|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Perez, Ankara'ya yaptığı resmi ziyarette sözde Ermeni soykırımı iddialarını 'mantıksız' olarak tanımlayıp, 10 Nisan 2001 tarihinde Turkish Daily News gazetesine verdiği demeçte şöyle demiş: - "Ermeni iddialariyla Yahudilerin maruz kaldığı soykırım arasında herhangibir benzerlik kurulmasına karşıyız. Yahudi soykırımına benzer bir şey olmamıştır. Ermenilerin yaşadığı olaylar bir trajedidir ama soykırım değildir." Los Angeles İsrail Konsolosluğu da Perez'i teyiden şu açıklamayı yapmış: - "Konu tarihçiler tarafindan ele alınmalıdır, politikacılar tarafindan değil. Ermeni trajedisiyle Yahudi soykırımı arasında benzerlik kurulmasına karşıyız." Acaba niçin? "Biz Türkler"i çok sevdiklerinden olabilir mi? "[Tarihte] Yahudi soykırımına benzer bir şey olmamıştır" şeklinde tekrarlanagelen iddiada akıldışı bir abartı sezmesem benim de bu desteğe kanasım geliyor ama bilhassa ötedenberi İsrailli siyasetçilerin "soykırım tekelciliği" (!) gibi tuhaf bir iddianın savunuculuğunu üstlenmeleri nedeniyle metinlerin derin yapısındaki alt-anlam-katmanlarını kurcalamanın daha sağlıklı bir yol olacağını düşünüyorum. Madem "kurcalama" sözcüğünü kullanıyoruz, o halde bir de İsrail'e Türkiye'den göçen yahudilerce kurulmuş olan "Türkiyeliler Birliği"nin İkinci Başkanı Niso Kanetti'nin 7 Mart 1990'da yayımlanan mektubundaki şu açıklamalara bir göz gezdirelim: - "Ermeni sorunu konusunda İsrail basınındaki çalışmalarımızla ve İsrail Dışişleri Bakanlığı'na yazdığımız mektuplarla İsrail Hükümeti'ni ve onun aracılığı ile Amerika'daki Yahudi lobisini etkilemeyi amaçlıyoruz. Bu konuda elimizden ne geliyorsa yapıyoruz. Bütün dünyanın çok iyi bildiği gerçek, tarihin en büyük soykırımına Yahudilerin maruz kaldığıdır. Türkiyeli Yahudiler Nazilerin yaptığı bu soykırımdan Türkiye sayesinde kurtulmuşlardır. Alman orduları Türkiye'nin sınırlarına dayanmış olmasına rağmen Türkiye, ülkesinde yaşamış olan Yahudileri bu soykırımdan kurtarmıştır. Ermenilerin soykırım iddiası ise, sadece kendilerinin öne sürdüğü asılsız bir iddiadır ve Türkiye'ye karşı yapılmış büyük bir haksızlıktır. Ermenilerin gerçekte yapmak istedikleri şey, Yahudilerin yaşadıkları bu soykırımın insanlık üzerinde uyandırdığı etkiden kendilerini yararlandırmak, insanlığı kendilerine acındırmak istemeleridir. Ermeniler, Yahudilerin yaşadıkları felaketten yararlanmak isteyerek Türkiye'ye haksızlık ettikleri kadar Yahudilere de haksızlık ediyorlar. Bunu dünyaya duyurmak için gayret gösteriyoruz. (Çetin Yetkin, İsrail'deki Türkiye, "Milliyet", 7 Mart 1990; ay. Türkiye'nin Devlet Yaşamında Yahudiler, s. 258, İstanbul, 1996; 1. bas. 1992) Ne ilginç değil mi Ermeniler, "Türkiye'ye haksızlık ettikleri kadar Yahudilere de haksızlık ediyorlar" imiş... Meselenin ilmî ve tarihî tarafı bir yana, İsraillli siyasetçilerin bu konuda Türkiye'ye verdikleri destek, biraz da kendilerine haksızlık edildiğini düşünmeleriyle alâkalı... Yani Ermenilerin soykırım iddiasında bulunmalarıyla onlar Yahudi soykırımının "biricikliğinin" zedelendiğine inanıyorlar. Hâl böyle olunca, insanın aklına "Türk dostu" olarak tanınan Amerikalı yahudi tarihçi Bernard Lewis'in Ermeni iddialarıyla ilgili Türkiye'ye verdiği destek geliyor. Ne dersiniz, acaba Bernard Lewis de desteğini bu "biriciklik" hissiyatı çerçevesinde vermiş olabilir mi?!? "Onlar bize yardım etmeye çalışıyorlar, siz ise bir sürü acabalar öne sürmek sûretiyle nankörlük ediyorsunuz" şeklinde bir itirazın yapıldığını duyar gibiyim. Doğru... siyaseten Yahudi Lobisi'nin desteği bizim lehimize. Fakat bizzât soykırıma uğramış bir yahudi ailenin çocuğu olan Norman G. Finkelstein'e kulak verince, kazın ayağının hiç de öyle olmadığı görülüyor. Kendisinin, Soykırım Endüstrisi: Yahudi Acılarının İstismarı (Söylem Yayınları, İstanbul, Şubat 2001) adlı kitabında yazdıklarına göre, soykırım'a uğramış bir halk olarak Yahudiler, yanlarına herhangibir ortak almak istemedikleri için, sözgelimi ne Kızılderililerin, ne Siyahların, ne Japonların, ne de Cezayirlilerin müseccel mazlûmiyetlerine işaret ediyorlar. Sadece Filistinlilerin değil, Hiroşima ve Nagazaki halkının âkibeti de onların umurunda olmuyor. Bence, fevkalâde önemli ve öğretici bir kitap "Soykırım Endüstrisi"; hele hele Roger Garaudy'nin hani o yasaklanan ünlü "İsrail, Mitler ve Terör" adlı kitabıyla birlikte okunacak olursa... Finkelstein -kendisiyle yapılan bir söyleşide- temel iddialarını şöyle özetliyor: 1) Ben yahudi elitlerin Soykırım'ı Haziran 1967 savaşından sonra Amerikan hayatının merkezine, İsrail'e yönelik tepkileri ortadan kaldırmak amacıyla soktuğunu ileri sürüyorum. 2) Soykırım endüstrisinin, Clinton yönetimiyle uyumlu çalışarak hem Avrupa ülkelerinden, hem de Nazi zulmünün gerçek Yahudi kurbanlarından "çifte para sızdırma" olayında uyumlu olarak çalıştığını iddia ediyorum. (s. 192) Ne dersiniz, şu can sıkıcı acaba'lara biraz daha devam etsek mi?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |