|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Salı günü, Enerji Bakanı Cumhur Ersümer hakkındaki soruşturma önergesi görüşülecek. Dikkat ediyoruz, günlerdir, Mesut Yılmaz güdümündeki medya, kamuoyunda Yılmaz ve Ersümer aleyhine oluşmuş havayı dağıtmaya gayret ediyor. Telekulak yaygarası
Evvela bir telefon dinleme meselesi gündeme getirildi. İki yıl önceki olay ısıtıldı, piyasaya sürüldü. "Polis'te Fethullahçı örgütlenme" iddialarının ardından, Mayıs 1999'da dönemin Ankara Emniyet Müdürü Cevdet Saral, Müdür Yardımcısı Osman Ak, istihbarat biriminde görevli 36 kişi vazifelerinden alınmışlar, haklarında Türk Ceza Kanunu'nun 80, 230 ve 240'ıncı maddelerine göre Kırıkkale 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı. Birden bire, Hürriyet, "telefonlar dinleniyor" diye, yargıya intikal etmiş bulunan eski bir meseleyi manşetine taşıdı. Beyaz Enerji operasyonunun savcısı Talat Şalk'ın, 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri Yasası'na dayanarak telefonları dinlemesi, böyle bir zemin üzerine inşa edildi. Şalk, kazana konulup kaynatılmaya başlandı. Yok efendim neden Hüseyin Arabul ile Demirel'i dinlemiş? Madem Hüseyin Arabul'un suçu tesbit edilmemiş, niçin kasetin içeriğini iddianameye eklemiş? Nasıl olur da bir milletvekili (Cavit Kavak) dinlenmeye alınırmış? Bir yandan dokunulmazlıklar sınırlansın diyeceğiz, bir yandan 4422'ye göre hâkimin telefon dinleme yetkisini tartışmaya açacağız. İster milletvekili, ister değil, çok ciddi şüpheler varsa, hâkim kararı ile herkesin telefonu dinlenebilir. 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütlerine ilişkin yasa, özellikle mafyayı hedef aldığına göre, böyle bir örgütün mutlaka siyaset içinde ayağı oluyor. Dinleyecek ki, yasa dışı işlere bulaşan siyasetçi de meydana çıksın. Yanlış izlenim
"Cavit Kavak dinleniyor" haberi öyle usturuplu bir şekilde yazılmış ki, sanki söz konusu kişilerin telefonları, önce hâkim kararı olmadan takibe alınmış, bilahare hâkimden müsaade istenmiş gibi bir hava yaratıldı. Savcı Talat Şalk'ın iddianamesinin ekleri arasında bulunan Ankara 2 No'lu DGM Yedek Hâkimi'nin kararı şöyleydi: "Ankara ilinde yapılan bir ihale yolsuzluğu ile ilgili şebeke oluşturdukları yolunda kuvvetli şüphe bulunan Mustafa Mendilcioğlu, Cavit Kavak ve Yasin Erdinç'in 4422 sayılı yasanın 3'üncü maddesi uyarınca gizli olarak izlenmesi ve gözetlenmesine dair bir karar verilmesi istenilmiş olup; mahkememiz yedek hâkimliğine gönderilen evrak içeriğine göre, şahısların uzun süredir takip edildiği, telefonlarının izlenip dinlendiği, ancak yeterli kanıtlara ulaşılamadığı anlaşılmakta; haklarında soruşturma yürütülen şahısların 4422 sayılı yasanın 3'üncü ve 8'inci maddeleri uyarınca mesken, ikametgâh, işyeri ve kamuya açık yerlerdeki her türlü faaliyetlerinin gizli olarak izlenmesine karar verildi." Bu karar basına yansıyınca, "izinsiz nasıl telefon dinlenir?" diye kıyamet koparıldı. Bunun üzerine, 2 No'lu DGM'nin yedek hâkimi, önceki dinlemenin de izinle olduğuna dair açıklamasını TBMM Başkanlığı'na ve DGM Başkanlığı'na gönderdi. Toparlarsak, Hürriyet gazetesi evvela, iki yıl önce cereyan eden ve yargıya intikal etmiş bulunan bir olayı yeni bir skandal gibi takdim etti. Sonra, yasalara uygun olarak gerçekleştirilen bir dinleme hadisesini "izinsiz dinleme" şeklinde kamuoyuna yansıttı. Cavit Kavak'ın dokunulmazlığından yola çıkarak, Mesut Yılmaz'ı mağdur koltuğuna oturtmaya çalıştı. Yılmaz irtibatını bulabilmek için Kavak'ın dinlenmesi bence doğru bir tercihti. Ama bu kişiler, telefonda sırları konuşmayacak kadar profesyonel siyasetçi. Hüseyin Arabul ise Barmek'in sahibi; Enerji Bakanlığı üzerinde çok büyük etkisi olduğu, Süleyman Demirel ile yakınlığı biliniyor. Enerji Bakanlığı'nın bir çok mensubu, Arabul tarafından inşa edilen Angora evlerinde oturuyor. 50 milyonluk rüşvet
Sadece, "telefon skandalıyla"(!) değil, başka türlü de Talat Şalk'ın üzerine gelindi. Her şey bir plan dairesinde gerçekleştirildi. Yılmaz, iddianameyi, siyaset kürsüsünden eleştirirken yargıya da müdahale etmiş oluyordu. Bir de "50 milyon dolarlık rüşvet hikâyesi neden iddianameye konuldu?" diye soruluyor. Bülent Akarcalı ile Birsen Sönmez'in konuşmasını hatırlayın: Sönmez: Bak güzel kardeşim, biz bir tasa kaşık sallamış insanlarız. Bu bürokratları kurtaramazsak, Anap'ın çevirdiği dümenler ortaya çıkar. Parti büyük yara alır. Akarcalı: Çıksın ortaya... Partinin zarar görmesi, bu gibi pisliklerin saklanmasından dolayıdır... Ersümer, Mesut beyden izin almadan su bile içemez. Bu konuşma Anap'ın veya Anaplıların bir bölümünün enerjiden beslendiği izlenimini yaratmıyor mu? Ya, Ecevit niçin nükleer santralden vazgeçti? Herkes, etrafta dönen dedikoduların, başbakanı bu karara sürüklediğini o zaman da söylenmişti. Amaç, Savcı Talat Şalk'ı kavga minderine çekip, taraf haline getirmek. Meselâ, davanın 9 bilirkişisi var. Dokuzu da Ersümer'i suçluyor. Ama Mesut Yılmaz sadece Av. Yavuz Selim Sarıibrahimoğlu'ndan söz ediyor; bu kişinin taraf olduğunu belirtiyor. Oysa Sarıibrahimoğlu Enerji Bakanı'na karşı bir dava açmamış ki! Vatandaşlık hakkını kullanarak, kamu yararını korumak amacıyla, Enerji Bakanlığı'nı dava etmiş. Vazgeçtik Yavuz Selim Sarıibrahimoğlu'ndan. Diğer 8 kişinin görüşlerine göre de, Cumhur Ersümer ve mesai arkadaşları suçlu. Afşin Elbistan ve Alaçatı
Talat Şalk'ın iddianamesinde, birkaç önemli proje üzerinde duruluyor. Bunlardan biri Afşin Elbistan Termik Santrali, diğeri Alaçatı Rüzgâr Santrali. Afşin Elbistan'da, TEAŞ'ın rehabilitasyon çalışmalarının gözardı edildiği, böylece 8 cent/kilowattsaat gibi yüksek bir tarifeden Erg firması ile sözleşme imzalandığı ileri sürülüyor. Söz konusu firmaya, iki yılda 900 milyon dolar haksız kazanç sağlanacağı belirtiliyor. Alaçatı Rüzgâr Santrali'nin ise, Yap-İşlet-Devret Kanunu'na aykırı olduğu iddia ediliyor. Enerji Bakanı, "Biz imtiyaz sözleşmesinin 8-a bendi gereği, şirket, Afşin Elbistan tesislerini devralmadan önce, mevcut ünitelerde testler yaparak TEAŞ'ın o güne kadar gerçekleştirdiği iyileştirme çalışmalarını göz önüne alacaktık" diye savunmasını yapıyor ve ekliyor: "Revize fizibilite çalışmaları sonucunda yeni tarife Bakanlık onayı ile yürürlüğe girecekti." Buna mukabil, bilirkişiler, TEAŞ'ın, tam bir buçuk yıldır, niçin Enerji Satın Anlaşması (ESA'yı) imzalamamakta direndiğini öğrenmek istiyor. Acaba Enerji Bakanlığı, neden, TEAŞ'in iyileştirme çalışmaları yaparak üretimi 7 milyar kilowattsaate çıkardığını gözardı ediyor ve tarifeyi düşürmeden imtiyaz sözleşmesini niçin imzalıyor? "Efendim, sonra düşürecektik..." Artık düşürecek miydiniz? Nasıl bir pazarlık yapılacaktı?.. onu Allah bilir. TEAŞ yöneticileri de herhalde farklı bir pazarlık peşindeydi. Alaçatı Rüzgâr Santralinde, Cumhur Ersümer kanuna aykırı davranıldığını kabul ediyor ama, "zarara uğramamak üzere tedbirler almıştık" diyor. Oysa, Yap-İşlet-Devret modeli ile leasing sistemi bağdaşmıyor. Leasing'le tesis, parayı veren firmanın üzerinde kalıyor; Yap-İşlet-Devret'te ise devlet, mülkiyeti muhafaza ediyor; sadece, işletme hakkını devrediyor. Ersümer, ayrıca Alaçatı'nın alelacele kanuna riayet edilmeden yapılmış olmasını, acil elektrik ihtiyacı ile izah ediyor; halbuki Alaçatı Rüzgâr Santrali'nin kapasitesi sadece 7 megawat. MHP'nin tavrı
Salı günü, önerge sahibinin yanı sıra, üç milletvekili soruşturma üzerinde konuşacak. Danışma Kurulu önerisi okunurken, Anaplılar da söz hakkı istediler. Anlaşılıyor ki, bir kalkan gibi, Cumhur Ersümer'i sarıp sarmalamak niyetindeler. Hani dokunulmazlıkların sınırlanması isteniyordu? Hani, MHP, Cumhur Ersümer'in ismi fezlekede yer alırsa, soruşturulsun, diyecekti? Anaplıların ne yapacağı belli. Bahçeli'nin tavrını ise Salı günü göreceğiz. Oturuma katılanların salt çoğunluğu ile, soruşturma açılabiliyor. 276 gerekli değil. MHP ve DSP'liler yolsuzluğa ortak olmak istemiyorlarsa, hiç değilse oylamaya girmesinler. Soruşturma komisyonu kurulsun. Mesele aydınlansın. Bakalım Talat Şalk mı haklı, yoksa Ersümer mi? Ersümer kendinden eminse, Meclis'in kararına teslim olmalı. Son dakika: RTÜK Kanunu bugün Anayasa Komisyonu'na geliyor. Bir iki haftadır, medya patronunun, Mesut Yılmaz'a niçin sahip çıktığı anlaşıldı. Televizyon sahipleri "Suna Pelisterlerini", hile ve hüllelerini aklamak istiyorlar.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |