YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

FP'de sorulmamış sorular

FP'de "Merkez"le "Yeni Oluşum" çizgisi arasındaki gerilim, "bölünme" endişesini derinleştirecek biçimde gelişti. İnsanlar, söylenmemesi gereken şeyleri söylediler. Muhtemel ki yarınlarda da söyleyecekler.

Oysa ben, tabanı da bölecek ve bölünmüş her iki grubun siyaseten silinmesi anlamına gelecek bir kopuşun, ne Merkez ne de Yeni Oluşum tarafından benimsenmeyeceğini sanıyorum.

Ben, bu noktaya gelirken her iki grup tarafından bazı soruların sorulmadığını, sorulsa bile cevaplarının sağlıklı verilmediğini düşünüyorum. "Sağlıklı"dan kastım da, olaya birey veya grup nefislerini aşarak yaklaşmak anlamını taşıyor.

Yeni Oluşum hangi sorular üzerinde düşünmeliydi meselâ:

-Yenileşme bir proje meselesi midir, yoksa hem proje hem kadro meselesi midir? Yani, diyelim yenilikçi grup, bir yenileşme projesi hazırlasa ve bunu partiye sunsa, parti bu projeyi kabul etse ve kendi içinden, bu projeyi hayata geçirecek bir yönetim kadrosu oluştursa, bu yenilikçilerin öngördüğü pespektife uygun düşer mi?

-Yenilikçiler, bir yenileşme projesinin, yeni bir kadro ile yürütülmesini olmazsa olmaz bir gereklilik olarak mı görmektedirler? Bunu farklı düşüncelerin de olmasının tabiî olduğu bir zeminde nasıl sağlamayı planlamışlardır?

-Yenileşme projesi FP içinde konuşulan bir mesele olduğuna, yani ilk sunulacağı platform FP bünyesi olduğuna göre yenilikçiler, nasıl bir konsensüs aramaktadırlar?

-Mevcut yönetim kadrosu, "Hadin, yenileme projesini hazırlayıp gelin, üzerinde parti olarak çalışalım, gerekirse kadro değişiklikleri de yapalım ve bölünmeden, partimizi Türkiye yönetimine hazırlayalım" gibi bir çağrı yaparsa, yenilikçilerin tavrı ne olur?

-Yenilikçiler, bir bölünmeyi göze almışlar mıdır, bölünmeyi önlemek için hangi projeyi geliştirmişlerdir, bir bölünme durumunda FP tabanından yüzde kaçlık bir oy alabileceklerini ümid etmektedirler? Bu yeni bir rüzgâr yakalamanın ilk basamağı olacak mıdır? Başka siyasi alanlardaki oylar "dağdaki kuş" misali olduğuna göre, bunların yeni oluşuma akması için bir proje hazırlığı var mıdır? Bu hareket, başka bütünleşmelerin ilk basamağı ise, başka siyasi toparlanışlarla bütünleşme yolunda herhangi bir iletişim sağlanmış mıdır?

-Ve çok daha önemli bir soru: Yenilikçi hareket, kendi içinde bir kadro bütünleşmesi içinde midir? Yeterince önünü görebilmekte midir?

Merkez ekibi de şu sorular üzerine düşünebilirdi:

-Bu siyasi çizginin Refahyol hükümeti denemesinden sonra bir özeleştiriye ihtiyacı var mıdır?

-Bu özeleştiri yapılmış, yeni bir vizyon oluşturulmuş mudur?

-Bu özeleştiri yapılmamışsa, bu partinin, yakın bir zamanda iktidar alternatifi olabileceği düşünülmekte midir? Halktan aldığı oy itibariyle ya da, Refahyol'un karşılaştığı anti demokratik durumlar itibariyle...

-Bizzat partinin tabanında yer alan ve islâmî hassasiyetlere sahip olduğunda kuşku bulunmayan toplum kesimlerinin, RP'ye ve FP'ye ciddi eleştiriler yönelttikleri bilgisine sahip midirler? Bunların partinin restorasyonuna hangi ölçüde yansıması gündemdedir?

-Şu an merkez yönetiminde bulunan insanlar, bir iç muhasebe yaptıklarında, yenileşme hareketini seslendiren insanları iyi niyetli bir proje hareketi olarak mı görmekte, yoksa tasfiye edilmesi gerekli bir rakip gibi mi değerlendirmektedir?

-Türkiye'nin genç nüfus yapısı, söylemden ayrı olarak kadro planında da siyasi çizginin bir yenileşme ihtiyacı bulunduğunu düşündürmekte midir? Erbakan Hoca'nın öngördüğü yenileşme projesi nedir, şu an merkez yönetiminde bulunanların yenileşme projesi nedir, bunlar yenilikçi hareketin öngörüleri ile ne kadar uzlaşmakta veya çelişmektedir?

-Merkez kadro, diyelim bir üniversite anfisinde her eğilimden bin kişilik bir öğrenci topluluğunun huzurunda FP çizgisinin eleştirilmesini istese, hangi noktalarda eleştirilebileceğini düşünmektedir? FP çizgisinin böyle bir "Genç Türkiye" prototipinin tahliline - eleştirisine - değerlendirmesine açılması nasıl karşılanır? Partinin aynı şekilde kadınlar, çocuklar, işçiler, köylüler, memurlar huzurunda hesaba çekilmesi düşünülseydi ne olurdu?

-Yeni oluşuma vücut veren insanlar, daha dün bu partinin yönetim kadrolarında yer aldıklarına, onların her alanda hizmetlerinden yararlanıldığına göre, kendinizi partinin sahibi, onları da partiyi alıp kaçmak isteyen muhtemel rakipler gibi görmek, bu sebeple doğmadan öldürmek veya onlara tasfiye duyguları ile yaklaşmak yerine, hem parti tezleri hem de kadrolar planında varsa yenileşme projelerinin görüşüleceği ortak zeminler hazırlamak daha sağlıklı olmaz mı?

-Yenilikçi hareketin ayrılması veya tasfiyesi halinde, bunun, bu siyasi misyona maliyetinin ne olacağı düşünülmektedir? Partinin yenilikçi kadrolar tarafından yönlendirilmesi ile bölünmesi arasında bir tercih yapmak gerekirse, merkez kadro hangisini tercih eder? Merkez kadronun kimi aktörlerinde "Bölünmek, partiye yenilikçilerin hakim olmasından daha iyidir" gibi bir düşüncenin daha sempatik bulunduğu anlar söz konusu mudur?

-Bu siyasi misyonun, zaman içinde kendi tabiî toplumsal zemininde bile sağlıklı bütünleşmeler temin edememesinin sebepleri nelerdir? Hangi iletişim kopukluğu söz konusudur bu alanda?


13 OCAK 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Ahmet Taşgetiren

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...