YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Politika

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 


İçişleri eski Bakanı Akşener, Diyarbakır suikastını Yeni Şafak’a yorumladı:

Avrasya savaşı var

“Okkan suikastının arkasında Türkiye’yi mecalsizleştirmek isteyen dış güçler var. Hizbullah ancak taşeron olabilir. Planlayıcı daha büyük bir irade. Olayın ardında farklı bir akıl var.”

İçişleri eski Bakanı Meral Akşener, Gaffar Okkan cinayetinin arkasında “Türkiye’yi mecalsizleştirmek isteyen” dış güçlerin bulunduğunu söyledi. Hizbullah veya bir başka örgütün ancak ‘taşeron’ olabileceğini belirten Akşener, “Böyle bir organizasyonu Hizbullah veya içerdeki başka bir terör örgütünün yapması zor gözüküyor. Tetiği çeken şu veya bu. Planlayıcı daha büyük bir irade. Olayın ardında farklı bir akıl var” dedi.

Refahyol Hükümeti’nin İçişleri Bakanı, DYP Kocaeli Milletvekili Meral Akşener, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun şehit edilmesini ‘terörün kafa kaldırması’ olarak nitelendirdi.

Avrasya’da nüfuz savaşı

Yeni Şafak’a açıklamalarda bulunan Akşener, büyük devletlerin Avrasya’da nüfuz mücadelesi verdiğine dikkat çekerek, bölgede önemli bir yeri olan Türkiye’nin güçsüzleştirildiğini belirtti. Akşener, Yeni Şafak’ın sorularına şu cevapları verdi:

Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan ve 5 polis şehit edildi. Bu olayın anlamı nedir?

Diyarbakır’daki olaydan önce İstanbul’da da polis otosuna DHKP-C’nin yaptığı saldırı var. Zamanımızı, terörün kafa kaldırmaya çalıştığı bir dönem olarak görüyorum. Gözden kaçırılmaması gereken bir de sözde Ermeni soykırım iddiaları var. ABD’de Clinton durdurdu. Fransa ve İngiltere’de kabul gördü. Türkiye’ye yönelik içte terörün kafa kaldırdığı, dışarıda da Ermeni meselesiyle, PKK’nın siyasallaştığı bir dönem. Bir bütün olarak baktığınızda Türkiye ‘mecalsizleştiriliyor’ görüntüsü var.

PKK ve ASALA siyasallaşıyor

Diyarbakır’daki olayda yabancı gizli servisler marifetiyle istikrarsızlık hedeflenmiş olabilir mi?

Bunu ciddi bir ihtimal olarak düşünüyorum. Hiçbir zaman komplo teorilerine inanan bir insan olmadım. Ama Fransa’da ve diğer ülkelerde yayılan sözde Ermeni soykırım iddiasını seçimlere bağlanmasını çok basit buluyorum. Bu ülkelerde defalarca seçim oldu. O zaman gündeme gelmedi. Şimdi niye gündeme geldi? 21. asır enerji asrı olacak deniyor. Avrupa ülkeleri dünyadaki toplam enerjinin yüzde 25’ini kullanıyor. Yüzde 1,5-2 civarında da enerji üretiyorlar. SSCB’nin çözülmesinden sonra dünyanın yeniden şekillendirilmesinde, büyük Avrasya mücadelesinin de gündemde olduğunu düşünüyorum. Avrasya denen coğrafyayı, Asya cumhuriyetleri olarak algılamayalım. Bir ucunda Lizbon diğer ucunda Vladivostok’un olduğu bir coğrafya. Almanya, Rusya Çin ve ABD’nin Avrasya’da bir nüfuz mücadelesi var. Çünkü dünya enerji rezervlerinin yüzde 30’unun bu bölgede olduğu biliniyor. Kazakistan’da petrol yatakları dünyada ikinci. Bu çerçeveden bakınca, Gaffar Okkan ve arkadaşlarının şehit edilmesi, polis otosuna İstanbul’da yapılan saldırı, PKK’nın ve Ermeni olayının siyasallaşması anlam kazanıyor. Eskiden bu hadiseler tek tek olurdu. Mesela ASALA biter, PKK çıkardı. 4x400 metre bayrak yarışı gibiydi. Şimdi PKK ve ASALA terörünün siyasallaşması aynı anda gerçekleşiyor.

Bu durumda Türkiye ne yapıyor?

Türkiye kendi iç problemleriyle meşgul. Türk cumhuriyetlerini unutmuş halde. AB noktasında odaklanmış, başka alternatif projeler üretemeyen, Avrasya’ya yönelik kendine ait bir projeksiyonu olmayan bir ülke konumunda.

Saldırının “arka planı”nda enerji mi var?

Hayır. Konuyu bütün olarak ele almak lazım. İstanbul’daki olayı DHKP-C üstlenmiş. Diyarbakır’da taşeron olarak da kullanılsa Hizbullah çıkabilir. Olay yerinde 430 kovan bulundu. 15 kişilik saldırı timi, bir o kadarı da gözlem yapmıştır. Aşağı yukarı 30 kişi. Böyle bir organizasyonu Hizbullah veya başka bir iç terör örgütünün yapması zor gözüküyor. Taşeron örgüt olabilir. Tetiği çeken şu veya bu. Ama planlayıcının daha büyük bir irade olduğunu, farklı bir akıl olduğunu düşünüyorum. Türkiye terörün başını kaldırmaya yönelik bir prova olarak görüyorum. “Mükemmel” bir cinayet bu. Terörün belinin kırıldığı söylemini ortadan kaldırmaya yönelik bir eylem.

Hizbullah MGK’da tartışıldı mı?

Hizbullah’ı konu başlığı olarak, yasadışı bir örgüt olarak ismiyle duydum. Ama İBDA-C, DHKP-C, PKK, TİKKO’yu da konuştuk. Bu kertede bir yapı olduğunu o dönemde bilmiyordum.

Polisin silah kullanmasına getirilen sınırlama bu olaydan sonra eleştiri konusu yapıldı...

Bizim teknik olarak bazı arızalarımız vardı. Yanlış yapanlar yerine tüm polis teşkilatı suçlandı. Getirilen bazı tedbirler oldu, silah kullanmada arıza ortaya çıktı. Bir taraftan suçlunun ceza görmesini, diğer taraftan mağdurun hakkının korunmasını istiyoruz. Polisin elini kolunu bağlarsanız yanlış olur.

Tantan’ın desteğiyle birçok yolsuzluk operasyonu yapılıyor. Diyarbakır suikastı Tantan’a gözdağı olarak değerlendirilebilir mi?

Olabilir. Bu olay neye, kime fayda sağlar? Terörün tekrar kafa kaldırdığı, ülkenin güçsüzleştirilmek istendiği bir dönem olarak bakıyorum.

Azerbaycan’la entegrasyon

Türkiye’nin Azerbaycan’la birleşmesini öngören bir fikri ortaya attınız. Bu projenin içeriği nedir?

Avrasya mücadelesinden bahsettim. Brezinski,”Avrasya’ya hakim olan dünyaya hakim olur” Bu coğrafyada ya çok güçlü bir devlet olursunuz ya da güçsüz. Bunun arası yoktur. Dolayısıyla Türkiye’nin bir Avrasya, enerji politikası olması lazım. Gündemimizde AB var. Bu konuda referanduma gidilmesini öneriyorum. Çünkü bugünkü hükümet ciddi ayrılıklar taşıyor. Katılım Ortaklığı Belgesi’ne dayanılarak ulusal programın oluşturulması mümkün değil. Kıbrıs, Ege sorunu, azınlıklar tanımı sıkıntı yaratıyor.

AB konusunda karşıt olanlar veya destekleyenler halkımızı aydınlatarak referanduma gitmeliler. Türk vatandaşı olarak istiyorum ki Norveç gibi davet edilelim. 1959’dan beri talebimizde sürekli olarak geriye doğru bir gidiş var. Ayrıca AB’nin ulaştığı hukuksal, ekonomik, bireysel, insani değerlerin AB’den bağımsız bir şekilde Türkiye’de gerçekleştirilmesi gerekir.

Azerbaycan’la olan siyasi entegrasyon AB’nin bir havuç olup olmadığını ortaya çıkarır. AB devletleri bizimle olan ilişkilerinde samimi iseler çok güçlü bir Türkiye olarak AB’de yer alabilirsiniz. Azerbaycan-Türkiye üzerinde oynanan oyunlar ortadan kalkar. Bunu mutlaka iki tarafın aydınlarının, siyaset adamları, bilim adamları, sivil toplum örgütleri tartışmalıdır. Siyasi entegrasyonu tartışmalıdır.

Ondan sonra da Türk cumhuriyetleri ekonomik ve sosyal entegrasyonunu alt yapısı hazırlanmalı. Türkiye bir dünya devleti olmaya mecburdur. Ben iki halkın referandum yapılsa evet diyeceğini düşünüyorum.

Özer Çiller’in elini neden öptüm?

Yeni oluşumlar sürekli gündemde. Yenilik hareketlerine nasıl buluyorsunuz?

Politikada talebi olan insanlara, bugünkü siyasi partileri eleştirip yeni yapılanmaya gitmek isteyenlere bir sözüm yok. DYP’nin bir üyesiyim. Bu konuda çalışma yapacak insanlara ancak saygı duyulur. Ancak temel bir sıkıntı var. Türkiye’de hiçbir siyasi partiyi beğenmeyen insan sayısı yüzde 40’larda.

Partinizin son kongresinde Çiller’e karşı hareket ettiniz. Şimdiki tavrınız ne?

Muhalif görünmemin ana nedeni, 18 Nisan seçim sonuçlarının doğru okuma endişesi idi. Doğru okunmadığına dair endişelerim vardı. Kongrede de demokratik bir hak kullandım. Şimdi doğruyu alkışlayan, yanlışları da uygun platformlarda dile getiren bir noktadayım.

Genel başkan yardımcılığı dönemindeki açıklamalarınız nedeniyle ne kadar tazminata mahkum oldunuz?

53 milyar lira.

Hepsini ödediniz mi?

53 milyarı nakit olarak çıkaracak milletvekillerinden değilim. Kredi almıştım, maaşımdan kesiliyor.

DYP’nin yardımı olmadı mı?

Bugün itibariyle söylüyorum, olmadı.

Çiller’i desteklerken, “güç odaklarına karşı verilen mücadeleyi” gösterdiniz. Desteğiniz o anlamda sürüyor mu?

1997-1999 döneminde Tansu Hanım’a yönelik eleştirilere karşı aşırı derecede onu koruyan bir politikacı oldum. DYP’nin demokrasi mücadelesinde önde gelen aktörlerindendim. Bu konuda herhangi bir pişmanlığım yok.

Çiller mücadeleyi sürdürüyor mu?

Belki ihtiyaç kalmamıştır.

Özer Çiller’in elini öptünüz. “Bu tutum yanlıştı” diyor musunuz?

Ben muhafazakar, imanlı bir ailenin çocuğuyum. Aldığım aile terbiyesine göre büyüklerin eli öpülür. Dolayısıyla o günün şartlarında ben İçişleri Bakanı kimliğimle, yağcılık olsun gibi bir anlayışla el öpme hadisesini yapmadım. Normal hayatımda da büyüklerimin elini öperim. Bakan olduğum için büyük gürültü koptu. Bunun bir bedeli vardı ise, o bedeli ödedim.

Veli TOPRAK


Kağıda basmak için tıklayın.

Ecevit çıkış arıyor Hükümet, hem ‘istikrar programını’ sürdürme, hem de reel sektörün sorunlarını giderme ikilemi ile karşı karşıya. Başbakan Ecevit, “Bunun yolunu mutlaka bulacağız” dedi.
DYP: Sezer’e emrivaki yaptılar
Hükümetin Cumhurbaşkanı’nın imzası olmadan bazı kararnameleri uygulamaya koyduğunun anlaşıldığını belirten DYP’li Sağlam, “Cumhurbaşkanı’na emrivaki yapılmıştır. Türkiye yasalarına göre bu suçtur” dedi.
MHP’liler Bursa’da
MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Genişletilmiş Bölge Toplantısı’na katılmak üzere 8 MHP’li Bakan ile birlikte Bursa’ya geldi. Beraberinde Devlet Bakanları Faruk Bal, Ramazan Mirzaoğlu, Şuayip Üşenmez, Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, Sağlık Bakanı Osman Durmuş, Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, Sanayi Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu ile birlikte Bursa’ya gelen Devlet Bahçeli, Kestel girişinde Bursa Valisi Ali Fuat Güven, Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser, MHP Bursa Milletvekilleri Burhan Orhan ve Orhan Şen, İl Başkanı İsmet Büyükataman tarafından karşılandı. İlk olarak Gürsu Belediyesi’ne geçen Bahçeli ve Bakanlar, MHP’li Belediye Başkanı Asım Aykul’dan çalışmalar hakkında bilgi aldılar. Bahçeli’nin belediyeye girişi sırasında 9 önemli tesis için 9 kurban kesildi. Beldenin sorunları hakkında Başkan Aykul’dan bilgi alan Bahçeli ve Bakanlar, daha sonra Alparslan Türkeş Parkı’nın açılışına geçtiler.


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV


Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED
Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...