|
|
|
|
Fenerbahçe için endişeye gerek yok. Zira küme düşme diye bir problemi yok. Nasıl olsa dört yıl bu takım şampiyon olamıyor, 'varsın olsun' bir yıl daha olmasın. Eee, ne de olsa küme düşme tehlikesi de olmadığına göre bundan sonraki maçlarını bilinen havada oynayabilir. Evet, dünkü Fenerbahçe'nin olumlu yönlerinden bahsetmeyi çok isterdim. Zira şampiyonluğu kovalayan bir takım için olumlu sözleri cımbızla aradım, bulamadım. Öylesine kötü, öylesine 'hedeften uzak' bir takım ki bu ekibin ne oynadığını ve ne yaptığını benim gibi teknik sorumlu Mustafa Denizli dahi anlayamadı. Zaten anlasaydı Fenerbahçe bu duruma gelmezdi. Burada Ankaragücü'nün hakkını yememek lazım. Koskoca 90 dakika içinde Fenerbahçe'nin Ogün'le attığı gol haricinde olumlu bir hareketi yoktu. Durum bu görüntüde ortaya çıkınca Fenerbahçe'nin elbette ki kazanma adına hakkı olmayacaktı. Başkent takımı futbolun güzelliklerini sergiledi dün gece. Hele hele Cafer'in iki gol de birbirinden şıktı. Son dönemlerde böylesine şık ve akıl dolu golü görmedim desem yanlış olmaz, herhalde. Sonuç olarak Fenerbahçe'nin kupadan sonra lig şampiyonluğu da kritik bir döneme geldi. Burada bir lafta Andersson için söyleyeceğim. Neden yedek kulübesinde bekletildi bir türlü anlayamadım. Oyuna girdikten sonra Fenerbahçe'nin ofansif futbolu her fırsatta ortaya çıktı. Bu ayıp da Mustafa Denizli'ye ait olsa gerek. Bu arada Mustafa Çulcu'yu da unuttuğumu zannetmeyin. Kartları konusunda çok cimriydi. Maçı belirli bir metrekare içinde yönetmeyi uygun buldu. Yani, Mustafa Çulcu kötüydü. Evet, lafı bağlıyorum, birşeye gerek yok. Fenerbahçe küme düşmez.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |