![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Televoleler adamı komünist yapıyor gördüğünüz gibiGizli servis şefi "Bu Televoleler adamı komünist yapar" deyince, mal bulmuş Mağribi gibi atladılar konuya; her kanalın her programında, her düzeyden, her yaştan, her anlayıştan televizyoncu haftalarca gizli servis şefinin aslında ne demek istediğini tartıştı. En komiği de ne, biliyor musunuz? Bu tartışmaların üzerine, geçenlerde, Televole'nin mucidi ilan edilen Can adlı (soyismini hatırlayamıyorum) çocuğu ekrana çıkarıp sordular: "Şenkal Atasagun böyle böyle diyor, bu suçlamaya sen ne dersin?" diye. Korktu. Ezildi büzüldü çocuk. Ne desin? "Yok canım, olur mu hiç? Ülkemizi, bayrağımızı seviyoruz biz... Devletimize saygılıyız..." Ertuğrul Özkök'ün yönettiği gazeteden okuduğumuz habere göre, mankenler de konuyu kendi aralarında müzakere etmişler. En pahalı mankenimiz, "Ay bilmem ki vallahi" demiş, "Ben çekim var diye gelmiştim..." Görüyorsunuz ki, "Barika-i hakikat, müsademe-i efkardan doğmaya" devam ediyor. Konuşan Türkiye istemiyor muydunuz? Alın size konuşan Türkiye. İnşaallah, Ali Kırca da, üzerindeki 28 Şubat ataletini atıp bir "Siyaset Meydanı" ayarlar. Konu Babaıli'nin üçüncü sınıf yazarlarının ağzına sakız olmaktan kurtulur bu vesileyle. (Ali can derdinde çelebi... Ali, Etibank'-tan çektiği konut kredisini nasıl öderim tasasında...) Tartışma, Taksim'deki "yılbaşı terörü"nden sonra, yeniden gündemine geldi. "Televole'ler adamı komünist yapar mı?" Yapar. Yapıyor. Yılbaşı gecesi The Marmara'ya saldırıp cam çerçeve indirenlerin "zihniyet dünyası"nın nasıl şekillendiğini, şiddeti anonimleştirme güdüsünün nereden kaynaklandığını biliyor muyuz? Bunu "gereğince" çözebildik mi? Türkiye Cumhuriyeti, halihazırda, gelir dağılımı en bozuk 10 ülke arasında yer alıyor. Genç nüfusun üçte biri işsiz. Buna mukabil, siyaset kanalları kapalı. Geniş bir kesimde "adalet" duygusu zedelenmiş durumda. Bu olay sıkıştırılmış ve "gelir dağılımı mağduru" varoş ahalisinin bilinç dışı tepkisi olmaktan öte, bir anlamda, beklenen "sosyal patlama"nın da habercisiydi. Türk matbuatı, haberi, "Maganda dehşeti", "Ayak takımının isyanı" türünden alçaltıcı ve küçültücü ifadelerle geçiştirmeyi tercih etti ama, bu "sonuç"un ortaya çıkmasında, malum süreçte yamulup sapır sapır dökülen meslektaşlarımızın da payı var.
meyavuz@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|