|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Hakim: Bırakırsak Çağlar kaçabilir
Kırmızı bültenle aranan ve ABD'de yakalanan Cavit Çağlar'ın geçtiğimiz gün yapılan ikinci mahkemesinde çok ilginç olaylar yaşandı. ABD basınının ilgi göstermediği duruşmada Çağlar'ın avukatı, müvekkilinin elektronik pranga takılarak gözetim altında kefaletle serbest bırakılmasını talep ederken, duruşmayı yöneten hakim bu talebi "Çağlar'ın kaçabileceği" ihtimalinden dolayı reddetti. Bu arada duruşma esnasında Çağlar avukatı aracılığıyla bir an önce Türkiye'ye dönmek istediğini belirtti. Azami 50-60 kişilik mahkeme salonunda Cağlar'ın kızı Yeşim Hattat ile bazı yakınlarının olduğu 10 kişiden başka Türk gazetecilerin oluşturduğu yirmi otuz kişilik bir topluluk vardı. Amerikan basını ise duruşmaya ilgi göstermemişti.
Çağlar'ın avukatı sık sık azarlandıÇağlar`ın avukatı Marvin Segal bir saatlik oturum boyunca duruşma hakimi Andrew J. Peck tarafından sık sık azarlandı. Avukatın ısrarla tutuklama prosedürünün yanlış olduğunu belirtmesi ve neticede kefaletin kabul edilerek müvekkilinin tahliye edilmesi talebi karşısında sinirlenen hakim bu kefaletin kabul edilmesini sağlayacak nedenlerin oluşmadığını söyledi. Çağlar'a "Gerçekten Türkiye`ye iade edilmeyi mi yoksa durumu tekrar avukatı ile tartışma için zaman isteyip istemediğini soran hakim Peck, Çağlar'ın kesin tutumunun değişmediğini görünce bu defa iade işleminin derhal başlaması için Adalet bakanlığı ilgililerinin harekete geçmesi yönünde karar vererek 30 nisanda son durumu inceleyeceğini ve bu güne kadar iadenin yapılabilme ihtimalinin güçlü olduğunu söyledi... Çağlar`ın "Yarın uçak varsa giderim" sözüne müdahale eden hakim Peck "Siz tutuklu olduğunuzdan ancak Türkiye`den gelecek ilgililer nezdinde geri gönderilebilirsiniz... Yalnız uçağa binmeniz sözkonusu bile olamaz" dedi.. Cavit Çağlar'ın "Eğer Amerikan kanunları müsaitse Türkiye'den gelecek görevlileri beklemeden buradaki bir görevli nezaretinde bile gidebilirim. En kısa sürede vatanıma dönmekten başka bir dileğim yok" talebinde israrı karşısında bir an tereddüt geçiren hakim Peck "Adalet bakanlığı uygun görürse neden olmasın; ancak prosedür yönünden bu iş bir iki günde değil ancak bir hafta içinde tamamlanabilir" dedi.
Çakıcı gibi gelecekCavit Çağlar'ın iade sürecinin yeraltı dünyasının ünlü ismi Alaattin Çakıcı'nın Fransa'dan Türkiye'ye iadesinde olduğu gibi gerçekleşeceği belirtiliyor. New York'taki Manhattan mahkemesinin iadeye ilişkin resmi kararı yarın Washington'da ABD Adalet Bakanlığına iletilecek. Bunun ardından, ABD Adalet Bakanlığı iadeye ilişkin Türkiye'nin Washington büyükelçiliğine bildirimde bulunacak. Büyükelçilik de bu bilgileri Ankara'da Adalet Bakanlığı'na iletecek. Adalet Bakanlığı'nın ilgili önlemleri almasıyla, Çağlar'ın New York'tan Türkiye'ye getirilmesi için Türk güvenlik birimlerinin görevlendirilmesi beklenecek. Bu güvenlik görevlilerinin de, Çağlar'ı teslim alarak Türkiye'ye getirmeleri öngörülüyor.
Çağlar: Türkiye'ye gitmek istiyorumKısa süren avukat Segal-Çağlar konuşması sonucunda avukat müvekkilinin en kısa sürede Türkiye'ye gitme isteğini hakime bildirdi. Aukat Segal`in muvekkilinin elektronik pranga takılarak gözetim altında kefaletle serbest bırakılma talebini `7,5 milyon dolarlik borca karşılık 5 milyon dolarlık kefalet karşılığında serbest kalacak Çaglar`ın kolaylıkla kaçabileceğini ve bu durumda kefaleti karşılayan iki arkadaşının 5 milyon dolarının yanarak mağdur edileceği ihtimalinden dolayı talebin reddedildigini kesin bir şekilde bildirdi. Duruşmada, sadece kefalet talebinin karara bağlanacağı bildirildi.
Pearl sokağında bir yalnız adam500 Pearl Street yani İnci Caddesi 500 numara.. Bu bina Newyork Federal Bölge Mahkemesi'nin oldugu yer. Tam karşısında ise bizde adına nezaret denilen geçici tutukluların kaldığı hapishane var... Işte, Cavit Çağlar kesin durumu belirlenene kadar burada tutuklu... Ve mahkeme günü gelip çatıyor. Herkes salona girerek yerini alıyor... Gözümüz ön sıralarda oturan eşi ve kızı Yeşim Hattat ile yanındaki kişilere takılıyor... Yeşim Hattat'ın hayli üzgün olduğu ve hatta ağlamamak için büyük gayret sarfettiği açıkça görülüyor... Birden yan kapı açılıyor ve bir zamanların Türkiye'deki en kudretli adamı, bakanlık yapmış ve hatta birçok kez adı başbakan adayları arasında yer almış Cavit Çağlar yakası olmayan kısa kollu düz cezaevi elbisesi ile görülüyor. Çağlar kelepçeli değil... Hızla avukatının yanına giderek elini sıkıyor ve yerini alıyor... Arkasına gülerek bakıp eşi, kızı ve yakınları ile selamlaşırken her iki tarafın da birbirlerine moral vermek için zoraki gülümsemesi dikkatlerden kaçmıyor... Tahliye talebinin reddi sonrasında söz alan Çağlar`in "İki defa ödediğim bir paranın borç olarak tekrar karşıma çıkmasını hala anlamış değilim... Türk adaletine güveniyor ve iademi talep ediyorum" sözüyle ortaya çıkan sürpriz tutumu, ister istemez akla, acaba avukatı tarafından yanıltıldı mı, sorusunu getiriyor... Bu ana kadar yurda dönmemesi Çağlar'ın zaman kazanma arzusu içinde olduğuna kesinlik kazandırıyor. Ayrıca bir gün de olsa nezarette kalmayı istememesi de son derece doğal... Belli ki avukatı Segal 5 milyon dolarlık kefaletin kesinlikle tahliyeyi sağlayacağı hususunda Çağlar'ı iyice ikna etmiş... Ancak amacına ulaşamayınca artık kaybedecek başka bir şeyi olmadığını anlayan Çağlar işi zamana bırakma yerine Pearl sokağındaki ikametine bir an önce son vermenin daha doğru olacağı kararına varmış. Şimdi her şeyi Türk adaleti çözecek... Çağlar Amerika'da bulamadığı adaleti Türkiye'de arayacak!.. Ama kimsenin unutmadığı, unutamadığı ve fakat ancak zor durumda kalınca hatırladığı bir atasözü birkez daha hatırlanacak!..
İnsan ne oldum değil, ne olacağım demeli!..
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv Bilişim| Aktüel | İzlenim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |