YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Ölüm hafife alınamaz

Meclis'teki tartışmalar sırasında hayatını kaybeden DYP'ye mensup bir milletvekilinin ölümünden iki milletvekili sorumlu tutulan MHP'nin tavrı pek anlaşılır gibi değil. Olanı doğal karşılıyor MHP, daha kötüsü herkesin de doğal karşılamasını istiyor. Yüksek perdeden eleştirilerle karşılaştıklarında MHP sözcülerinin takındıkları tavır görmeye değer; onları izlemek bile azap veriyor...

Ölüm, hemen bütün kültürlerde, meşruiyetin en kalın çektiği çizgidir. Bugünün uygarlığı, başkalarının canına kast etmiş kanlı kâtillerin bile öldürülmesine karşı çıkıyor. Sebebi gayet basit: Her yanlışın bir telâfisi olabilir, çaresi ve telâfisi bulunmayan en keskin sondur ölüm; nâdiren de olsa yanılabildiği bilinen yargının yanlış bir insanı öldürebileceği düşüncesiyle idama karşı çıkılıyor... Ölenle ölünmüyor, bu doğru; ancak ölüme sebep olan da hiçbir zaman hoş görülmüyor...

MHP, bugüne kadar kendisine yöneltilen eleştirilere kulak tıkayarak politika yapmayı başardı. Bu politika Devlet Bahçeli'nin lider kişiliğinden kaynaklanıyor. MHP'liler muhalefetle karşılaşacaklarını bildikleri ortamlara girmiyorlar; konuşmaları, görüş açıklamaları arzu edilmiyor. MHP yönetimi, tabanı etkileyebilecek medya organlarına, gazetelere ve gazetecilere karşı daha da sert davranıyor; haklı ve doğru da olsa eleştirilerden hoşlanmadığını her fırsatta belli ediyor... Sonuçta, "MHP" denildiğinde, akla, elle tutulur hemen hemen hiçbir şey gelmiyor. MHP'nin yaptığı 'suskunluk politikası'; bugüne kadar -kısmen- başarılı olmuş bir politika bu...

Oysa, Fevzi Şıhanlıoğlu'nun ölümü, o ölüme yol açan olay, o olayın çıkmasını sağlayan gelişmeler, artık suskunluğu imkânsız kılıyor. "MHP'nin anlaşılmaz tavrı" ölüm sonrasında daha da sırıtıyor. Siyasi nezaket, vefat eden milletvekilinin ailesine ve içinde yer aldığı DYP yönetimine başsağlığı dilemeyi gerektiriyor; ancak Tansu Çiller'i şaşkınlığa düşürecek nezaketsizlik hâlâ sürüyor. Elbette MHP'liler de milletvekilinin ölümünden üzgünler, bunu tahmin zor değil; ancak bu üzgünlüklerini ifadede olağanüstü hasis davranıyorlar.

Uzun zaman Meclis'ten uzak kalmış bir parti MHP; temsil edildiği dönemlerde de bugünkü kadar çok sayıda milletvekilini Meclis'e sokamamıştı. Grubunun ezici çoğunluğu deneyimsiz politikacılardan oluşuyor MHP'nin; bu bakımdan yanlışlık yapmaları doğal. Ancak, başkalarının kasıtlı yanlışlığına yumruk olmayı kabul etmeleri pek akıllıca değil. Oysa, MHP, Şıhanlıoğlu'nun ölümüne yol açan oturumda, yarın kendisinin de şikâyet edeceği anlamsız bir tüzük değişikliği için silâhşörlüğü benimsemiş göründü.

Muhalefetin değişmesine itiraz ettiği içtüzük maddesi, Meclis'in asli görevi olan yasama hakkını sınırlamayla ilgili. Hızlılığın sağlanması gerekçesiyle, görüşmelerde her maddenin ayrı ayrı ele alınması ve tartışılması geleneği bozulmak isteniyor. Esasen yasama hakkını gereğince özgür kullanamıyor Meclis; yasalaştırılacak tasarılar üzerinde gerçek söz sahibi MGK ve üç lider... Komisyonlar ve genel kurul, bakanların imzasıyla önlerine gelen metni, iktidar çoğunluğunun arzusu istikametinde yasalaştırıyor. Muhalefetin bütün yapabildiği, içtüzüğün sağladığı konuşma haklarını kullanarak sesini vatandaşa duyurmaktan ibaret; TRT-3'ün naklen yayınları bu çabanın kitlelere ulaşmasını sağlıyor...

Canı pahasına bu değişikliğe karşı çıkan muhalefet elbette yerinde sâbit değil; bugünün iktidarı veya iktidarı oluşturan partileri, gün gelip devrânın dönmesiyle kendilerini muhalefette bulabilirler. Canlarını dişlerine takarak, ölümü göze alarak, 'saplantılı' başbakanın zorladığı anlamsız değişikliği önlemeye çalışan bugünün muhalefeti, bu çabayı, biraz da 'yarın' kendi konumlarına düşebilecek DSP, MHP ve ANAP için gösteriyorlar. Başbakan Ecevit'in 'yarın' diye bir derdi olmayabilir, ama gerçek bu. Bir milletvekilinin ölümünün, bütün Meclis'e ve özellikle MHP'ye, bu gerçeği hatırlatması gerekirdi.

İlkokul öğrencileri bile, bir ülkede, partilerin varlığının, iktidarların tek veya bir çok partiden oluşmasının, o ülkeyi demokratik yapmaya yetmeyeceğini bilir; muhalefeti bulunan ve eleştiriye tahammül edilen sistemin adıdır demokrasi. Siyasetteki ağırlığıyla mütenasip olmayan deneyimi, MHP'nin bunu tam anlamıyla idrakini engelliyor olmalı...

Ölüm ciddi bir olaydır, asla hafife alınmamalı.


4 ŞUBAT 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Fehmi Koru

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...