T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

Formül elimde

Yediden yetmişe herkesin kabul ettiği, tartışmasız bir durum var ortada: Vaziyet kötü!..

Sıkıntı, fedakarlık, kemer sıkma gibi laflar telaffuz ediliyor en yetkili ağızlar tarafından ve hiç durmadan tekrarlanıyor bu ifadeler.

Sebep?

Bugüne kadar kötü idare edildik.

Öncekiler gibi şimdiki hükümet de başarısız.

Fakat bu başarısızlığı kabul edip erdemlice çekilmeyi kimse içine sindiremiyor. Alternatif yok sanılıyor.

İktidar koltuğu bırakılacak gibi değil demek ki. Bir defa gelen öylesine sımsıkı yapışıyor ki koltuğa, yerinden kıpırdamak istemiyor.

Aslında ilelebet iktidarda kalmayı sağlayacak bir formül var. Kimsenin bilmediği bu formül, yalnızca benim elimde.

Söylesem mi, söylemesem mi?..

Hem öyle bir formül ki, sadece iktidarda kalmayı sonsuzlaştırmıyor, aynı zamanda memleketi de düze çıkarıyor. Muasır medeniyet seviyesine "şıp" diye eriştiriyor.

Tereddütlüyüm ama, söylemek zorundayım. Maksat, memleket kurtulsun.

İşte formül:

"Katır sütü" ile "meyan kökü"nü karıştırıp, yatmadan önce içiyorsun; hepsi bu kadar.

Bütün kabine üyeleri bir hafta denese, gör bak neler oluyor!

Yalnız bütün mesele, o karışımı hazırlamakta.

Forsayt, Ferhat'ı Unlu sanıyor

Ferhat Ünlü, "Çakal"ın ünlü yazarı Firederik Forsayt ile Londra'da görüştü.

Adam çok satan kitapların yazarı. İsmi de esasen "Frederick Forsyth", bunu biliyorum ama öyle yazmak zor geliyor. Hoşuma da gitmiyor ayrıyeten.

Shakespeare yerine Şekspir yazmayı tercih etmek gibi.

Renault yerine Reno gibi...

İtiraz etmek isteyenler, önce şunu cevaplasın: Okumayacağım bir ton harfi niye yazayım?

Zaten yazarımız, kitabını Ferhat'a imzalarken, soyadını "Unlu" diye yazmış. Neden? İngilizce'de "ü" yok. İyi... Bizde de "ş" var.


DOKUZ GÜNLÜK KURBAN TATİLİNDE İYİCE YORULDUK. ŞİMDİ BİR HAFTA DİNLENMEK LAZIM.

Ay-kû

Bir haftalığına evde tek başına kalan adama, eşi şöyle bir not yazıp çamaşır makinesinin üzerine yapıştırıyor: "Korkma, hata yapman imkansız".

Bugünlerde sık gördüğümüz bir reklam bu. Her tarafından buram buram sevimlilik fışkırıyor. Bizim memlekete de "Arçelik IQ" gibi bir sistem lazım. Ki başa kim geçerse geçsin, hata yapması imkansız olsun.

Derviş'in fikri

Amerika'dan dönen Kemal Derviş, "IMF'siz olmaz" diyor kısaca. Derviş'in zikri IMF ise, fikri ne ola ki?


13 Mart 2001
Salı
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED