YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Mehmet Bekaroğlu'na övgü...

Adalet Bakanı'nın açıklamasına göre 41 cezaevinde 1118 kişi açlık grevinde. 395 mahkûm da "ölüm orucu"nu sürdürüyor.

Ahmet Taşgetiren "Cezaevleri ve tabutlar" başlıklı dünkü yazısında soruyordu: "Acaba meselâ 395 kişinin tabutunu seyretmeye, yani ölü saymaya hazır mıyız ülke olarak?" Taşgetiren bu soruyu ilk kez sormuyor; yazarımız "ölüm orucu"yla başlayan cezaevi olaylarının ilk gününden itibaren okuyucularına bu soruyu hiç unutturmadı.

Hiç şüphesiz bugün ülkenin cevap vermesi gereken ilk soru budur. Bugün bu soruna medyanın "ezici çoğunluğu"nun yaptığı gibi kayıtsız kalmaktan daha sorumsuz ve "acımasız" bir tavır düşünülemez. Ne yüzde 39'a inmiş enflasyon oranı, ne Kürtlere "Türkçe" öğretmek için tasarlanan "Kürtçe TV kanalı" (!) tasarıları... Hiçbir soru ve sorun, ülkenin "395 kişinin tabutunu seyretmeye" hazır olup olmadığı sorununun önüne geçmemeli.

İnsanların "Tagore" çevirmeleri "taş kalpli" olmalarını engellemiyor. Hem de, olup bitenler ve olup bitecekler kendilerine açık açık anlatılmalarına rağmen. Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu, Gerçek Hayat'a yaptığı açıklamada "Bunu Sayın Ecevit'le konuştum. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde terör dolayısıyla 11 bin hükümlü yoktur. Türkiye bunu nasıl kaldırabilir? Bunların yüzde 80'i, 'Yardım ve Yataklık' ile 'Terörün sair evladı'ndan içeride yatıyor. Siz bunları af kapsamına alın, 168. Maddeyi değiştirin dedik. Kendimi örnek verdim; ben de afiş astım, yakalandım, hekim oldum, milletvekili oldum. Biri giriyor 12 yıl içeride kalıyor" diyor. Sonuç tahmin ettiğiniz gibi: Başbakan'dan ses yok...

Mehmet Bekaroğlu'nun açıklamaları o kadar samimi, bilgili ve dolayısıyla inandırıcı ki... Eğer bu konuda bir merakınız varsa bu açıklamaları okuduktan sonra mahkûmların ruh halini, ceza yasasına ilişkin durumlarını, gözlerimizin önünde yaşanan bu insanlık dramının çözüm yollarını çok daha donanımlı olarak değerlendirebilirsiniz.

Bekaroğlu, "ölüm orucu"na engel olmak için neler yaptıklarını anlatırken şöyle diyor: "Adalet Bakanı bu işi çözmek istiyordu ama, bürokratların kuşatması altındaydı." Mahkûmların "DGM'lerin kaldırılması" gibi F tipi dışında kalan isteklerinin yerine getirilmesinin imkansızlığını açıklarken "kolay olsa önce Fazilet Partisi'ni kurtarırız" diye şaka yaparak onları gerçekliğe davet eden bu değerli milletvekilinin bu "Bakanlık bürokrasisi"nin rolü üzerindeki ısrarı çok dikkat çekici. Bekaroğlu'nun açıklamaları sayesinde şimdiye kadar hiç kimsenin söz etmediği bir "Bakanlık bürokratı"yla tanışıyoruz: "Ankara'ya anlattık, bu işin sonunda ölüm var. Tecriti kaldıracak bir formül gerek. Ortak kullanım alanları, havalandırmalar için kanunda değişiklik talepler. Adalet Bakanı mimarı değişikliğe yanaşmadı." Siz şu işe bir bakın... Demek, birçok cepheden ele alınması gereken F tipi cezaevi gibi bir meselede iş gelip "Adalet Bakanlığı mimarı"na dayanıyor! Nedir bu "mimarlar"dan çektiğimiz? Dışarıda "yuvamızı yaptıkları" yetmezmiş gibi sıra şimdi de "içeri"de mi? (Bu vesileyle, bir ay kadar önce Radikal'den Neşe Düzel ile "Şu F tipi'nin mimarıyla görüşmek ilginç olmaz mı?" diye konuştuğumuzu hatırladım. Haksız değilmişiz!)

Gördüğünüz gibi yazının sonuna ulaşmamıza rağmen Bekaroğlu'nun 6 sayfa tutan açıklamalarının onda birine ancak değinebildik. En iyisi ikinci bir "Mehmet Bekaroğlu'na övgü..." yazısı daha yazmak. Fazla mı kaçar? Hiç de değil... Çünkü Bekaroğlu, "kuşatmayı yaran" çok (ama çoook...) az sayıdaki milletvekilinden birisi. Hakkında bir de şu rivayet var: Kendisi FP içinde "gelenekçiler" olarak adlandırılan grup içinde yer alıyormuş. "Yenilik"i bilmem ama ne muhteşem "gelenek" bu böyle...


6 OCAK 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Kürşad Bumin

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...