T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

Tansiyonu yola getirin!

Vücuttaki kalp, beyin, böbrek ve göz gibi organların sağlığını tehlikeye sokan yüksek tansiyonu "yola getirmeyi" bilmiyoruz. Uzmanlar, tedavi için başvurulan yöntemlerin çoğunun hatalı olduğunu belirtiyor.

Kalp yetmezliği, beyin kanaması, görme kaybı gibi kötü etkileri olabilen yüksek tansiyon için uzmanlar, yanlış bakış açısı ve bilinçsizlik nedeniyle tehlike çemberini genişlettiğine dikkat çekiyorlar. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı profesörlerinden Dr. Tekin Akpolat, internet üzerinde yayınlanan sitesinde, yüksek tansiyonlu hastaların kendilerine yanlış tedavileri reva gördüklerini ortaya koyuyor. Yüksek tansiyon tedavisi hakkında sıkça yapılan hatalara değinen Prof. Dr. Tekin Akpolat, her kan basıncı yüksekliğinde dil altı hapı çiğnemenin, tansiyon düşürücü ilaçları bir süre kullanıp bırakmanın, "vücut ilaca alışır, ilaç yan etki yapar, ilaç bağımlılık yapar" şeklindeki düşüncenin kesinlikle hatalı olduğunu vurguluyor.

Düşük tansiyon da tehlikeli

Hastaların sadece yüksek tansiyonla ilgilendiklerini, düşük tansiyonu önemsemediklerini hatırlatan Prof. Dr. Akpolat, bu yaklaşımın hatalı olduğunu vurguluyor. İlaç kullanan hastaların ilaçsız tedaviyi ihmal etmelerinin, tansiyon düşürücü ilaçların etkisini azaltacağı tehlikesini beraberinde getireceğine dikkat çeken Prof. Dr. Akpolat, komşu veya arkadaş tavsiyesi ile ilaç kullanmanın da yanlış olduğunu ifade ediyor.

Hatalı tedavi yöntemleri

  • Her kan basıncı yüksekliğinde dil altı nifedipine (turuncu kapsüller) çiğnemek.

  • Tansiyon düşürücü ilaçları bir süre kullanıp bırakmak.

  • Birçok hastada mevcut olan "vücut ilaca alışır, ilaç yan etki yapar, ilaç bağımlılık yapar" şeklindeki düşünce kesinlikle yanlıştır. Hastaya en büyük zararı kontrolsuz hipertansiyon verir.

  • İlaç kullanan hastaların ilaçsız tedaviyi ihmal etmeleri. İlaçsız tedaviye dikkat edilmezse antihipertansif ilaçların da etkisi çok azalır veya ortadan kalkar.

  • Hipertansiyon tedavisi ancak sağlıklı bir hasta-hekim ilişkisi ile mümkündür. Hasta sorumluluklarını yerine getirmez ise doktor doktor dolaşmasının hastaya bir yararı yoktur.

  • Hastalar kendilerini rahatsız eden baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı gibi yakınmalar ortadan kalkınca tedaviyi gevşetebilirler. Tedavide, amacın sadece hastayı o dönemde rahatsız eden baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı gibi yakınmaları gidermek değil, aynı zamanda hedef organ hasarını önleyerek veya geri çevirerek kalıcı sakatlık ve ölümleri azaltmak olduğu unutulmamalıdır.

  • Kullanılan ilacın ismini hatırlamamak veya doktora giderken ilaç kutusunu yanına almamak.

  • Kan basıncı yüksekliğini sadece strese (gerginliğe) bağlayıp tansiyon ilacı kullanmamak.

  •  
    Çocukları oyuna yönlendirin
    Çocuğun hissi ve bedeni yönden gelişimini sağlayan en tabii ve aktif öğrenme ortamı oyun zamanıdır. Oyun 'boşa geçen zaman' olarak görülmemeli, çocuk oyuna teşvik edilmeli.
    Ka-Der'e bak! Kadınları eğitiyor!
    Kadın Adayları Eğitme ve Destekleme Derneği (Ka-Der) İzmir Şubesi Başkanı Sema Övgün, kadınların aktif siyasete katılımını sağlamak amacıyla bazı illerde başlattıkları eğitim seminerlerinin başarıyla sürdüğünü söyledi. Kadınların siyasete katılımını artıran kota sisteminin Avrupa'da başarıyla uygulandığını belirten Övgün, Türkiye'de de bu sistemin işlerlik kazanmasının önemi üzerinde durdu. Kota oranının en az yüzde 33 olması ve Meclis'teki kadın milletvekili sayısının 55'e ulaşmasının gerektiğinin altını çizen Sema Övgün, Ka-Der'in bu hedefi gerçekleştirmek yönünde yoğun gayret içinde olduğunu bildirdi.
    13 Mart 2001
    Salı
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED