|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Fehmi Koru doğru söylüyor: "Biz kurtarıcısız yapamayız." Hadi yaptık diyelim; o zaman da 'olduğunu' kabul edemeyiz. Yarım yamalakmış gibi gelir hep. Kemal Derviş'in toplum nezdinde muteber olması boşuna değil. Ta Amerikalardan geldi bizi kurtarmak için. Hükümet yapamadı... İMF duvara tosladı... Meclis'ten bir başka çözüm aranmadı... Asker "Benim işim değil, karışmam; naparsanız yapın" dedi ve sadece Meclis dışından değil, ülkenin de dışından bir yetenekli getirildi. Vatandaşa sorarsanız, "Biri kurtarsın da kim kurtarırsa kurtarsın." Derviş umut verici açıklamalar yapıyor. Eh, vücut dili de iyi; daha ne olsun! Derviş'in dediği gibi, ufak da olsa bir büyüme hızını yakalayalım ve düşük enflasyon hedefine ulaşalım, o takdirde ne yapmamız gerekir biliyor musunuz? Basacaksak şayet, yeni liraların üzerine Derviş'in resmini basalım. Yakışmaz mı? Şimdi siz bunu da şaka sanacaksınız. Vallahi değil, ciddi söylüyorum. O hedefleri ulaşılmaz sanmayın. Paranın üzerine Atatürk'ten başkası olmaz derseniz -ki biliyorum dersiniz- o zaman ikisi bir arada olabilir. Hani Atatürk ile Bayar'ın bir motor gezisi sırasında çekilmiş fotoğrafları vardır; ikisi birden objektife bakarken... İşte aynen öyle bir çalışma düşünülebilir. Yani maksat, minnetimizi belirtmek. Eski-yeni
Yaşlı karı-koca karşılıklı oturmuş, bakışıyorlar. Derin bir sessizlik var. Sobanın çıtırtılarından başka bir şey duyulmuyor. Kadın "Eee, anlat bakalım" deyince, adam "Ne anlatayım?" diye sormuş. - Eskilerden birşeyler anlat işte. Adam düşünmüş... - Hatırlıyor musun, seninle evlendiğimizde... - Eee? - Ben seni kız sanıyordum, sen dul çıkmıştın. Kadın sinirlenmiş. - Eski dediysek o kadar geriye gitmen şart değildi!.. * Sabah'ın dünkü manşetini görünce bu fıkrayı hatırladık. Erbakan-Kaddafi görüşmesini manşet yapmışlar ve işin garibi "Günün Haberi" logosuyla vermişler: "Milletin şerefini iki paralık etti." Savcı Nuh Mete Yüksel böyle düşünüyormuş da... GÜNÜN UYARISI
Uyumayın
"Dandini dandini dastana
İkame
Mak Gayvır markete gitmiş. "İyi günler, ben 6 metre dikenli tel, bir tane demir makası, bolca zımpara kağıdı, bir de elektrikli testere istiyorum." Görevli, "İyi ama onları burada bulamazsınız ki, burası küçük bir market, burada sebze meyve gibi şeyler vardır sadece..." demiş. Adamımız biraz düşündükten sonra, "Tamam, onlar da olur" demiş, "Pırasa, havuç, nane, ıspanak..." Köpek havlaması
Gece yarısı köpek havlaması, köylüye güven verir, şehirliye sinir bozukluğu... Kasabalılar işin içinden çıkamaz. ACABA
Ulusal Program üzerinde millî mutabakat sağlayabilecek miyiz?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |