|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Türkiye öylesine "gırgır" bir ülke ki, insanın içinden bir türlü ciddi yazı yazası gelmiyor. Elli gündür Derviş'in paketini beklemekten "kurdeşen" olduk. Üstelik bu "paket sevdası" yüzünden, yıllardır başımıza gelmedik kalmadı. Ama yine de bu sevdadan hiç vazgeçmedik... Tarihte büyük paketler açmış bir ırkın "ahfadı" olarak, Sam Amca'nın "gıcır" dolarlarıyla destekli "Derviş Paketi"ni de büyük bir coşku ama biraz da kaşınarak karşıladık. Sonunda büyük gün geldi ve Derviş, tarihe "altın" paketlerle adını yazdıran bu necip milleti "muasır medeniyet" seviyesine ulaştıracak olan yeni paketini açıkladı. Artık yeni bir paketimiz var, vatana millete hayırlı olsun... En son büyük "Türk paketi"ni, dünyada ve Türkiye'de eşi benzeri bulunmayan ve de alternatifsiz Başbakanımız Ecevit'in başına Anayasa kitabı düştüğü gün gözyaşlarıyla uğurlamıştık. Gördüğünüz gibi, hükümetimiz birlik ve beraberlik içinde necip milletimizi en kötü gününde bile paketsiz bırakmamış bulunuyorlar. Üstelik, bu defa iş bildiğiniz gibi değil... Çok ama çok ciddi... Baksanıza, sayın Başbakan "dava arkadaşları" ile birlikte milletin karşısına çıkıp, "Biz de paketin arkasındayız" diyerek destek sözü verdi. Sevgili okurlar, milletçe hepimizi acayip şekilde rahatlattığı için sayan Ecevit'e şükranlarımızı sunuyoruz. Biz de meraktan çatlamıştık, acaba Ecevit ve arkadaşları Kemal Derviş hükümetinin hazırladığı paketi desteklemezlerse halimiz ne olur diye... Hoppala, neler söylüyorum ben... "Derviş hükümeti" de nereden çıktı, Ecevit Başbakan değil miydi? Galiba bana da geldiler... Ama pardon, bizim bildiğimiz, bir programı hükümet hazırlar, desteklemek ya da desteklememek ise muhalefete ait bir tavırdır... Anlaşılan Ecevit de nerede olduğunu karıştırdı. Endişeye mahal yok sayın Ecevit, iktidardasınız. Eğer bize inanmıyorsanız, omuzunuzun arkasındaki Hüsam Amcama sorun, her şeyi en iyi o bilir... Böylesine, "numunelik" bir başbakana, geçmişinde "şanlı" paketlere sahip olan bir ülkede, yeni paketlerin açılması da bir başka oluyor doğrusu... Darbe dönemleri dahil bütün yönetimlerin gönüllü "yıkama-yağlama"cıları olan gazeteler, daha önceki paketlerde olduğu gibi bu paketi de itina ile yalamaya başladılar... İtina ile bütün paketler yalanır... "Lale Devri'ne son", "Artık yalan yok..." Galiba bu "Şlapp" sesini daha önceki paket açılışlarında da duymuştuk... Evet, Derviş yalan söylemeyecek, zaten istese de siyasetin hokkabazlıklarını bilmediği için bunu beceremez. İyi güzel de, bugüne kadar günlerini devletin "lale bahçeleri"nde türkü söyleyerek geçiren, "28 Şubat beslemesi" politikacıların yalanlarına kim kefil olacak? Nah şuraya yazıyorum, Hüsam Amca Başbakan olsun ki, üç vakte kadar "Derviş'in paketi"ni de kendi paketimize benzetiriz. Yeni dönemde, her şey "şeffaf" olacakmış, kapı arkasında "abidik gubidik" işler olmayacakmış... Bu Derviş Ankara'da yaşamıyor galiba, yok öyle burası Türkiye... "Şeffaflık-meffaflık" bize uymaz. "Derin" işler ve devletin "ali" menfaatleri öyle uluorta halledilmez... Hele "rant" işleri filan denince, işte orada duracaksın. Derviş'in söylediklerinin "hayali bile güzel", ama o kadar... Üç ay sonra, bu siyasi yapıyla bu hayallerin gerçekleşemeyeceğini Derviş de çok yakinen görecektir. Neyse, o zaman da bir başka paketçi buluruz.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |