YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

FP: Yeni Oluşum - Sırat Köprüsü

Bir süre önce ziyaretime gelen ve uzunca bir süre sohbet ettiğimiz İlhan Kesici "Türkiye'de dört-beş kişi şöyle elele tutuşup halkın önüne çıksa, yüzde 35'lerde oy alır" demişti. Ve eklemişti: "Ama onların elele tutuşmasına imkân verilir mi?"

Siyasette ciddi bir arayış olduğu açık. Bu arayışa, Kesici'nin vizyonundaki bir siyasi oluşumun cevap verebileceği de tahmin edilebilir. Kesici'nin vizyonundaki siyasi oluşumun da aslında şu anda bir çok siyasi platformda sözü geçen oluşumla üç aşağı-beş yukarı kesiştiğini düşünüyorum.

Doğrusu Kesici, o sohbette bu dört beş kişiyi tek tek isimlendirmedi, ama sohbet sırasında zikredilen isimler, onda da bende de kimlerin kastedildiği noktasında bir ortak his oluşturmuş bulunuyordu.

Kesici'nin dört-beş ismi içinde sanırım Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Muhsin Yazıcıoğlu, Hasan Celâl Güzel ve kendisi vardı.

Bu liste başka isimlerle beslenebilir. Toplum katında, böyle bir kompozisyonun bir özel imaj oluşturması da mümkün. Ama asıl sorun, Kesici'nin diğer sözünde odaklanıyor: "Onların elele tutuşmasına imkân verilir mi?"

Aslında bu hassasiyet FP içindeki "yeni oluşum" hadisesine bakıldığında da son derece önemli gözüküyor. Bu durum, Türkiye'nin geleceğinde rol oynayacak bir yeni-büyük oluşumu inşa etmek için büyük hassasiyet gösterilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Bir yeni-büyük oluşumdan söz ediyoruz.

Tayyip Erdoğan "sadece FP tabanındaki yüzde 15'e değil, toplumun yüzde 85'ine de hitap etmeliyiz" diyor.

Nasıl olacak bu?

İşte hassasiyet bunun için gerekli...

Meselâ daha ilk başta, FP'nin yüzde 15'i gözetilmeden olur mu? Yüzde 15'in parçalanmasıyla olur mu?

Demek ki, "Yeni Oluşum"un ilk hassasiyet göstereceği konu, FP'nin mevcut tabanı ile ilişkileri sağlıklı götürmek. Ramazan ve Bayram süresince yaptığım temaslar FP tabanında iki konuda hassasiyet bulunduğunu gösteriyor: 1. Bölünme korkusu 2. Erbakan'a vefa-sadakat.

FP tabanında "Yeni oluşum" zarureti hemen herkesin paylaştığı bir vakıa. Hemen herkes, Türkiye'nin "genç nüfus" gerçeğini biliyor. "Önümüzdeki ilk seçimde milyonlarca genç seçmenin ilk defa oy kullanacağı"nı bana şu an Merkez'e yakın duran ve cezaevi olaylarında insan hakları zemininde büyük performans sergileyen Mehmet Bekaroğlu ifade etti. "Bu seçmen kitlesini görmeyen bir FP'nin başarılı olamayacağı" tesbiti de ona ait. Partinin gençleşme zarureti, en azından fizik kanunların dayattığı bir sonuç; bunu da herkes biliyor. Ama merkeze yakın duranlar "Siyasi yasağı kalkarsa partinin başına Erbakan Hoca mı geçecek?" sorusunda duraklıyorlar. "Erbakan Hoca liderliğindeki bir partinin sözü edilen genç seçmenlerin beklentilerini karşılayıp karşılayamayacağı" sorusunda da duraklıyorlar.

Merkeze yakın duranlara baktığımda şunu gözlüyorum: Tayyip Bey'in karizmasını önemsiyorlar, bir kısmı gelecekteki lider olarak da görüyor onu, ama Erbakan'a daha çok bağlılar. Erbakan'ın çiğnenmesine -hatta kırılmasına razı değiller. Erbakan deyince "genç seçmen vs..." gerçekliklerini unutmaya yatkınlar. Bu arada, "yenilenme"yi gerekli görseler bile, belki bir kısmının gönlünde Erbakan sonrası liderlik var. Tayyip Bey'e soğuk duruyor bu kesim.

Demek istiyorum ki, "yeni oluşum" bu tabanın hassasiyetlerini gözetmek durumunda.

Sonra "Yeni Oluşum"a katkıda bulunanların siyasi ve hukuki konumundaki sisler, liderlik konusunu belirsizliklere sürüklüyor. Bu da, çok parçalı bir görüntü verilmesine, ihtilâfların mayalanacağı zeminin oluşmasına sebep oluyor. Kesici'nin kaygılarını," Tayyip Erdoğan - Abdullah Gül - Melih Gökçek ilişkileri nereye gidecek?" sorusunu cevaplarken bile paylaşmak mümkün. "Yeni Oluşum", yüzde 85'lere oynadığında, ya da başka isimlerle elele tutuşmak gerektiğinde açılım nasıl sağlanacak sorusu henüz cevapsız görünüyor.

Merkeze yakın duran kesimlerin, FP tabanında etkili olan bir başka söylemi, "Yeni Oluşum"un nasıl bir toplumsal açılım sergileyeceği noktasında toplanıyor. Yani yeni oluşum kimlerle buluşacak?

Bu soru, Tayyip Erdoğan'ın "yüzde 85'e ulaşma" dileğinin nasıl hayata geçeceği, yüzde 85'e ulaşmak için hangi kesimlerle beraber yürüneceği sorularıyla yakından ilgili. Bu konuda tereddütler var. "Başkalaşma sendromu" bir süredir FP tabanının da içinde bulunduğu "İslâmî hassasiyet sahibi" toplum kesimlerini tedirgin ediyor. "Parti, içi boşalarak mı büyüyecek?" sorusunu önemsiyor FP tabanı. Bence "Yeni Oluşum" geniş kitlelere, yeni güç alanlarına açılırken bu kaygıyı önemsemeli. Büyüme önemli, bunun için açılma önemli, ama nerede duracağınız da önemli...

Sonra, "Yeni Oluşum", belki de, henüz FP içinde bulunulduğu için, "Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek" bir "siyasal proje" ortaya koymuş değil. FP içinde bile "Merkezden farkları ne?" sorusu soruluyor. Gerçekten de, o da çok önemli olsa bile, "söylem ve tavır farkı"ndan daha farklı bir siyasî projeyi üretip, toplum önüne koyma zarureti var.

Son olarak şunları vurgulamak istiyorum:

1. FP'nin her kesimi için bir özeleştiri kaçınılmaz.

2. Yeni oluşum, her adımında - söyleminde parti tabanındaki hassasiyetleri, toplumun geniş kesimlerindeki umut ve yenileşme beklentilerini, kendi içindeki insicamı, hareket içine dahil etmeyi planladığı farklı siyasî kişiliklerin sağlıklı entegrasyonunu hesaba katmak zorunda... Bu, Sırat Köprüsü'nden geçmek gibi bir şey... Evet, aynen öyle...


6 OCAK 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Ahmet Taşgetiren

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...