T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A

'Bu davayı uzatmayın'

"Öcalan davası bile 4 ayda bitirildi. FP teşkilatları gerilmiş yay gibi. 'FP kapatılacak' haberleri bile borsayı düşürüyor. 'Eğer' kapatılırsa -ki düşünmek bile istemiyorum- radikalizm ve ırkçılık hortlar"

FP davası yaklaşık 2 yıldır sürüyor. Davanın uzaması sizi nasıl etkiliyor?

Bu tip bir davanın iki yıl gibi çok uzun bir süre devam etmesi çok alışılmış birşey değil. Mesela Abdullah Öcalan davası 4 ay içinde neticelendi. FP davasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş tarafından ortaya konulan delillerin hukuk ölçülerine göre tutar tarafı yok. Başsavcı iki iddiada bulunuyor. Birinde FP'nin Anayasa karşıtı bazı eylemlerin odağı haline geldiği öne sürülürken, ikincisinde FP'nin, kapatılan RP'nin devamı olduğu iddiası ortaya atılıyor. Odak iddiasının delillerinin yüzde 90'ı Parlamento'da yapılmış konuşmalardır. Bunların Anayasa gereğince tam sorumsuzluğu vardır. Bunların delil olup olmadığının değerlendirilmesi birkaç ay içinde sonuçlandırılır.

'Devam' iddiasında da hukuki tutarlılık yok. Anayasa'nın 69. maddesindeki ifade aynen şöyledir: 'Kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz.' Halbuki FP, Refah Partisi kapatıldığı zaman mevcut olan partilerden birisi idi. Kaldı ki Anayasa'da herhangi bir müeyyide konulmamıştır. Mesele bu kadar net ve açık, çok kısa zamanda neticelendirilmesi mümkün iken 2 yıldır sürmüş olması FP mensuplarını mağdur etmiştir. Teşkilat mensuplarımız adeta gerilmiş yay durumundadır. Mahkeme müspet olarak neticelendiğinde, şimdiye kadar ortaya koydukları gayretin birkaç mislini ortaya koyacaklardır.

Radikalizmin önünde engeliz

FP'nin kapatılması ne gibi sonuçlar doğurur?

Baştan beri Fazilet Partisi'nin kapatılmayacağı inancındayım. Hem hukukun gereği budur, hem de dünyanın ve Türkiye'nin içinde bulunduğu konjonktür itibarıyla böyle bir kapatma kararı kamu vicdanını kesin olarak tatmin etmeyeceğini ifade ediyorum. Sokaktaki vatandaş olsun, iş âlemi olsun hepsinin yüreği ağzındadır. 'Acaba FP kapatılır mı?' korkusu içindedir. Basında FP ile ilgili bir haber yer aldığı zaman, borsada düşüş meydana geliyor.

'FP kapatılırsa ne olur?' diye düşünecek olursak; bu pekçok yönden Türkiye'nin aleyhine bir netice verir. Her düşünce sisteminin radikal unsurları vardır. Şunu herkes bilmelidir ki FP bu radikal hareketlerin önündeki en büyük engeldir. Çünkü FP tamamen Anayasa kuralları çerçevesinde faaliyet gösteren, ancak büyük çoğunluğu müteddeyyin insanlardan oluşan bir camiadır. Türkiye için önemli tehlikelerden bir tanesi de ırkçı ve kavmiyetçi hareketlerdir. Bu topraklarda Türkler, Kürtler, Gürcüler, Araplar, Türkmenler, Çerkezler ve Lazlar var. FP Türkiye'deki ırkçı hareketlerin önündeki en büyük engeldir. Bugün etnik problemleri ortada olan Güneydoğu'da diğer partilerin etkinliği olmamasına rağmen, niçin FP en büyük desteği görüyor? Çünkü FP her türlü etnik ayrımcılığa karşı olan bir partidir.

Diğer taraftan Fazilet Partisi 6-7 milyon oya sahip bir partidir. Yerel yönetimlerde iktidar olan bir parti. Bu partinin siyasi hayattan uzaklaştırılması demek siyasi, sosyal ve ekonomik yönden çok ciddi problemlerin çıkmasına etkili olacaktır. Bu ihtimali düşünmek bile istemiyorum.

FP'yi bölecek hain çıkmaz

FP'nin bölüneceği sık sık gündeme getiriliyor ama bugüne kadar partiden kopuş yaşanmadı... 'Fazilet Partisi bölünecek, iyice açığa çıkan iç mücadele partiyi bölecek' söylemleri Fazilet Partisi'nin iç yapısını bilmeyenlerin iddiasıdır. Bizim mensuplarımızın büyük bölümü, illa mevki ve makam sahibi olacağım iddiasıyla siyasi hayat içerisinde yer almıyorlar. Herkesin müşterek bir gayesi var: Türkiye'nin kurtulması ve kalkınması için tek reçete olan FP'nin görüşü iktidara gelsin. Dolayısıyla çeşitli şekilde ifade edilen parti içinde farklı görüşler var ama hedef aynıdır. Hedef ülkeye hizmettir. Ama ufak tefek bazı meselelerlerde farklı yorumlar ve içtihatlar olabiliyor.

Farklılıklar parti içi demokrasinin gereği değil mi?

Elbette bu parti içi demokrasisinin gereğidir. Şunu kesinlikle iddia ediyorum ki mevcut siyasi partiler içinde Fazilet Partisi parti içi demokrasinin uygulandığı tek siyasi partidir. Diğer partilerde farklı görüşler ortaya konulduğu zaman nasıl disiplin kurullarının çalıştığını ve ihraçların olduğunu görüyoruz. Fazilet Partisi büyük kongre geçirmesine, gazetelerde çeşitli senaryolar yazılmasına rağmen bu 'kardeşler topluluğu' arasında en ufak bir farklılık, farklı muamele ortaya çıkmadı. Şunu açık ve net olarak ifade ediyorum: Fazilet Partisi'ni bölme istikametinde çalışma yapacak herhangi bir hainin Fazilet Partisi camiasından çıkması mümkün değildir.

Sosyal demokrat bir partiyiz

FP'nin 'sosyal demokrat' olduğunu söylediniz...

Avrupa Birliği'ni ve Avrupa Konseyi'ni ziyaret sırasında bize sordular. "Bir parti ya solcu, ya muhafazakar veya liberaldir. FP ise bunlardan hiçbirine oturmuyor" dediler. Ben kendilerine dedim ki "Milletimizin değerlerine sahip çıkmamız bakımından muhafazakar diye nitelendiriyorlar. Bu ülkede ne kadar ezilmiş, hakkı yenmiş ve açlık sınırına itilmiş insan varsa onların kavgasını veren parti olduğumuzu görünce sosyal demokrat partilere benzetiyorlar. İnsan hakları ve özgürlüğü en samimi şekilde savunmamıza bakarak liberal parti diyorlar" dedim. Biz üç zihniyetin değerlerini bir arada toplamış olan partiyiz.

Siyasi partilere olan güvenin azalmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İktidardaki üç parti halk nezdindeki itibarlarını yitirdikleri için kendileri bunu genelleştirmek istiyorlar. 'Bütün partilerin hepsine güvensizlik var' söylemi belli miktarda bu üç partiden geliyor.

Sezer'i seçmekten memnunum

Başbakan Ecevit 'Sezer'i seçtiğimiz için pişmanım" dedi. Siz de pişman mısınız?

Ecevit'in pekçok konuda ilk söyledikleri ile son söyledikleri arasında çelişki vardır. Cumhurbaşkanı'nı ilk telaffuz eden ve teklifi bizlere getiren kendisidir. Cumhurbaşkanı 5 genel başkanın teklifi ile aday gösterildi. Dürüstlüğü, tevazuyu ve hoşgörüyü temsil eden bir kişi olarak o makamı en güzel şekilde işgal ediyor. Ben pişman olmak şurada dursun, Cumhurbaşkanı'nı teklif etmekten dolayı memnunum.

Demirel: FP kapatılmayacak

Demirel sık sık "FP davası artık bitmelidir" diyor. FP'nin kapatılmasını mı istiyor?

Ben öyle değerlendirmek istemiyorum. Kuveyt Büyükelçiliği resepsiyonunda Demirel ile görüştük. 'Sadece FP için değil Türk toplumu bakımından önemlidir, süratle karar verilmesi gerekir' dedi. Ama Demirel'den 'Şu kadar büyük bir kesimi temsil eden partinin kapatılmamasını temenni ederim' demesini beklerdik. Ancak bu görüşmemizde, 'Benim samimi kanaatim FP kapatılmayacaktır' dedi.

Bilal Çetin

 
Programda rötar
Başbakan Ecevit, ulusal programın hazırlanması çalışmalarının bir kaç gün daha süreceğini söyledi. Devlet Bakanı Gürel ise, programın yürütülmesinde IMF ile işbirliğinin süreceğini kaydetti.
Ekonomi yönetimi için savaş
Ortaklar ile Derviş arasında kilit noktalara yapılacak atamalar konusunda krizi yaşanıyor.
'Ekonomi Derviş'e ihale edildi'
Ekonominin Kemal Derviş aracılığıyla IMF ve Dünya Bankası'na ihale edildiğini belirten FP lideri Kutan, "Yeni programa destek vermemizi kimse beklemesin" dedi.
MHP lideri Bahçeli: Derviş 'bürokrat'

TSK bedelliye soğuk
DYP, 21 yaşından büyük tüm Türk vatandaşlarının 20 bin mark karşılığı bedelli askerlik yapabilmesi için yasa teklifi verirken, Genelkurmay'ın bedelli askerliğe soğuk baktığı bildirildi. Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'nda yapılan değerlendirmelerde, ekonomiye kaynak sağlamak amacıyla çıkarılacak yeni bir bedelli askerlik yasasının, asker almada zaafiyet doğuracağı sonucuna varıldığı bildirildi. Her iki kurum da hükümete olumsuz görüş bildirdi. Bu arada, DYP Trabzon Milletvekili Ali Naci Tuncer, 21 yaşından büyük Türk vatandaşlarının 20 bin Alman Markı karşılığında bedelli askerlik yapabilmeleri için yasa önerisi hazırladı. Önerinin gerekçesinde, "Yaklaşık 150 bin vatandaşımızın 20 bin Alman Markı ödemesiyle ekonomiye yaklaşık 1.5 milyar dolarlık bir katkı sağlanmış olacaktır" ifadesine yer verildi.
'Hükümet Derviş'in gölgesinde kaldı'
DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci, siyasi iradenin, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in gölgesine girdiğini belirterek, "Derviş, ekonomiyi kurtarmak için değil, Ecevit'in gününü kurtarmak için geldi" dedi. Ekinci, DYP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, hükümetin, "Apo tuzağıyla iktidar olduğunu, IMF programı ile millete zulmettiğini" öne sürdü. "Umudumuz Ecevit"in, şimdi "Umudumuz Derviş"e dönüştüğünü" savunan Ekinci, şöyle konuştu: "İktidarın üstünden çığ geçmiş ve siyasi enkaz haline gelmiş. Siyasi irade, Derviş'in gölgesine girdi. Derviş, ekonomiyi kurtarmak için değil, Ecevit'in gününü kurtarmak için geldi. Hükümetin ömrünü 2-3 ay daha uzatabilir ama bugünkü siyasi çark onu da yiyip bitirecektir. O da kurda kuşa yem olacaktır."
Arınç: Derviş Erbakan ile görüşmeli
FP Grup Başkanvekili Bülent Arınç, Necmettin Erbakan'ın, "başbakanlık yaptığı dönemde ekonomiyi düzlüğe çıkaracak icraatlarda bulunduğunu" ifade ederek, "Derviş, önyargısı olmadan, kim ne diyorsa bakmalı, mutlaka Erbakan ile de konuşmalı" dedi. FP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Derviş'in kişiliğine ve ekonomik tecrübesine diyeceklerinin olmadığını belirterek, "Hükümette ekonomiyi düzlüğe çıkaracak biri bulunmadıysa, 'Bu hükümet niçin görevdedir' diye sormamız doğaldır" dedi. Arınç, "Derviş, mutlaka Erbakan ile de konuşmalı, o dönemde atılan adımların neler olduğunu görmeli" diye konuştu.
13 Mart 2001
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED