|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
IMF'nin 14,8 milyar dolarlık krediyi onaylaması, bizi yine "hayal dünyasına" atıverdi. Bazı gazetelere bakarsanız artık her şey yoluna girdi ve "Yeni bir Türkiye" doğdu doğacak. Bütün bunlar "hayal." Türkiye belki "eskisi gibi" olmayacak ama, memuru da, işçisi de, ev kadını işsizi de "eskiyi arayacak." Gelecek olan 14,8 milyar dolarlık kredinin en önemli şartlarından biri "işçiye zam yok" ikincisi ise "memura enflasyon kadar zam" oldu. "Amerika'dan ithal kurtarıcı Kemal Derviş" IMF'ye verdiği niyet mektubunda bunu açık seçik anlattı. "Türk halkını 3-4 yıl cenderede sıkacağım. Siyasetle ekonomiyi ayıracağım. Bankalara çeki düzen vereceğim, Telekom'u mutlaka ve mutlaka özelleştireceğim, memura biraz zam, işçiye ise hiç vermeyeceğim, yabancı yatırımcıların Türkiye'ye gelebilmesi için her çeşit kolaylığı uygulayacağım" gibi çeşitli sözler vererek bu 14,8 milyar doları, (hepsi bir kalemde değil, parti parti gelecek) almaya hak kazandı. Gerçekçi olmak gerekiyor. Bu 14,8 milyar dolar, "iflasın eşiğine getirilen Türkiye ekonomisine" yapılan küçük bir yardımdır. Bu yardımın da nereye gideceği bellidir. Hazine'nin Mayıs sonu ve Haziran ayında ödemesi gereken iç borçlar ve dış borçların bir bölümü bu paradan karşılanacak. Yani "aldığımız borçla" daha önce aldığımız "eski borçları" karşılayacağız. Bu yardımın Türk halkına "zırnık faydası" yok ve olmayacak. Tam tersine "her gün gelen zamlarla hayatı zehir olacağı ve daha da fakirleşeceği için" zararını görecek. Hükümetle "çıkar ilişkisinde" olanlar, kendi yararlarını bu beceriksiz hükümetin devamında görenler, IMF ile yapılan bu 18'inci anlaşmayı Türk halkına, "Korkulu rüya bitti. Ekonomik krizin küllerinden güçlü bir Türkiye çıkıyor" şeklinde gerçekleri saklayarak sunuyorlar. Bu kesim daha önceki istikrar programını yani "çıpalı kur sistemi"ni de "tek kurtuluş yolu" olarak sunmuşlardı. Şimdi çıpayı kaldırdılar, "dalgalı kur sistemini" tek kurtuluş yolu olarak gösteriyorlar. Oysa kurtuluş, ekonomiyi üretken kılıp işler hale getirmekte ve ihracatı artırıp, istihdam sağlayacağı yatırımları yapmaktadır. Bu gelen para "tam tersine" bu ekonomiyi batıran yönetimin ömrünü "geçici" olarak uzatıyor ve "kanser hastalığını Aspirin'le tedavi etmeye kalkarak" ileriki aylarda Türkiye'yi çok daha zor günlere gebe bırakıyor. Kurtuluş bu hükümetin gitmesidir
Kurtuluş "IMF'ye teslim olmakta" değil, kurtuluş, ekonomiyi üretemez hale getiren, elindeki devlet olanaklarını yandaşlarına peşkeş çeken, bankaların kendi kendilerini batırmalarına göz yumup, IMF'den aldığımız kredinin çok daha fazlasını bu bankalarda batıran, "tetikledikleri" siyasi ve ekonomik krizlerle 8-10 milyar doların yurtdışına kaçmasına neden olan, halkı korkutup Döviz Tevdiat Hesapları'ndaki dövizlerini bankalardan, yani sistemden çektirip "yastık altına attıran" bu beceriksiz iktidardan kurtulmaktadır. Kurtuluş oradadır. Kemal Derviş'in "büyük başarı" olarak sunduğu IMF anlaşması bir "aldatmacadır." Türk halkının güvenini tamamen yitirmiş bu iktidar başımızda durduğu sürece Türkiye ekonomisi her an bir "tehlike" içersine düşebilir. Çünkü, iktidardakiler ne ekonomiden anlıyorlar ne de ülke yönetmesini biliyorlar. Nasıl "çıpalı kur sisteminde" bütün yetkileri ekonomi bürokratları ile IMF'ye bırakmışlar kendileri yapılanları seyrediyorlardıysa, şimdi de her şeyi Kemal Derviş'e ve onun arkasındaki IMF'ye bıraktılar, Kemal Derviş ne derse, daha doğrusu IMF ne derse "başüstüne" diyerek gereğini yapıyorlar. Siz bakmayın bazen "Kemal Derviş sen IMF'nin mi, yoksa Türkiye'nin mi menfaatlerini koruyorsun" tarzında yapılan "efelenmelere." Başkan Bush'un bir mektubu, bir telefonu karşısında hemen "yelkenleri indiriyorlar" o efeliklerinden eser kalmıyor. Yine de IMF'nin onay verdiği 14,8 milyar dolarlık kredinin geçici bir faydası olacak. Mayıs sonu ve Haziran ayı Hazine ödemeleri için kaynak arayan hükümete destek olacak ve böylece "banknot matbaası"nın "full time" çalışması Eylül, Ekim aylarına atılmış olacak. Eğer bu kredilerin ilk dilimleri gelmeyecek olsaydı, şimdi "yüzde 52,5 olacak" denilen enflasyonun "hiper" hale gelmesi kaçınılmaz olacaktı.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |