|
|
|
|
Kriz içinde kıvranan ülkemiz, garip bir çağrışım ile sanki Selimoviç'in Derviş ve Ölüm adlı romanını heceliyor. Açıkçası şu: Ya Derviş'in dediklerini yaparsınız, ya da Musa Eroğlu o bildik türküsünü okur: Yolun sonu gözüküyor. Derviş ne söylüyor peki; kısaca şunu diyor: "Ayağınızı yorgana göre uzatın." Yahu bu tanıdık bir söz, atalar söylemiş, kadimden beri bilinir. Bilinir de gereğine uyulur mu? Hayır. Ee, o zaman ayaklar yorgandan iki metre dışarı çıkar ve bir daha geri dönemez, üşür ha, üşür. Tâ ki donana kadar. Kıssaden hisseyi futbol dünyamıza bağlayalım. Galatasaray son dört yıldır ligde ve Avrupa'da büyük başarılara imza atarken, yaşadığı mali sıkıntı kulübü tıkanma noktasına getirdi. Medyaya akseden rakamlara göre hisselerin halka arzından 24 milyon, AIG'den 25, Hakan Şükür'ün bonservisinden ise 15 milyon bekleyen kulüpte bu beklentilerin hiçbiri gerçekleşmedi. Ayrıca kulübün borçları sebebiyle Şampiyonlar Ligi'nden kazanılan gelirlere bankalar ve UEFA el koymuş. Adının açıklanmasını istemeyen bir yönetici şunları söylemiş: "Tamamen tıkandık, nefes bile alamıyoruz." Türkiye "Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar" diye nerelere geldi. Ülkenin futbol tarihine en büyük başarıları kaydeden Galatasaray, bu başarılara karşılık buraya mı gelecekti? Düz bir mantık ve doğru orantı ile başarı aynı zamanda parayı da getirmeli değil miydi? Artık transfer mevsiminde bu tablo hemen bütün futbol dünyası için bir ibret oluşturmuyor mu? Kim milyon-dolarlık transferlerden bahsedebilir artık. Tafrasından yanına yaklaşılmayan futbolcular ve idareciler ne yapacak? Soru açık, cevap da net: Ayağını yorganına göre uzatacak, kemer sıkacak, mütevazi ve kanaatkâr olacak, yerli kaynaklara, altyapıya yönelecek, sabredecek. Mali sorun yaşamadığı söylenen Fenerbahçe olağan idarî ve mali genel kurul toplantısını yaptı, başkan Aziz Yıldırım şunları söyledi: "Ekonomik olarak büyümek istiyorsak tüm Fenerbahçeliler katkıda bulunmalı. Aksi taktirde Galatasaray'ın durumuna düşeriz." "Büyüme" sözü kulakta güzel tınılar oluşturuyor. Lakin Derviş değil büyümeden, duraklama bile değil "küçülmeden, daralmadan" bahsediyor. Ülkemiz makro-planda böyle bir yola girmiş iken pembe-tablo çizmek kimseye hayır getirmez. Henüz ligin bitimine dünya kadar maç var iken teşvik ve şike söylentileri (tartışmaları) ayyuka çıkmaya başladı. Şurası iyi bilinmeli: Dedikodu üzerine hiçbir şey bina edilemez. Karşıdaki adam kıs kıs gülerek içinden şunları geçiriyor: "Ateş olmayan yerden de duman çıkmaz." Bu da bir atasözü, doğrudur, lakin ateşin kıvılcımını tutuşturacak para nerede? Bu kriz ortamında insanlar olağan paralarını tahsil edemiyor, borçlarını ödeyemiyor, iflas iflas üstüne. Kim kime açıktan para verir, insaf yani.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |