T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R

İşte hakem

Her türlü şeyin olabileceği bir maç beklerken iki takımın da top oynamak istediği ancak "kendine has" nedenlerle oynayamadığı bir maç izledik.

Şu ilk cümlenin birinci bölümüne bir neşter sallayalım: Şurası açıkça görüldü ki, Türk futbolcusu Türk yöneticisinden çok daha önde. Sahaya çıkan iki takım futbolcuları da adam gibi top oynamaya ve soyunma odasında kendilerine anlatılanları yapmaya çıkmışlardı.

Galatasaray eksikliğinin ve yorgunluğunun verdiği "boşalmış dinamo" görüntüsüyle yavaş oynarken, Beşiktaş sezonun bitmesine iki ay kala "yükleme çalışması" yaptıracak kadar çılgın olan Daum'un sıkıntısına uğramıştı.

Bu da lafın ikinci kısmına saldığımız neşter olsun.

Bana göre bir başka gerçek daha var. Gerilimi ve iddiası ne olursa olsun "adam gibi hakem" olduğunda futbolcular daha rahat ediyor ve daha iyi oynuyor. Dün gecenin yıldızı mükemmel hakem triosu ve onların maestrosu olan Orhan Erdemir'di.

Öyle gözel bir yönetim gösterdi ki, verdiği karar yanlış mı, doğru mu diye hiç düşünmedim. Çünkü hata yapsa da kabulümdü. Hiç bir ardniyeti olmadan Pascal Nouma'ya, Ali Eren'e, Capone'ye ve Emre Aşık'a son derece "abi" tavırlarıyla yaklaştı.

O'nun bu kadar güzel yönetiminin mükemmel bir futbola çanak tutmamasına üzüldüm. Keşke 5-6 tane gol olsaydı, hangisi kazanırsa kazansın "gözümün pasını" sildim diyecektim.

Ancak bunun için de iki takımın da mazereti vardı.

Bunun için özrü kabahatinden büyük maç, sıradan bir maç oldu. Ama bir hakemin büyüklüğünün altını çizdi.


1 Nisan 2001
Pazar
 
ÜMİT AKTAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED