T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Manzara-i umumiye

"15 günde 15 yasa mı çıkar?" diyenler yanıldıklarını anladılar. Evet, 15 günde çıkmadı, ancak Kemal Derviş'in arzuladığı yasal düzenlemeler birbiri ardına Meclis'ten geçiyor. Derviş'in de, "15 gün" derken, "En kısa zamanda" demek istediği biliniyor zaten. Bürokratların hazırladıkları tasarılar Meclis'e sevk ediliyor, Meclis komisyonları ve genel kurul geceli-gündüzlü çalışarak onları yasalaştırıyor, cumhurbaşkanı da onayını veriyor...

Bu hızlı görüntü bir yandan gözümüzü yaşartırken, bir yandan da zihnimize koca çengelli sorular üşüştürüyor. En ciddi soru şu: Bürokrasi-Derviş işbirliği sonuç almaya yettiğine göre, acaba, bir başbakan, üç başbakan yardımcısı ve toplam 37 bakandan oluşan bir hükümete gerçekten ihtiyaç var mı?

Bunu sadece bakanlara ödenen maaşlar, ödenekler, yolluklar açısından soruyor değiliz. Konunun daha önemli olan yönü, bakanlıkların varlığının daha hızlı çalışacak mekanizmayı muhtemelen yavaşlattığı görüntüsüdür. Türk Hava Yolları biletine zam yetkisini bakanın elinden alan sivil havacılık yasasında ve sermaye yapısını kuruma bırakan Telekom yasasında olduğu gibi, bazı yasalar, direnen bakanları 'by-pass' edebilmek için çıkartılıyor. Hükümetin kendisi, giderek, bir 'engel' haline gelmeye başlıyor...

Aslında bu sürecin onunla başladığını söylemek Kemal Derviş'e bühtan olur. Türkiye, epey bir süredir, demokratik mekanizmaların tersyüz edildiği bir ülke. Son iki yıl içerisinde çıkan bütün yasalar hükümet tarafından hazırlanan tasarılar; yani yasama görevinin sahibi olması gereken Meclis aslında icra organı olan hükümet tarafından yönlendiriliyor. Hükümetin yetkilerini ise koalisyonu oluşturan üç parti lideri kullanıyor; onların başbaşa vererek aldıkları kararlarla yönetiliyor ülke. Bunların üzerinde de Milli Güvenlik Kurulu (MGK) var; MGK'dan çıkan kararları hükümet Meclis'e onaylatarak yürürlüğe sokuyor...

O bildik 'kuvvetler ayrılığı' ilkesi Türkiye'de epeyden beri rafa kalkmış durumda.

Kemal Derviş'in gelmesiyle birlikte sistemde kendiliğinden bir revizyona gidildi ve MGK öncesindeki bütün mekanizmalar Derviş tarafından 'by-pass' edilmeye başlandı. İlk bakışta, 'ekonomik' içerikli yasalar ve kararlar söz konusu olduğu için, mahzursuz gibi geliyor bu yeni durum; ancak 'ekonomik tedbirler paketi' içinde yer alan unsurların ekonomik olmaktan çok siyasi ağırlık taşımasının da işaret ettiği gibi, Kemal Derviş, aslında Türkiye'deki siyasi dönüşümü de kendi görev kapsamı içerisinde kabul ediyor. Meclis'e sevk edilen bazı tasarılar 'siyasi' mahiyette... Bu ayın MGK toplantısına da Kemal Derviş'in ağırlık koyması hiç şaşırtmamalı...

Karşımızda tevazuu ve sempatikliği ile itici gelmeyen bir kişi bulunduğu için fazla göze batmıyor, ancak Türkiye'nin bugünkü manzara-i umumiyesi epey çarpık: Daha önce karmaşık güç ilişkileriyle kullanılan iktidar, son bir aydır, tek bir kişinin, Kemal Derviş'in, eline bırakılmış görünüyor... Yasama ve yürütme onun tercihleri istikametinde irade oluşturuyor.

Bazıları, sonuca bakarak bundan hiç rahatsız değiller; öyle ya, yeni yasaların çoğu Türkiye'yi kriz ortamından çıkartacak, bazısı siyasi hayatı sağlıklı biçimde düzenleyecek içerikte. Bugüne kadar, anlayışsız veya birbiriyle didişmeyi ülke çıkarlarının önüne koyan politikacıların geciktirdiği yapısal değişiklikler, Derviş zorlamasıyla da olsa, hayata geçirilmiş olacak... Bu durumdan keyif duymamızı bekleyenler bile var...

Oysa arkaya yaslanıp durumumuzu yeniden gözden geçirmenin zamanı: Bir süreden beri ülkede geçerlilik kazanmışa benzeyen 'milli irade' ile ilintisiz yönetim anlayışı, Kemal Derviş'in gelmesiyle kendini iyiden iyiye pekiştirmeye başladı. Hükümet de, Meclis de, sadece biçimsel zorunluluk yüzünden varlığına tahammül edilen kurumlar gibi. Çerçevesi anayasada belirlenmiş sistemle pek fazla ilgisi olmayan bir fiili durumla karşı karşıyayız.

O halde yukarıdaki soruyu burada yineleyebiliriz: Bir başbakan, üç başbakan yardımcısı ve 37 bakandan oluşan bir hükümete gerçekten ihtiyaç var mı?


22 Nisan 2001
Pazar
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED