T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

Onu TV'den koruyun

Uzmanlar, çocukların televizyonda yaşlarına uygun programlar izlememelerinin ileriki yaşlarda büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundular.

Aşırı televizyon ve içeriği uygun olmayan programları izlemek, ebeveyn kontrolünün eksikliği çocukları olumsuz yönde etkiliyor. Onun için çocuğunuzun iletişim dünyasında sağlıklı bir şekilde yetişmesini istiyorsanız uzmanların önerdiği şu hususlara dikkat etmek gerekiyor.

  • Çocuğunuz günde 2 saatten fazla televizyon seyretmemelidir. (Video ve oyunlar dahil)

  • Çocuğunuzu izlediği televizyon miktarınca kitap okuması için teşvik edin.

  • Yemek vakitlerinde, ödev ve oyun zamanlarında televizyonunuzu kapatın.

  • Çocuğunuzun yaşına ve gelişimine uygun programları seçin ve seçtiğiniz program bitince televizyonu kapatın.

  • Çocuğunuzla beraber televizyon seyretmek için ayırdığı zamanı nasıl kullanacağını planlayın.

  • Beraber televizyon seyredin ve izlediğiniz program hakkında çocuğunuzla konuşun.

  • Eğer çocuğunuzla beraber televizyon seyretmiyorsanız, en azından onu kontrol edin.

  • Çocuğunuza seyrettiği ve duyduğu şeyleri sorgulamasını öğretin.

  • Haberler ve diğer yetişkinler için olan programları çocuklarınız yokken izleyin.

  • Aile değerlerinize saygılı programları seyredin.

  • Kendiniz ne kadar televizyon seyrettiğinizi denetleyin ve özellikle çocuklar etraftayken hassas olun.

    Şiddet sahnelerini seyrettirmeyin

    Televizyondaki şiddet, çocukların kendilerini, dünyalarını ve diğer insanları nasıl görüp tanıdıklarını çok yakndan etkilemektedir. Çocuklar televizyonda şiddet içeren program izledikleri ölçüde daha anlayışsız, başka insanların acı ve dertlerine karşı daha duygusuz ve çevrelerindeki dünyadan daha fazla korkmalarına neden oluyor. Uzmanlar, siddete tanık olmanın çocukların sağlığı üzerinde ömür boyu devam edecek, kalıcı zararlı etkileri olduğu konusunda anne babaları uyarıyorlar. Bu açıdan anne baba olarak bazı önlemler gerekiyor.

    Reklamlara inanıyorlar

    6 yaşından küçük çocukların büyük bir kısmı reklamların amacının ürün satmak olduğunu bilmiyor. Günde 4 saatten fazla TV izleyen çocuklar izledikleri reklamların doğruluğuna daha fazla inanıyor. TV yayıncılığı ticari bir iştir ve ticaret ise para kazanmak amacıyla yapılır. Televizyonlar eğlence, eğitim ve haberler gibi programların masraflarını, sizlerin en gözde programlarınızın aralarına verdikleri reklamlar sayesinde çıkarıyorlar. Siz birçok kanalın (kablolu TV'ler hariç) ücretsiz olduğunu düşünebilirsiniz ama aslında siz ve çocuğunuz reklamlarını izlediğiniz ürünleri satın alarak farkında olmadan ödeme yapıyoruz. Bu açıdan gerekli tedbirleri almak gerekiyor.

    Çocuğunuzla beraber reklamları izleyin ve reklamların sizleri nasıl etkileyebileceğini tartışın. Çocuklarınıza reklamların tartışılmaz doğrular olmadığını açıklayın. Ürün satan firmaların bazen çok abartılı ve gerçeği tam yansıtmayan reklamlar verdiğini söyleyin. Reklamlarını izlediğiniz ürünlerden bazılarını satın alın ve çocuğunuzla beraber TV'nin karşısına oturup o ürün hakkındaki reklamı birkaç defa izleyin. Çocuğunuza, reklamların oyuncakları nasıl daha cazip ve heyecanlı gösterdiğini izah edin. Reklamını izlediğiniz gıda mamüllerini satın almadan önce besin değerlerini inceleyin ve çocuğunuza da bunu açıklayın. Çocuğunuza alışveriş gücünü en etkili şekilde nasıl kullanabileceği konusunda yardımcı olun. Eğer reklam veren firmalar aile değerlerinize saygılı davranmıyorlarsa ve verdikleri sözleri tutmuyorlarsa o ürünü almayın.

  •  
    Sağlık sitelerine dikkat
    İnternette yer alan sağlık sitelerinin büyük çoğunluğunun reklam amaçlı hazırlandığı, birçoğunun da çeşitli hastanelere hasta yönlendirmeyi hedeflediği iddia edildi.
    Horlama radyofrekansla tedavi edilebiliyor
    Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Cömert, hastanelerinde, horlamayı tedavi edebildiklerini bildirdi. Cömert, yaptığı açıklamada, horlama tedavisinde kullanılan radyofrekans cihazını, ABD'den 7 bin dolara ithal ettiklerini söyledi. Horlayan kişilere ağırlıklı olarak lazer tedavisi uygulandığını anlatan Cömert, şunları kaydetti: "Bu tür muayene bazı kişilerde olumsuzluklara yol açmakta. Ancak radyofrekans ile tedavide risk bulunmamakta. Söz konusu teknik, dünyada yeni uygulanmaya başlandı. Horlama şikayetinde bulunanlara, dört haftada 3-4 seans uygulanarak 3 ayda tedaviyi tamamlıyoruz. Bunun karşılığında da 400 milyon lira alınıyor. Hastanede üç hafta önce başlanan tedavi için 4 hasta müracaat etti."
    1 Nisan 2001
    Pazar
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED