YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Dünya

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 


Siyaset mi asker mi?

Hükümetle TSK arasındaki son tartışmaları irdeleyen bir analiz yayınlayan The Economist dergisi, "Ülkelerinin modern bir demokrasiye sahip olmasını isteyen Türkler generallere karşı durabilir mi?" diye sordu.

Türkiye için 2001 yılı gri bir şekilde başladı. Son bir kaç haftada, ülke son yıllardaki en kötü ekonomik krizini, 32 cana mal olan kanlı cezaevi isyanlarını ve İstanbul gibi ticaret devi olan şehre yönelik terörist saldırı dalgalarını atlattı. Ölü bir polis ile intihar saldırısı düzenleyen teröristin kalıntılarının resimleri bir çok Türk'ün zihninde generalleri 1980'de darbe yapmaya yönelten sağ sol çatışmalarını hatırlattı. 9 Ocak'ta ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, "ülkeyi askeri rejime yönelmeye zorlayan belli güçler"i suçladı. Yılmaz'ın pek alışık olunmayan cesurca açıklamaları, 1999'da AB liderlerinin nihayet Türkiye'yi tam üyeliğe aday olarak kabul ettiğini açıklamasından beri şekillenen çatışmanın bir özeti gibiydi. Bu savaş, Türkiye'nin kusursuz bir Avrupa demokrasisi haline gelmesini isteyen Türkler'in çoğunluğu ile, Türkiye'nin Avrupa klubüne katılmak için gereken değişiklikleri yapması halinde nüfuzunun çoğunu kaybedecek üst düzey askerler ve diğer zengin ve güçlü insanları karşı karşıya getirdi.

Her şey çok iyi başlamıştı

Sadece bir kaç ay önce, liberal kanat kazanıyor gibi görünüyordu. Mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı'na seçilen eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer, hukukun üstünlüğünün desteklenmesi ve Türk siyasilerden Avrupa standartlarını yakalamaları çağrısında bulundu. Yeni mütevazı Cumhurbaşkanı, Atatürk'ten bu yana ilk kez bu kadar çok Türk'ün gönlünü kazandı ve kamuoyu yoklamalarında orduyu mağlup etti. 1999'da oluşturulan ve pek olası görülmeyen solcu Başbakan Bülent Ecevit, muhafazakar Yılmaz ve sağcı MHP lideri Devlet Bahçeli arasındaki koalisyon son yılların en istikrarlı yönetimlerinden birini oluşturdu. Bu koalisyon altında Türkiye, IMF'nin de yardımıyla hırslı bir ekonomik reform program başlatarak enflasyonu yüzde 70'lerden yüzde 39'lara indirdi. İçişleri Bakanı Saadettin Tantan, yolsuzlukların üzerine giderek eşi görülmemiş bir savaş başlattı. Bütün çete üyeleri tutaklandı hatta çok büyük balıklardan bazıları ağa yakalandı. Mesela, eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Murat Demirel hali hazırda Ankara cezaevinde. Enerji Bakanlığı'ndaki üst düzey yetkililerden yaklaşık yarım düzinesi rüşvet aldıkları gerekçesi ile görevden alınırken, yakında belki de yeğen Demirel'e katılacaklar.

İşler ters gitmeye başladı

Geçen yıl Hizbullah çökertildi. Öcalan'ın 1999'da yakalanmasının ardından PKK'nın ateşkes kararıyla Kürt sorunu hafifledi. Öcalan'ın yargılanma süreci bir çok Avrupalı gözlemci tarafından en adil ve özgür yargılama olarak nitelendirildi. Öcalan'a idam cezası verilmesine rağmen çok az insan onun asılacağına inanıyor. Kasım ayında MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, Kürtçe yayın yasağının kaldırılmasının Türkiye'nin çıkarına olacağı yönünde açıklama yaptı. Her şey yolundaydı. Fakat sonradan işler ters gitmeye başladı.

Genelkurmay Başkanlığı'nın "Kürt kültürel haklarını savunan insanların PKK ile aynı dili konuştuğu" yönündeki açıklaması için Başbakan Ecevit'in AB zirvesine katılmak için Fransa'ya gittiği günü seçmesi dikkat çekiciydi. Türk-AB ilişkileri bir darbe daha yemiş oldu. Bu gelişmeleri finansal karmaşa takip ederken, hükümet 10 bankaya el koydu, IMF ekenomik krizin atlatılması için 7 milyar dolarlık yeni kredi vermeyi kararlaştırdı. 19 Aralık'ta Türk askerleri 20 cezaevine açlık grevlerini bastırmak için operasyon başlattı. Televizyonlara yansıyan kendini yakan insan görüntüleri AB için iyi görüntüler değildi.

Katılım Ortaklığı Belgesi'ne karşı hazırlanan Ulusal Program'la Ecevit hükümetinin işleri yoluna koymak için bir şansı daha var. Sorun, bazı generaller tarafından teşvik edildiği şüphe götürmeyen MHP lideri Bahçeli'nin Kürt haklarına ve ordunun siyaset üzerindeki nüfuzunun azaltılmasına karşı direnmesidir.

Siyasiler generallere direnebilecek mi?

Yılmaz'ın 'ülkeyi askeri rejime döndürmek isteyen belli güçler'le ilgili açıklamasından bir gün önce Ecevit ilk kez ordunun siyasete karışmasını eleştirdi. Hürriyet gazetesinde yayınlanan ve ismi açıklanmayan bir generale atfedilen bir haberde, Enerji Bakanlığı'nda yapılan son operasyonun arkasında hükümetin değil askeri olduğunu açıklamasına karşı Ecevit, 'bu tip konuşmalar hukukun üstünlüğünü zedeler, bu konuyu ve bu insanların kim olduğunu araştıracağız" dedi.

Sonunda Türk siyasiler generallere karşı durma cüretini gösterebilecek mi? Eğer gösterebilirlerse, sözlerinin arkasında durmaları gerekecek. Yapacakları ilk iş, bir çok siyasi, gazeteci ve akademisyenin kendini parmaklıkların arkasında bulmasına yol açan Kürt hakları ve siyasi İslam'ı özgürce tartışmalarını yasaklayan ceza kanunlarını değiştirmek olacaktır. Ayrıca, Türkiye'nin en büyük partilerinden biri olan Fazilet Partisi'nin ve Kürt partisi Hadep'in kapatılmasını engelleyebilirler.

Cumhurbaşkanı'nın acımasız İslam karşıtı başsavcı Vural Savaş'ın görev süresinin uzatılmasını reddettmesi ve parlamentonun general tarafından karış çıkılan siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştırıcı önlemler alması konusunda baskı yapması da cesaret verici bir gelişmedir.




Kağıda basmak için tıklayın.

Komutandan AB mesajı
Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Nahit Şenoğul: Türkiye'nin AB üyelik sürecinde üniter yapı ve ulus devletinin zarar görmesinden endişe ediyoruz.
ABD-Rusya krizi kapıda
Bush'un Savunma Bakanı Rumsfeld, ABD'nin politikalarında önemli değişikliklere gideceklerini ve bir numaralı önceliği, Rusya ve Çin'in karşı çıktığı Füze Savunma Sistemi'nin kurulmasına vereceklerini söyledi.

İngiliz askerler kontrolden geçecek İngiltere hükümeti, zayıflatılmış uranyumun yol açtığı radyasyona maruz kalma kaygısı içinde olan Körfez savaşında görev yapmış İngiliz askerlerinin tıbbi testlerden geçirilebileceğini açıkladı. İngiltere Savunma Bakanı Geoff Hoon, Savunma Bakanlığı tarafından uygulanan testlerin dışında, bağımsız doktorların testlerinin de uygulanabilme olasılığını inceleyeceğini belirtti. Körfez savaşında, 1999'da Kosova'da olduğu gibi, zayıflatılmış uranyum içeren mühimmat kullanılmıştı. Körfez savaşında görev yapan askerler, Balkanlar'da görev yapan meslektaşları gibi sağlıklarından endişe ediyorlar. Öte yandan Rusya Savunma Bakanı İgor Sergeyev'in, gelecek ay başında yapması öngörülen Yugoslavya ziyareti sırasında bu konuyu gündeme getireceği bildirildi.

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...