T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Eski iktidarla mı yeni program olacak?

Şöyle bir düşünün.. Zekeriya Temizel'in boşalttığı "Bankacılık Denetleme Kurulu"nun Başkanlığı'na, Mesut Yılmaz veya Hüsamettin Özkan'ın isimleri önerilse, kamuoyu bunu kabul eder mi?

Ya da, Bülent Ecevit başbakanlığı bırakıp, "Ben Hazine Müsteşarı olmak istiyorum" dese, bu mümkün olabilir mi?

Düşünebiliyor musunuz?

"Kurtarıcı Derviş", üst-yetkili olarak, Hüsamettin Özkan'a bağlı bulunacak..

Hadi canım sen de..

Meclis'teki çoğunluğa dayanarak bugün iktidar gücünü ellerinde tutam isimlerin, beceri, bilgi, yetenek ve "güven" gerektiren kamu görevlerine gelebilmeleri mümkün değildir..

Ama bu "iktidar gücü"ne dayanarak, çeşitli görevlere hakkıyla layık isimleri engelleyebilirler..

Bu gücü kullanarak, hukukun egemen olmasını ve adaletin tecelli etmesini yavaşlatabilirler..

Lüzumsuz gevezeliklerle, ekonomide, iç politikada ve dış politikada, krizlere sebep olabilirler..

Siz olsanız, mesela Hüsamettin Özkan'ın Bankacılık Denetleme Kurulu'na Başkan olup, "Halkbank"ın veya "Etibank"ın dosyalarına, adil biçimde eğilebileceğini düşünür müsünüz?

Cavit Çağlar'ı kamu bankalarından sorumlu bakan yapıp, Çağlar'dan alacaklı bankaları ona bağlayan Süleyman Demirel'i doğru bulmuş muydunuz?

Mesela Mesut Yılmaz, "Özelleştirme İdaresi Başkanı" olsa, hemen aklınıza, onun TÜRKBANK'ı nasıl özelleştirdiği gelmez mi?

Dinç Bilgin'i "Merkez Bankası"nın, Zafer Mutlu'yu da "Ziraat Bankası"nın başına getirebilir misiniz?

Demek ki, bir gazeteyi ve televizyon kanallarını yönetmek için, güven ve saygınlık fazla gerekli değil..

Ülkeyi ekonomik iflasa sürüklemek de, Başbakan veya Başbakan Yardımcısı olarak kalmaya, bir engel değil..

Bu işte bir yanlışlık yok mu?

Peki şu Mehmet Ali İrtemçelik'in sesi neden duyulmuyor?

Lütfullah Kayalar'ın yaptığı konuşmalar, neden unutturuldu?..

Ekrem Pakdemirli, "bu hükümet istifa etmeli" diye hiç konuşmadı mı acaba?

Tablo ortada..

Medyanın davulu da, tokmağı da bunların elinde..

Ve Kemal Derviş'i kullanıp, "yeni program" adı altında, eski bozuk ve fiyasko üreticisi modeli sürdürecekler..

Toplum yoksullaşacak..

Bankalar sistemi kilitlenecek..

Medya yozlaşacak, tekelleşecek..

İşsizlerin sayısı tırmanacak..

Tasarruf sahipleri bunalıma girecek..

Ve efendilerin bir bölümü iktidarda, bir bölümü medyada, politikacılık ve gazetecilik oyunu oynayacaklar..

Çünkü burası Türkiye..

Burada, eğer adamınız varsa, batsanız da iflas etmezsiniz..

Burada, soygunculuk etseniz de, ceza görmezsiniz..

Burada, ne kadar başarısız olursanız olun, koltuğu bırakmazsınız..

Tıkayın gençlerin önünü..

Ayakta kalmak için, çalışanları kapı-dışarı edin..

Alternatif olabilecek herkesi yok edip, "bizim alternatifimiz yok" deyin..

Krize soktuğunuz ülkede, "istikrarın güvencesi" diye sizi sunsun medya..

Namdar Rahmi ne demiş?

"Böyle kambur Aslı'nın
Topal olur Kerem'i
Tezekten terazinin
B..tan olur dirhemi"

ŞAKA

Canım sıkılıyor..

Dünkü Bakanlar Kurulu'nda, başka iş kalmamış gibi "Hızlı Tren Projesi" konuşulmuş..

Aynı sırada Kemal Derviş, ekonomi bürokratları ile "Krizden Çıkış Yolları"nı konuşuyordu..

Demirel olsa, "işte çağdaş Türkiye" derdi..

Ve sonra da, hep birlikte "yurdu demir ağlarla ördük" diye 10'uncu Yıl Marşı söylerdik..

RAPOR

Haydi, yürekli Konsey yazarları!

Basın Konseyi'nin "Şubat 2001 Raporu"nu okudunuz mu, bilmem..

Bir paragrafını alıp, "geçen ay başında neler olmuş" öğrenelim:

-Tüketicinin Korunması Hakkındaki yasaya aykırı olarak promosyon kampanyası düzenlediği bildirilen Hürriyet, Milliyet, Sabah, Star ve Akit gazetelerine toplam 4 trilyon 892 milyar lira idari para cezası verildi.. Milliyet'e 3,372 trilyon, Hürriyet'e 865, Sabah'a 460, Star'a 115, Akit'e 80 milyar ceza geldi..

Bir başka paragraf da şöyle:

-Türk ekonomisindeki sıkıntılar, öncelikle gazetecilere yansıtılmaya başlandı.. Ocak ayı raporunda belirttiğimiz kitlesel işsizlik tehlikesi, yaygınlaşma eğilimine girdi. Son iki ayda 3000 gazeteci işsiz kaldı. İşsizlik sade muhabirlerle sınırlı kalmadı. Yazı işleri müdürü, köşe yazarı düzeyinde, yıllarını gazeteciliğe vermiş meslekdaşlarımız da işsiz kaldı..

Hadi bakalım, kolay gelsin..

Basın Konseyi üyesi ve hatta yöneticisi olan ve hala iş sahibi olan gazeteciler, köşe yazarları ve hatta başyazarlar, bu rapor hakkında kimbilir neler yazacaklar?

Merakla bekliyoruz!..


13 Mart 2001
Salı
 
MEHMET BARLAS


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED