T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

Bütçeye kadın eli

Ekonomik sıkıntılar nedeniyle evini geçindiremeyenlerin imdadına eşleri yetişti. Kimi ektiği çiçekleri, kimi toptancıdan aldığı giysileri kimi ise yaptığı tokaları satarak aile bütçesine katkıda bulunmaya başladı.

Yaşanan ekonomik sıkıntılar yüzünden evlerini geçendiremez duruma düşen erkeklerin yardımına çoğu ilkokul mezunu ev hanımı olan eşleri yetişti. Ev hanımları, bugün çoğu kendi evinin kapısının önünde, kendi çabalarıyla ürettikleri eşyaları satıp evlerini geçindirmeye çalışıyorlar.

'Emekli maaşıyla geçinilmez'

Üç çocuk annesi Nazire Nalcı eşinin İETT'den emekli olduğunu ve bir emekli maaşıyla evi geçendirmenin artık mümkün olmadığını söyleyerek, "Bir tek emekli maaşıyla geçinmenin ne kadar zor olduğunu ben de anladım ve tekstilcilikle uğraşan eniştemden mal alıp komşulara satmaya başladım. Evde oturmaktansa, çalışıp eve ekmek götürmek çok güzel bir duygu. Keşke daha önce bu işe başlasaydım" diye konuştu.

Ektiği çiçekleri satıyor

Kapısının önünde ektiği çiçekleri, yaptığı tokaları, bilezikleri, ördüğü çantaları ve şapkaları satan Fatma Çobanoğlu ise bir fabrikadan emekli. Ancak ekonomik sıkıntılardan sonra o da çalışma hayatına atılmış. Eşinin terlik atölyesi olduğunu ancak, kriz yüzünden dükkanını kapattığını söyleyen Çobanoğlu, "Çocuklar okula gidiyor. Evin kirası var. Evde oturup kocandan bu zor hayat şartlarında para mı bekleyeceksin?" diye konuştu. Çobanoğlu, "Eşim ilk önce kapı önünde tezgah açmama çok sinirlendi. Ancak benim kararlılığımı görünce vazgeçti. Eşim işyerini kapatmak zorunda kaldı. Ben çalışmazsam ne yapacağız?" dedi.

'Evi geçindirmek zorundayız'

Ev hanımı olan ancak eşinin ölümünden sonra çalışma hayatına atılmak zorunda kalan Nuriye Tezer ise şöyle konuştu: "Eşimin sağlığında butik dükkanımız vardı. Eşim vefat edince, işler bozuldu ve dükkanı kapattık. Ancak evi geçindirmek gerekiyordu. Ben de kapı önünde tezgah açıp toptancılardan aldığım malları burada müşteriye satmaya başladım. Geçinmek için artık ev hanımlarının da çalışması gerekli"

 
CANINI SEVEN KAN VERSİN
DÜZENLİ aralıklarla kan bağışında bulunmanın insan sağlığı üzerinde olumlu etkileri bulunduğu, ancak Türkiye'de kan bağışı bilincinin yeterince yerleşmediği bildirildi. Yapılan araştırmalara göre, gelişmiş ülkelerde nüfusun yüzde 5-7'si kan bağışında bulunurken, Türkiye'de bu oran yüzde 1-2 düzeyinde kalıyor. Düzenli olarak kan vermek kemik iliği yağlanmasını önlediğinden kanın yağ oranını düşürüyor. Verilen kanın yerine, anında vucuttan genç hücreler dolaşıma katıldığı için bağışlayıcı, kendini daha canlı ve dinç hissediyor. Kan bağışı kalp krizi riskini yüzde 90 oranında azaltıyor. Başağrısı, kaşıntı, yüksek tansiyon, alerji ve yorgunluğun doğal ilacı da kan bağışında bulunuyor. Bunların hepsinden önemlisi bağışlanan kan ayrıca bir can kurtarma görevi yaptığı için bağışlayıcı bunun manevi hazzını yaşıyor.
20 Nisan 2001
Cuma
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED