![]() |
![]() |
![]() |
| Türkiye'nin birikimi... |
|
|
|
|
Derin millet burnundan soluyor!.Önceki gün, bir arkadaşımla, Cağaloğlu'ndan Kapalıçarşı'ya girdik.. Oradan Beyazıt Meydanı - Mercan Yokuşu - Sultanhamam - Tahtakale - Sirkeci - Mısır Çarşısı güzergahını, yürüyerek geçtik.. Dört saate yakın bu yürüyüşte, esnafla, vatandaşlarla konuştuk.. Dükkanlara girdik, işporta tezgahlarındaki fiyatlara baktık.. Aldığımız izlenimlerden bir tanesini aktarayım.. Sirkeci piyasasının en eskilerinden bir dükkan sahibi, şunları söyledi: - Hiç satış yapamadığımız günlerde bile, öğle vaktine kadar kasamıza 1-2 milyon lira girerdi.. Dört gündür, bu dükkanda siftah yapamadan kepenkleri indiriyoruz her akşam.. Mısırçarşısı'nda bir vatandaş yolumuzu kesti.. - Ekmek satışlarında bile düşüş var.. Millet karnını zor doyuruyor, dedi.. Sirkeci-Eminönü piyasasında, ödenemeyen çek ve senetlerin oranının, yüzde 70'lere vurduğunu anlattılar bize.. Geçen hafta, Konya'da konuştuğumuz işadamları da, aynı tabloyu yansıtmıştı.. Şişli-Nişantaşı gibi, daha pahalı mallara dönük piyasalarda da durum aynı.. Ünlü bir dünya markasının lüks mallarını pazarlayan bir tüccar da, aylardır, durgunluktan ötürü nefes alamadıklarından dert yandı geçen gün.. İşçinin, köylünün, memurun hali ise, daha da acıklı.. Bizim tekelci basına bakarsanız, Türkiye gündeminin en önemli konuları belli.. - Esad Coşan neden Süleymaniye'ye defnediliyor? - Nazım Hikmet'in cenazesi, neden hâlâ Türkiye'ye gelmedi? Biraz projektörlerini "Derin Türkiye'ye" ve hiç olmazsa "medya"ya çevirseler, şu anda Türk basınının en önemli sorununun "işsiz gazeteciler" ve "medyadaki bağımlılık" olduğunu görürler.. Etibank'ı batıran kadro, şimdi kendi günahlarını, Sabah grubundaki yüzlerce emekçiyi işten çıkartarak ödüyor.. Bu işten çıkartmalar, sari bir hastalık gibi, iletişim sektörünün diğer dallarına da atladı.. Ama "tekelci medya"dan hiç ses çıkmıyor.. İşten atılmayanlar, bunun karşılığında, işten atılanların durumunu sessizlik içinde izliyor.. "Ankara'dakiler"in kötü yönetimi konusunda da, çıt bile çıkmıyor.. Ama derin millet, burnundan solumakta.. Biraz plazalarından çıkıp, halkın arasına girseler.. Korumalarını yanlarına almadan, "derin millet"in arasına bir girebilseler.. Manşetler de, köşe yazıları da, öyle bir değişir ki.. İşin garibi, medya tarafından ayıpları örtülen koalisyon iktidarı da, artık tabanlarının kalmadığının farkında.. Onları sadece, "göbeğinden Ankara'ya bağlı olanlar" tutuyor ayakta.. "Bülent Ecevit-Mesut Yılmaz-Devlet Bahçeli" üçlüsü, "Dinç Bilgin-Zafer Mutlu" ikilisi kadar tutarlı ve başarılı görülüyor halk katında.. "Üçlü"nün ekonomik kaderi İMF'ye, "ikili"nin kaderi de Ankara'ya bağlı değil mi? Türkiye burnundan soluyor.. İktidardakiler, kendilerine İMF tarafından sunulan anti-enflasyonist programın başarılı olması için, durgunluk ve işsizlik yaşanması gerektiğini topluma anlatamadı.. Şimdi sanayiciyi, tüccarı, esnafı toplayıp, "ne derdiniz var" diye soruyorlar.. Medya, çıkarları karşılığında pompaladığı iktidarı, eleştiremedi.. Medya, son dönemini "muhalefete muhalefet" ederek geçirdi.. Derin Türkiye, şimdi bunun hesabını soruyor.. Ve siftah edemeden, akşamlar bastırıyor piyasalarda.. ŞAKA
Kapansın-kapanma-sın!..
Bu Fazilet Partisi'nin kapatılması veya kapatılmaması meselesi, "hukuk"tan çok "falcılık" mesleğini ilgilendirir hale geldi.. Zaten bazı ülkelerde, "hukukun üstünlüğü" değil, "üstünlerin hukuku" daha ağır basar ya.. Diyoruz ki.. Fazilet Partisi davasını, bu 21'inci yüzyılda bitirmeyelim.. 22'inci yüzyılda da, sabır taşını çatlatacak bir şeyimiz olsun.. İNTERNETHABER.COM
İTO Başkanı Yıldırım'ın sözleri!.
Ankara'daki "iktidar-ekonomi" zirvesine, İstanbul Ticaret Odası çağrılmadı ya.. İTO Başkanı Mehmet Yıldırım da, dün "İnternethaber.com"a verdiği demeçte, açmış ağzını yummuş gözünü İşte bazı satır başları - Türkiye'de sektörler çöküyor. Bu bir "ekonomik program" değil, "ekonomik katliam programı"dır.. - Hükümet 2002 yılından itibaren, vergi alacak işletme bulamayacak.. Herhalde gidip, Türkiye'ye mal satan ülkelerden vergi toplayacaklar.. - 4 Ocakta Türkiye yüzde 70'le 10 katrilyon borçlandı. Oysa programa göre Türk Lirası dolara karşı bu yıl yüzde 12 ile dengeleniyor.. Yüzde 10 da dolara faiz verilir. Etti yüzde 22.. 70'den 22'yi çıkartırsak, 48 kalır. 3'ünü at yüzde 45 kalır. Şu an Türkiye yüzde 45 faizle dolar kullanıyor. Oysa Londra Borsası'nda dolar faizi yüzde 10-11.. - 4 Aralık'ta bu ülkeden 7 milyar dolar çıktı.. Merkez Bankası'nda 8 milyar dolar olsaydı, o kadar çıkacaktı. Bu döviz çıkışı ile kriz patladı.. Ama Merkez Bankası Başkanı da, Hazine Müsteşarı da hâlâ yerinde.. "İnternethaber.com"a verdiği demeçte, İTO Başkanı Yıldırım bunları da söylemiş.. İktidar da onu "zirve"ye çağırmadığına göre, Yıldırım'ın söyledikleri "resmen" doğru değil.. Mi acaba?
mehmetbarlas@attglobal.net
|
|
| Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim | Dizi |
| İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV |
|