![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Fotoğraf artık kartpostal olduGerek Hükümet, gerekse askeri kesim, şeklen de olsa, en azından Avrupa Birliği üyesi ülkelere karşı bir yarı-askeri rejim görüntüsü vermemek için ifadeler dillendirdiler. Bu ifadeler birbirine 'düğümlendi' ve tam aksi bir sonuç doğurdu. Sonuçta yarı-askeri rejim görüntüsü beslendi. Artık tek tek olaylarda çekilen yarı-askeri rejim 'fotoğrafı', tek tek olayların fotoğrafı olmaktan çıkarak, Türkiye'nin uluslararası çevrelerde dolaşan 'kartpostalı' haline geldi... Silahlı Kuvvetler, açıklamayı yaptığı söylenen askeri yetkilinin 'titiz' araştırmalara rağmen bulunamadığını, münferit açıklamaların TSK'yı bağlamayacağını ifade etti. Bu ifadeye rağmen kapatılamayan büyük bir 'boşluk' var ortada: Geçmişte sık sık 'gizli bir askeri yetkili'ye dayanılarak yapılan haberlere TSK'dan bir yalanlama gelmemiştir. Bu durumda, son açıklamada ifade edildiği gibi, münferit açıklamalar TSK'yı bağlamıyorsa ve yapılması gereken bir açıklama varsa bunun Genelkurmay Başkanlığı'nca yapıldığı söyleniyorsa, neden şimdiye kadar 'ismi gizli bir askeri yetkili' başlığı altında yapılan siyasi açıklamalar yalanlanmamıştır, sorusu ortada kalmaktadır. Bunun yanı sıra, Mesut Yılmaz'ın askeri dönemlerde daha çok yolsuzluk olduğu şeklindeki sözlerinin, 'iftira' nitelemesiyle biten bir cümlenin başında yer alması, askeri darbeler ile araya 'mesafe koymayan' bir yaklaşım olmaktadır ve bu da askerin Avrupa Birliği'ne karşıymış gibi gösterilmekten duyduğu rahatsızlıkla çelişmektedir. Askeri dönemlere karşı olmayan bir AB taraftarlığı nasıl tutarlı olabilir ki? Hükümetin durumu ise tam anlamıyla vahimdir... Başbakan Ecevit, Hükümeti yetkisiz ve etkisiz gösteren ve kaynağı 'titiz' araştırmalara rağmen hala bulunamayan açıklamanın sahibinin bulunmasını isterken, verilecek her cevaptan tatmin olmaya hazır olduğunu belli eden bir yaklaşımı baştan sahiplendi. İlgili açıklamanın arkasında hangi kurumların bulunmadığını saydıktan sonra, 'gizli görevliler'den bahsetti Başbakan. Bir ülkede, açıkça belli 'tertip'lere işaret ettiği izlenimi veren bir açıklamanın ardında kimlerin/nelerin olmadığını sayarken, ülkenin en temel kurumlarını sıralamak zorunda kalıyorsa Başbakan, bu bile tek başına herşeyi anlatmaya yeter. Mesut Yılmaz ise otoriterlik ve demokratlık arasında 'döngüsel' olarak gezinen siyasi söylemlerini, ilk fırsatta terketmek üzere sahiplendiği son demokratlık aşamasında, TSK'ya iftira ettiği suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Benzer sertlikteki açıklamalarla ilk defa karşı karşıya kalmıyor Yılmaz. Ya kanunlar çerçevesinde gereğini yapmasını, ya da istifa etmesini gerektiren böyle açıklamalar karşısında Yılmaz, hemen otoriterlik savunusu frekansına geçerek durumu kurtarıyor. Bu kadar demokrasi dedikten ve demokrasi dediği için suçlamalara maruz kaldıktan sonra yine de yola devam eden siyasetçiler içinde liderliği kimseye kaptırmayan Süleyman Demirel'in liderliğini bile aldı Yılmaz ve arayı da süratle açarak rekora gidiyor... Durum, aslında hiçbir yoruma yer bırakmayacak kadar açıktır. Çeşitli tartışmalarla ortaya çıkan ve daha çok askerle muhalefetin karşı karşıya gelmesi görüntüsünde olan tartışmaların demokrasiyi ne hale soktuğu 'istikrar' adına örtbas edildi şimdiye kadar. Oysa o tartışmalarda Türkiye dünyaya bir yarı-askeri rejim gibi zaten görünmekteydi. Şimdi ise varlığını siyasete balans ayarı yapılması demek olan 'istikrar'a borçlu olan Hükümetle asker karşı karşıya geldi. Mevcut istikrar şemasının siyasetin alanını iyice daralttığı gözönüne alınırsa, bu kadarcık siyasete bile soluk alanı kalmadığı ortaya çıkıyor. Bunun hemen yanında ise bu kadarcık siyaset üretme kabiliyetine sahip bir siyasi odağın kalmadığı da belirginleşiyor. Herşey Türkiye'nin dünyadan 'tehlikeli' bir biçimde kopmakta olduğunu gösteriyor... Asker-muhalefet tartışmasında sık sık tekrarlanmasına rağmen, her seferinde tek kare 'fotoğraf' olduğu söylenen şeyin, asker-Hükümet tartışmasıyla birlikte 'kartpostal' olduğu ortaya çıktı. Ve bu kartpostal, askerlerin deyimiyle, Türkiye'nin 'stratejik güvenliğini' ilgilendiren tüm süreçlerde ve uluslararası zeminlerde maalesef Türkiye'nin çıkarları aleyhine dolaştırılıyor... Not: Kanal 7 televizyonun ana haber bülteninin sunucusu Ahmet Hakan Coşkun, 'Istırabın Daimileştirilmesi' adlı yazımda değindiğim Kanal 7'nin haber politikası üzerine, Yeni Binyıl gazetesi tarafından sorulan bir soruya cevap vermiş. Artık kapanan gazetenin son sayısında çıkan bu cevapta, yazılarımın birçoğunun kendisi için anlaşılmaz olduğunu söylemiş. Ahmet H. Coşkun'un yazılarımı anlamamasını 'normal' bulurum. Bunun yanı sıra Coşkun, ilgili yazım için, 'Eleştiriyi direkt söylemeyip, meramını anlatamayan bir yazı' demiş. Coşkun'un bu ifadesini de son derece 'doğal' buluyorum; benim hassasiyet gösterdiğim meram ile bahsettiğim haber politikasının arkasındaki meramın birbiriyle uzlaşmaz ve tamamen zıt noktalarda olduğu açıktır çünkü. Aradaki kesin uzlaşmazlık ve açık zıtlık da basit bir politik kavrayış ya da toplumsal duruş çelişkisi değil, tam anlamıyla ontolojik bir çelişkidir. Önemli olan, okuyucu dostlarımızın, anlatmak istediğim meramı paylaşıyor ve kendi gündemlerine taşıyor olmalarıdır. Yazımdan sonra gelen değerlendirmeler ise, okuyucu dostların ilgili yayın ve özellikle haber politikasına dönük olumsuz tepkilerinin çok küçük bir kısmını benim köşeme taşıyabildiğimi göstermiştir. Eleştiriyi direkt söylemediğim meselesi ise, Coşkun'un eleştiriyi 'tanıma' eşiği ile ilgilidir. Eleştiriyi, Kanal 7 özelinde yapmak, ilgi sahama zaten girmez, sadece yazdığım çerçeveye gönderme yaparak, bu çerçeve içinde Kanal 7'nin ne ifade ettiği hakkında soruları olan okuyucu dostlarımıza, 'Ne olup bittiğinin farkında olduğumuzu', iletmek üzere Kanal 7 meselesini yazıma aldım. Anlaşılan ilgili değinme okuyucu dostlara yeterli gelse de, başka yerlere yeterli gelmemiş. Bu sebeple ilerleyen günlerde, 'iletişim' ve 'hakikat' arasındaki bağlantıları da ele alarak, tamamen Kanal 7 özelinde, örneklendirerek ve ayrıntılı birkaç yazı daha yazmayı düşünüyorum. (Ö.Ç.)
ocelik@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|