T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Hasbelkader

Kaderci yaklaşımın aşağılandığı, kadere inanmanın gericilik olarak algılandığı, kim ne yaparsa kendi yapar anlaşıyının yaygınlaştığı -postu bir yana bırakın- 'moderin' zamanlarda, etrafına ve kendi hayatına bakıp bakıp içinden çıkamadığı çelişkileri daha fazla karmaşık hale getirmeden çözüme kavuşturmanın yolunu ancak 'hasbelkaderci yaklaşım' ile bulabileceğini düşünenler için...

Doğduk hasbelkader...
Büyüdük hasbelkader...
Okullara gittik hasbelkader...
İşe girdik, çalıştık hasbelkader...
Hastalandık, iyileştik hasbelkader...
Sevdik sevildik, güldük eğlendik hasbelkader...
Dayanılmaz ayrılıklar yaşadık, dayandık hasbelkader...
Üzüldük ağladık, ağladık üzüldük hasbelkader...
Şirketler kurduk, bankalar aldık hasbelkader...
Siyasete girdik, nutuklar attık hasbelkader...
Parti kurduk, parti kapattık hasbelkader...
Bankaları hortumladık hasbelkader...
Vatan aşkına vatandaşı tepeledik hasbelkader...
Velhasıl yaşadık hasbelkader, öldük hasbelkader...
Ne iyi olur dikilirse heykelimiz hasbelkader...

İnsanımızın hikâyesi

Yaşayan Geçmiş, Ticaret Yolları, Alınterimiz Göznurumuz, Türk Halıcılığı, GAP, Akşama Doğru, Töremiz Dilimiz, Edebiyat Edebiyat, Malik Bin Dinar, Huzura Doğru, Gençlerle, Heybe gibi yüzlerce belgesel, dizi ve programa imza atan Mustafa Nadir Önay, yönetmen, metin yazarı, yapımcı, bölüm sorumlusu olarak görev yaptığı TRT ve ardından TGRT'de yakından takip ettiğimiz başarılı bir televizyoncuydu. Şu sıralar kısmen serbest çalışıyor.

Aslında, yetenekli bir yapımcının kafasına göre rahatça çalışabilmesi için, belki en uygun ortam, kendine ait bir televizyonu olması. Bunun için de takdir edersiniz ki çok para gerekiyor. Şimdi kendisine "Üstad, biz elimizdeki avcumuzdakilerle bir tv kuramayız. En iyisi bir banka hortumlayalım da kuralım istediğimiz gibi bir kanal. Sen hortumu hazırla, ben geliyorum" desem, biliyorum ki itiraz eder. Neyse o ayrı mevzu, dağıtmayalım. Sözü kitaplara getirmek istiyorum.

Mustafa Nadir Önay, yılların birikimini kitaplaştırdı ve ortaya şimdilik iki ciddi kitap çıktı. Doğunun Altı Kapısı ve Yaylaktan Kışlağa.

Kaknüs'ten çıkan bu iki eser, Anadolu ve Trakya'yı karış karış dolaşan, insanımızın hikâyesini ayrıntısıyla kayda geçiren yazarın alınteri ve göznuruyla oluşmuş.

Belgesellerin arka planı olarak tanımlayabileceğimiz bu kitapların, kültür dünyamıza önemli bir katkı olacağını düşünüyorum. Ve ona teşekkür borçlu olduğumuzu.

Hukuk devleti değilmişik

- Hocam, Mesut Bey "Türkiye bir hukuk devleti değildir" dedi.

- Biliyorum Çekirge. Daha önce pek- çok kişi söylemişti aynı lakırdıyı.

- Allah'ı var, doğru söylüyor!.. Bence yani.

- Sencesi bencesi yok, olması gerekeni olduramamışız; mesele bu!

- Doğru, şimdi sizin bu sözünüzün üstüne ben de 'dolması gerekeni dolduramamışız' desem, ne güzel olur değil mi Hocam?

- Sulandırmış olursun.

Rüşvetle mücadele sitesi

Rüşvet karşıtları internette bir site açtı. Kendileri gibi düşünenlere şu çağrıyı yapıyorlar:

"Güzel Türkiyemiz'de rüşvet aldı başını gidiyor. Buna son vermenin zamanı geldi. Siz de bizimle aynı fikirdeyseniz, bize katılın ve çevrenizdeki veya karşılaştığınız rüşvet olaylarını burada kamuoyuna duyurun."

Rüşvet alan ve verenlerin bundan caymaları için aynı görüşte olanların birlikte hareket etmesi gerekiyor. İşte adres: www.temiztoplum.de.vu

Haftanın Teşhisi

Savcının sinirleri bozulmuş.
Dr. M. Yılmaz


17 Mayıs 2001
Perşembe
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED