YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Kültür

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama


Bir çınar daha devrildi

AHMET KABAKLI VEFAT ETTİ

Türk basınının "şeyh-ül muharririn"i, yayın dünyasının yazar ve şairi, düşünce dünyamızın önemli mütefekkiri, eğitim dünyamızın vefalı hocası Ahmet Kabaklı

Hakk'a yürüdü. Kendisini rahmetle anıyoruz.

Türk basınının Şeyh-ül Muharririn'i gazeteci-yazar Ahmet Kabaklı Hakk'ın rahmetine kavuştu. Ahmet Kabaklı, bir süre önce açık kalp ameliyatı olduğu Florance Nightingale Hastanesi'nde, dün saat 14:20 sıralarında 'kalp yetmezliği' nedeniyle hayatını kaybetti.

Florance Nightingale Hastanesi'nde 2 ay önce açık kalp ameliyatı olan Kabaklı, dün aynı hastane vefat etti. Ameliyat olduğu gün eşi vefat eden Ahmet Kabaklı bir süredir, Florance Nightingale Hastanesi'nde tedavi görüyordu. Kabaklı'nın cenazesi yarın Fatih Camii'nde kılınacak öğle namazının ardından vasiyeti üzerine, eşi Meşkure Hanım'ın Eyüp'teki mezarının yanında toprağa verilecek.

Ömrünü ilme ve özellikle edebiyata adayan Ahmet Kabaklı, Türk Edebiyatı'na adeta âşıktı. 1972 yılından beri Türk Edebiyat Cemiyeti adına çıkan ve kuruluşunda yer aldığı Türk Edebiyatı dergisini yayınlamaktaydı. Ahmed Kabaklı'nın en büyük eseri "Türk Edebiyatı" adıyla üç cilt halinde yayınlanmıştır. Ayrıca Charles Dickens'ten çevirdiği Pikvik'in Maceraları (1962) adlı tercüme bir mizah ve ibret romanı, Ahmed Rasim'den sadeleştirdiği Şehir Mektubları (Cild-1, 1971), 1001 Temel Eser dizisinin 70 numaralı eseri olarak çıkan, Aziz Efendi'den aktardığı Muhayyelat-ı Aziz Efendi (1973) adlı eserleri vardır. Diğer edebi eserleri Mehmed Akif, Yunus Emre ve Mevlana adlı monografilerdir. İktisadi, sosyal eserleri ise: Müslüman Türkiye, Mabed ve Millet, Kültür Emperyalizmi, Bürokrasi ve Biz, Bizim Alkibiades. En son eseri olan Temellerin Duruşması'nda ise cumhuriyet devri çeşitli yönlerden ele alınmıştır.

Ahmet Kabaklı; bir ömür emek

Ahmet Kabaklı 1924'de Harput'ta doğdu. İlk, orta, lise tahsilini Elazığ'da yaptıktan sonra 1944'te, İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu parasız yatılı imtihanını kazanarak, Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü'nü bitirdi. 1951-56 arası Aydın Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1956'da MEB tarafından Paris'e gönderildi. Dönüşünde 11 yıl boyunca edebiyat öğretmenliğine devam etti. Aydın'da edebiyat öğretmeni iken Ankara Hukuk Fakültesi'nde hukuk okudu. İlk yazısı, 1947'de Son Saat gazetesinde çıkan Yunus Emre'ye dair bir makaledir. Bu tarihten sonra Hareket, Bizim Türkiye, Hisar dergilerinde şiirler, polemik yazılar ve edebi makaleler yazan Ahmed Kabaklı, 1956'da Tercüman gazetesinin fıkra yarışmasını, Y. Kadri Karaosmanoğlu, Cihad Baban ve Kadircan Kaflı'nın teşkil ettikleri jürinin kararıyla kazandı. Bu gazetede 1961'den itibaren 20 sene kadar "Gün Işığında" başlığıyla yazılar yazmıştı. Kabaklı, son olarak uzun yıllardır çalıştığı Türkiye gazetesinde başyazarlık yapmakta, aynı adla köşe yazıları yazmaktaydı.

ARDINDAN...

Nazlı Ilıcak:

"Ahmet Kabaklı'yla beraber Tercüman'da yıllarca çalıştık. Çok değer verdiğimiz, mesleğin duayeni bir yazar, bir fikir adamı, bir edebiyatçıydı. Nezaket ve alçakgönüllülükle insanlara yaklaşır, dostluklara çok önem verirdi. Allah rahmet eylesin."

Hüsrev Hatemi:

"Anılarından öğrendiğimize göre Ahmet Kabaklı Hoca'nın hayatında bazı değişimler olmuş. Bohem yaşadığı bir dönem olmuş mesela. "Bu Gelen Kadın Sesidir" şiiri alay etmek isteyenlerin elinde kötü bir şeymiş gibi gösterilir. Halbuki bu şiir, çok masum, neşeli bir şiirdir. Ben 1984 öncesi devirlerini pek bilmiyorum. Ama gayri çelebi olmayan biri, birden bire çelebi olmaz. İnanıyorum ki hoca, benim tanımadan önce de çelebi mizaçlı biriydi. İnsansever, yumuşak ve sertlik yapmadan insanları izleyen ve eleştiren bir insandı. Allah'tan rahmet dilerim."

Mustafa Kutlu:

"Rahmetli hocamız, yaşayan büyük hocalar neslinin son temsilcilerindendi. Gerek eğitim camiasına verdiği hizmetler, gerekse edebiyatımız için yaptıklarıyla daima anılacaktır. Onun gazeteciliği de çok uzun seneler sürmüş bir faaliyet olarak bu edebiyatçı kişiliğinin önünde durmuştur. Ve fakat bizim için gazeteciliği kadar dergiciliği, Edebiyat Vakfı kuruculuğu, buradaki faliyetleri, yetiştirdiği talebeleri, fikirleri ve kişiliğiyle daima rahmetle ve sevgiyle anılacak bir şahsiyettir. Mekanı cennet olsun."

Ahmet Taşgetiren:

"Ahmet Kabaklı Hoca'yla Türk Edebiyatı Vakfı ve Türk Edebiyatı dergisi dolayısıyla iki yıl kadar çok yakın beraberliğimiz oldu. Türkiye'nin ve milletimizin davaları konusunda hassas bir yüreğe tanık oldum o süre içinde. Kendi içini hep güzelliklere doğru yoğuran, son zamanlarda çok daha derin bir gönül dünyası inşa eden, güzel bir insandı. Türkiye'nin çok zor günlerinde doğrulardan yana, milletten yana bir hasssasiyeti seslendirdi. Hep dolu yaşadı, kendisine Allah'tan rahmet diliyorum, çok geniş bir öğrenci ve seven kitlesi bulunduğunu düşünüyorum onlara, milletimize başsağlığı diliyorum.

Esat Kabaklı:

"Amcamızı herkes çok iyi biliyor. Türk-İslâm âlemi için elinden gelen herşeyi yapan birisiydi. Ailemizin bütün dertlerini dinler, sorunlarımızla ilgilenirdi. Hepimiz onun çizgisinde gitmeye ve onu örnek almaya çalıştık. O bizim için bir amcadan öte bir baba gibiydi."

İskender Pala:

"Bizim neslin hocasıydı. Bir bayrak açmıştı. Edebiyata, şiire hiç kimsenin iltifat etmediği bir zamanda Türk Edebiyatı Vakfı'nı kuracak kadar edebiyata ve sanata gönül vermişti. Çok üzgünüz. Yaptığı hizmetler unutulmayacaktır. Türkiye'nin ender yetiştirdiği insanlardan biridir. Ona borcumuz çok. Dualarımız O'nunla."

Gültekin Sâmanoğlu:

"Ahmet Kabaklı, 50 seneden fazla bir süredir dostum, arkadaşım olan edebiyatçı, yazar, mütefekkir, çok önemli bir şahsiyettir. Türk Edebiyatı Vakfı'nı birlikte kurduk. Derin bir üzüntü içindeyim. Milletimiz için büyük kayıp."

Sevinç Çokum:

"Zaman zaman Kabaklı Hocamız gibi seçilmiş insanları bugüne değil de erdemin bilginin ve benzeri güzelliklerin bulunduğu çağlara yaraştırmışımdır. Edebiyatın en güzel tonunda seslendi kalabalıklara. Hepimiz bu yağmurdan nasiplendik şükür ki... Güzel geldi, güzele gitti. Mekanı cennet olsun..."

Yavuz Bahadıroğlu:

"Çok değerli bir insanı kaybettik. Onunla 1971 yılından bu yana yakın dosttuk. Türkiye için çok şeyler yaptı. Gönül insanlarının yetişmesine katkısı oldu. İnsanlar kitaplarıyla ebedileşirler. O da öyle ebedileşip yüreklerde abideleşecek birisi. Allah rahmet eylesin."




Kağıda basmak için tıklayın.

Bilgi'de Alman deneysel sineması
Alternatif sinema gösterimleri yapan Bilgi'de Sinema, Japon animasyon sinemasını, Alman deneysel sinemasını ve ünlü Alman yönetmen Wim Wenders'i konuk ediyor.
Zeugma duvar resimleri sergisi
Gaziantep'deki antik Zeugma Kenti'nin Birecik Barajı suları altında kalan kısmından çıkarılarak kurtarılan tarihi eserlerin restorasyon işlemlerinin ilk etabı tamamlandı. Freks olarak bilinen duvar resimlerinin yüzde 40'lık bölümünün restorasyonunun yapıldığı ve sergiye hazır hale getirildiği belirtildi. 13 kişilik ekip çalışması sonucunda her biri duvar büyüklüğündeki 90 freksin 25 tanesi orijinal görüntüsüne kavuştu. Eserler Haziran ayında sergilenecek.


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...