sonra da verem yapan IMF destekli istikrar programı için "ekonomiyi kurtaracak tek program" dediler. Daha 14'üncü ayda bütün toplumu yüzde 40 fakirleştirerek bu programdan vazgeçtiler.

Şimdi de "dalgalı kur" sistemi övülüyor. Halkımız bu liderlerle bir yere varılamayacağının bilincinde. Bu durumu Amerika ve Amerika'daki "etkili ve yetkili" çevreler de görüyor.

Krizdeki ekonomiyi "istikrar programı" ile esenliğe çıkaranlardan biri İsrail oldu. Ama orada iktidarı, muhalifi, işvereni, işçisi bütün herkes istikrar programı üzerinde "tam mutabakat" halindeydi.

Bir de Türkiye'ye bakın. Daha Bakanlar Kurulu'nda bile "tam mutabakat" yok.

Peki Kemal Derviş, siyasi parti liderlerini bir kenara atarak kimden "siyasal destek" istiyor? Aman ha!.. Bu 12 Mart tarihleri biraz netamelidir. "Teknokrat Hükümetleri", "Ara Rejim Hükümetleri" gibi hükümetlerin de bir derde deva olmadığını unutmayalım.

İsrail'de başarılı olan bir program bütün herkes tarafından desteklenmişti.

İsrailliler hangi gün neyin olacağını biliyorlardı.


13 Mart 2001
Salı
 
CAN AKSIN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED