![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Siyonizmi azaltma süreci olabilir mi?Ariel Şaron, İsrail toplumundan yüzde 60 oy aldı. İsrail toplumunun bazı kesimlerinden aldığı oy oranı yüzde 67'leri buluyor. Ariel Şaron'un siyasî-ideolojik kimliği biliniyor. O bir Likud adayı ve Likud aşırı sağcı, aşırı siyonist bir siyasî hareket. Şaron Beyrut kasabı. Sabra-Şatilla katliamının sorumlusu. Harem- i Şerif ziyaretiyle en son intifadanın fitilini çeken siyasetçi. "Kudüs'ü unutursam dilim damağıma yapışsın, elerim kurusun" diyerek barış görüşmelerinin en kritik konusunda meydan okuyan, "Araplar beni, ben Araplar'ı tanırım" diyerek, Sabra-Şatilla çağrışımlarını yenileyen, ellerinden kan damlayan bir politikacı... Tam bir siyonist köktendinci. Ya da "köktendinci" tanımını yapmakta zorlananlar için tipik bir örnek! Ve İsrail toplumundan aldığı oy yüzde 60. Bu, hiç kuşkusuz İsrail toplumunda siyonist köktendinciliğin ve buna dayalı tedhiş politikasının yükselişinin göstergesi. Demek Ortadoğu'da, Barak'ın sınırlı barış taraftarlığını bile reddeden dinamit gibi bir toplumsal birikim söz konusu. Şimdi biraz konuyu değiştirelim. Türkiye'de, dışındakiler tarafından "İslâmcı" diye nitelenen bir partinin oy oranı yüzde 20'yi geçtiğinde 28 Şubat süreci başladı. Bizzat kapatma dâvâsını açan Başsavcı, "Oy oranı bu kadar yükselmeseydi kapatma davası açılmazdı" açıklamasını yaptı. Anlaşılıyor ki, ekonomi, kültür, bürokrasi, eğitim gibi toplum hayatının başka alanlarında da "İslâm"ın kabul edilebilir bir oranın üzerine çıktığı kanaatine varılmış ve 28 Şubat süreciyle bir "azaltma" operasyonu başlatılmıştı. Bu operasyonun NATO'ya kadar uzanan uluslararası boyutları da söz konusu idi. Türkiye halen, bir ucu kişiliklere kadar uzanan "İslâm'ı azaltma operasyonu"nu yaşıyor. Aslında, tüm İslâm coğrafyasında İslâm'a yönelik bir "azaltma operasyonu"nun yaşandığını söylemek yanlış olmaz. Avusturya'da "milliyetçi" çizgisiyle tanınan Haydar fazla gelmişti kısa süre önce ve başbakanlığı engellenmişti. Oysa Haydar kendi halkından yeterli oyu almıştı. Ancak Avrupa kuşatması onu kısa srede pes ettirdi. Soru şu: Acaba size göre Ariel Şaron'a karşı bir 28 Şubat süreci başlatılabilir mi? Uluslararası camiada bu akla gelir mi, yerel planda bu düşünülebilir mi? Yani şöyle bir mantık harekete geçer mi? "Siyonizm artık çok oldu, bu hem bölge barışını hem iç dengeleri alt üst ediyor. Bu kadar aşırı Yahudi milliyetçiliğini kimseye izah edemeyiz. Bu İsrail'in güvenliği için de bir iç tehdit oluşturuyor. Siyonizmi azaltıcı bir süreç başlatılmalıdır. Hem toplumsal algılama, hem kurumlar planında Siyonist çizgi seyreltilmelidir." Böyle bir mantık sergilenebilir, daha ötede ülkenin dinamik güçleri Şaron'u alaşağı edip bu köktendinci haraketin bölgeyi ateşe vermesine mani olabilir mi? Uluslararası camiada bu siyonist köktendinciliğe karşı bir kuşatma harekâtı başlatılabilir mi? Meselâ NATO, böyle bir operasyonun patronluğunu yapar mı? "İslâmî köktendinciliğe" karşı harekete geçirilen İslâm ülkeleri yönetimleri, bu siyonist köktendincilik karşısında bir ortak eylem düşünebilirler mi? Meselâ Türkiye, Asya ülkelerine gidip, siyonist köktendinciliğe karşı mücadele stratejilerini paylaşma teklifinde bulunabilir mi? Hiç sanmıyorum. Hiç! Çünkü içerde prim yapıyor köktendinci siyonizm. Ve çünkü dışarda, İsrail'den gelen her olguyu, bir biçimde kutsayacak bir "sayanist" destek söz konusu... "Siyonist" değil, "sayanist" destekten söz ediyorum. Bu ifadeye Gordon Thomas'ın "Gideon'un Casusları-Mossad'ın Gizli Tarihi" isimli kitapta rastladım. Şöyle anlatıyor Gordon Thomas "Sayan" vakıasını. "(Mossad Başkanı) Meir Amit, sahada çalışan ajanlarının desteğe ihtiyaçları olduğunu farketmişti. Sayanim'i, yani gönüllü Yahudi yardımcıları yarattı. Her sayan, dünya Yahudi topluluğundaki dayanışma ve bağlılığın birer örneği idi. Kendi ülkesine olan sadakati ne olursa olsun, son analizde, bir sayan İsrail'e çok daha büyük, neredeyse mistik bir sadakat hissediyor, onu düşmanlarından korumak ihtiyacını duyuyordu. ....Sayanim olmasa Mossad olmazdı.....1998 yılında İngiltere'de dört binden fazla sayanim vardı. Birleşik Devletler'dekilerin sayısı ise bunun dört katını buluyordu." (s. 57-58, Sabah Yay. çev. Durul Salman) Böyle bir uluslararası "gönüllü" destek söz konusu İsrail politikalarının arkasında. Ve bunun yanında Mossad'ın Psikolojik Savaş Bölümü (LAP)'nün ürettiği "yalana dayalı binlerce haber"le beslenen uluslarası medya... (Aynı eser, s. 59) O yüzden İsrail'in altını kanla imzaladığı binlerce cinayet görülmez, savaş suçu bir biçimde içe sindirilir, Şaron yüzde 60'la iktidar olur dünyanın gözü önünde... İsrail'in 28 Şubat'ı olmaz, aksine 28 Şubat sürecinden en çok yararlanan ülke olur İsrail. Ben diyorum ki dünya, Şaron'la birlikte köktendinci siyonist tırmanışı da dikkate almalı.
atasgetiren@yenisafak.com
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|