YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

  I Explorer Kullanıcıları, TIKLAYIN.

 

Vergi affı mı?

Maliye Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan ödeme kolaylığı bir vergi affı değildir. Vergi affında vergi beyanının, beyan edilen matrahın vergi incelemesine tâbi tutulmaması garantisi verilir. Bunun için de bir bedel ödenir.

Geçmişte yürürlüğe konulan bir kanuna göre vergi matrahlarının % 30 oranında artırılması ve belirlenen sürede ödenmesi halinde, matrahın artırıldığı dönem bir daha vergi incelemesine tâbi tutulmadı, ceza uygulanmadı.

Diyelim, mükellef (A) 1998 yılında 100 milyar TL kurumlar vergisi matrahı beyan etti. Yukarıda bahsedilen türde bir af gündeme gelseydi, matrahını 30 milyar lira daha artıracak ve ilave matrahın vergisini ödeyerek vergi inceleme tehlikesinden istisna olacaktı.

Getirilen düzenleme matrah artırımı gibi bir düzenleme içermemekte, sadece tahsilatların hızlandırılmasına ve herhangi bir nedenle vergi borcunu süresinde ödeyemeyen mükelleflere ödeme kolaylığı getirmektedir.

Vergi affı ancak kanunla getirilebilir. Ödeme kolaylığı getiren düzenleme idari bir tasarruf olup Maliye Bakanlığı'nın tebliği ile yürürlüğe konulmuştur.

Vergi aflarının kamu vicdanını rahatsız ettiği tartışmasızdır. Özellikle vergisel mükellefiyetini zamanında ve noksansız yerine getiren vatandaşları dolaylı olarak mağdur etmekte, buna karşılık vergi kaçıran veya vergi ödememeyi alışkanlık haline getiren kişileri ise mükafatlandırmaktadır. Belki bazıları, vergi kaçırmayan ve kendisine güvenen mükellefin matrah artırımına gerek olmadığını düşünebilir. Teorik olarak doğrudur. Ancak, uygulamada incelemeye alınan her mükellefte matrah farkının ortaya çıktığı ve inceleme elemanları tarafından yazılan inceleme raporlarının % 70'inden fazlasının mahkemelerden döndüğü gerçeğine rağmen vergi yargısını kullanmanın yaygın olmadığı dikkate alınırsa, vergi aflarından faydalanma eğiliminin nedeni daha kolay anlaşılır.

Vergi aflarında yüksek vergi ödeyenden daha çok ek vergi istenir, düşük matrah beyan edenden ise daha az. Adil değildir. Vergi kaçağını teşvik eder.

Kapsamlı vergi affı sadece, vergi uygulamasında reform niteliğinde köklü değişikliklerin yapılmasından, yüksek oranlı vergilerin düşürülmesinden ve adil bir vergi sisteminin uygulamaya konulmasından sonra geçmişteki haksızlıkları ortadan kaldırmayı da sağlamak amacıyla ve bir defaya mahsusu olmak üzere getirilebilir. Geçmişle bağlantıyı koparmak gayesiyle yapılmalıdır. Böyle bir vergi affı dahi yukarıda sayılan sakıncaları ortadan kaldırmaz.

Ödeme kolaylığı olumlu bir adım

Maliye Bakanlığı'nca yapılan son düzenleme düşük faiz oranlı bir tecildir. Vergi sistemimizde, zor durumda olması nedeniyle kesinleşmiş vergi borçlarını ödemekte zorlanan mükellefler için nispeten düşük faizli taksitlendirme uygulaması mevcuttur. Normal gecikme faizi % 5 iken taksitlendirilen vergi borçları için % 3 faiz oranı uygulanmaktadır. Maliye Bakanlığı'nın uygulaması ile aylık faiz oranları %0.25'e düşürülmüş ve uygulama genelleştirilmiştir.

Vergi affı kadar olmasa da bu tür kolaylıkların da sakıncaları bulunmaktadır. İki mükellef düşünün. Birisi bankadan yüksek maliyetle kredi kullanarak vergisini zamanında ödemiş, diğeri ise vergisini ödememiştir. Getirilen ödeme kolaylığı, vergisini zamanında ödeyen birinci mükellefi cezalandırmaktadır. Birinci mükellefin vergisini ödemek için kullandığı kredinin aylık maliyeti, örneğin, % 7 iken, ikinci mükellefin maliyeti % 0,25 olmaktadır.

Sakıncalarına rağmen getirilen düzenlemenin olumlu tarafının ağır bastığına inanıyorum. Özellikle, likidite sıkıntısının ortasında kıvranan reel sektörü belirli ölçüde rahatlatacaktır. Hiç kuşkusuz reel sektörün temel problemini çözmez. Birazcık nefes aldırır. Kriz nedeniyle nakit sıkıntısına girmiş ve vergisini ödemekte zorlanan iyiniyetli mükelleflere destek verdiği için gerekli bir düzenleme olarak kabul edilmelidir.

Ödeme kolaylığı sağlayan 'tebliğ'deki sakıncalı ve değiştirilmesi gereği bulunan düzenleme, taksitlerin süresinde ödenmemesi halinde yapılacak işlemlere ilişkin olandır. Tebliğ hükümlerinden faydalanmak için süresinde başvuran ve 18 taksidin, örneğin, 16 taksidini süresinde ödedikten sonra 17'nci taksidin ödenmesinde temerrüde düşen mükellefe, süresinde ödediği 16 aylık taksidin tamamı için aylık % 5 oranındaki gecikme zammı geriye doğru yürütülecek ve mükellef mağdur edilecektir. İçinde bulunduğumuz kriz ortamında bir veya birkaç taksitte gecikme olması normal karşılanmalı ve gecikme zammının sadece geç ödenen taksit için tatbik edilmesini sağlayacak değişiklik en kısa zamanda yapılmalıdır.

Diğer taraftan, düzenlemenin SSK borçları ayağı eksiktir. Kısa zamanda hükümetin SSK borçları için de benzer bir düzenleme getireceğini tahmin ediyoruz.


9 ŞUBAT 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Nurettin CANİKLİ

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...