YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Kültür

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama


Aile Babası mı olsam?

‘Kariyer yerine sıcak bir aileyi mi tercih etseydim acaba?’ sorusu son yıllarda sık sık Hollywood filmlerine konu oluyor. Bu soruyu son olarak, gösterime yeni giren Aile Babası’nda Nicolas Cage kendine soruyor.

Kariyer, şöhret ve parayi önceleyip insanî ilişkileri neredeyse hayatin dişina iten ve sadece kendisi için yaşayan bireyler üreten Batili yaşam biçimi artik kentli, mutlu azinligi ‘tatmin’ etmeye yetmiyor anlaşilan. Son yillarda ‘kariyer yerine sicak bir aileyi mi tercih etseydim acaba?’ sorusunun sik sik Hollywood filmlerine konu oldugunu düşünürsek böyle bir çikarsamada bulunmamiz pek de garip kaçmaz sanirim.

Gwyneth Paltrow’un başrolünü oynadigi Rastlantinin Böylesi (Sliding Doors)’nde hayata dair verilen siradan bir kararin insanin gelecegini nasil etkiledigi her iki seçenek de seyirciye gösterilerek anlatiliyordu.

Daha geçen yıl sinemalarda oynayan, Rachel Griffiths’in başrolünü oynadığı Ben, Şahsen, Bizzat Kendim (Me, Myself,I) filminin neredeyse karbon kopyası sayılan Family Man de ise yine bir kararın ‘gitmek’ ya da ‘kalmak’ arasında yapılan tercihin yaşamın akışını hiç beklenmedik bir şekilde değiştirmesi hikâye ediliyor. Ancak Family Man’in Me, Myself, I’dan belki de en belirgin farkı kahramanın bu kez erkek oluşu.

‘Kısa bir bakış’ çok şey degiştirir

Jack Campbell, Manhattan’da işinden ve kazanacagi paradan başka hiçbir şeyi düşünmeyen bir işadamidir. Yaklaşan yeni yila ragmen yogun iş temposunu hiç azaltmaz.

Çünkü onun için aile kavramı hiçbir anlam ifade etmemektedir. Yine de bir başına kalıp, herkesin ailesiyle vakit geçirdiği tatil günlerinde ‘yalnız’lığını fazlasıyla hisseder. Böyle bir tatil akşamı evine giderken yolda Cash adlı garip bir adamla tanışır. Aralarında geçen kısa konuşmada Campell, hayatında istediği herşeye sahip olduğunu anlatır. Ancak Cash, Campell’in bundan o kadar da emin olmaması gerektiğini söyler ve O’na 13 yıl önce verdiği kararla neler kaçırdığını görmesi için öteki hayatına ‘kısa bir bakış’ fırsatı verir. Campell ertesi gün uyandığında kendini bambaşka bir dünyada bulur. 13 yıl önce terkettiği kız arkadaşı ile evlenmiş ve iki çocukları olmuştur.

Ancak artık zengin değildir, Ferrari’si, süper lüks dairesi, pahalı giysileri yoktur ve lastik satan bir perakendecide çalışmaktadır.

Sıradan, mütevazı ama herkesi imrendirecek kadar ‘mutlu’ oldukları bir hayatları vardır. Başlarda çok iğreti durduğunu hissettiği bu hayat zamanla Campell’in hoşuna gitmeye başlar. ‘Kısa bir bakış’ ın sonuna geldiğinde ise ‘aile babası’ olmaktan vazgeçmeye hiç mi hiç niyeti yoktur.
Yönetmen: Brett Ratner
Senaryo: David Diamond, David Weissman
Oyuncular: Nicolas Cage, Tea Leoni, Jeremy Piven, Don Cheadle

Gülcan TEZCAN


Kağıda basmak için tıklayın.

Büyüyünce çocuk olucam!
Çocuklarla birlikte oynamayı sevdiği anlaşılan Bruce Willis, Altıncı His’ten sonra yeni filmi İçimdeki Çocuk’da yine bir çocukla karşımızda. Willis filmde, içindeki çocukla karşılaşarak geçmişe dönen 40 yaşındaki birini canlandırıyor.
Vizontele rekoru zorluyor
Geçtiğimiz hafta gösterime giren Yılmaz Erdoğan’ın filmi Vizontele ilk haftada 800 bin kişi tarafından izlendi. Türk sinemasının en pahalı yapımı unvanını elinde bulunduran film, Türkiye çapında 90 sinemada birden vizyona girmesine rağmen, gişeler önünde uzun kuyruklar oluşmasına yol açıyor. Yılmaz Erdoğan’ın yazdığı, başrolünü oynadığı ve Ömer Faruk Sorak’la birlikte yönettiği, televizyon dizisi “Bir Demet Tiyatro”nun oyuncularının tümünün yanısıra, Cem Yılmaz, Zeynep Tokuş gibi isimlerin de rol aldığı filmde, Anadolu’nun ücra bir kasabasındaki halkın televizyonla tanışması anlatılıyor. 2,5 milyon dolarlık bütçe ile şimdiye kadar çekilen Türk filmleri arasında en yüksek maliyetli film olan Vizontele, en çok izlenen Türk filmi rekorunu da göğüsleyecek gibi görünüyor. Türk sinemasında, “Eşkıya” ile başlayan parlama devam ederken, son olarak Gani Müjde’nin Tükenmez Kalem Yazı Grubu’yla yazdığı ve yönettiği Mehmet Ali Erbil, Demet Şener, Cem Davran, Nurseli İdiz gibi ünlü isimleri biraraya getiren komedi filmi “Kahpe Bizans”, 2 milyon 501 bin kişi tarafından izlenerek gişe rekoru kırmış ve en çok izlenen Türk filmi olmuştu. Yine aynı türdeki Vizontele, Türkiye çapında 90 sinemada birden vizyona girmesine rağmen gişe önlerinde uzun kuyruklar oluşmasına yol açarak izleyicinin komedi filmlerine olan ilgisinin devam ettiğini gösterdi. Vizontele, ilk haftasında tam 800 bin izleyici sayısına ulaşarak, gösterimi süren diğer Türk filmlerine de açık fark attı. Öte yandan, vizyondaki diğer Türk filmlerinden Mehmet Ali Erbil ve Okan Bayülgen’li “Hemşo” ikinci haftasının sonunda 560 bin, ünlü komedi yıldızı Kemal Sunal’ın ölümü üzerine Uğur Yücel ile çekimlerine devam edilen ve beşinci haftasındaki “Balalayka” 385 bin, Sanem Çelik’in yer aldığı ve dördüncü haftasındaki “Filler ve Çimen” ise 90 bin kişi tarafından izlendi.


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...