YeniSafak.com “ Türkiye'nin birikimi... ” Yazarlar

 
Ana Sayfa...
Gündem'den...
Politika'dan...
Ekonomiden...
Dünya'dan...
Kültür'den...
Yazarlar'dan
Spor'dan

  Arşivden Arama

 

 

Hayat krizsiz çekilmez

Son günlerde telefon veya e-mail ile bana en sık sorulan soru şu: Bir kriz bekliyor muyum? Cevabım birçok kişiyi şaşırtıyor: “Hayat krizsiz çekilmez. Kriz yoksa, hayat da yoktur!” Bunu sırf şık bir söz söylemek için söylüyor değilim. Gerçekten bireyin veya kurumların (aile, şirket, devlet, vs.) hayatında en doğal olgunun kriz olduğuna inanıyorum. Birey veya kurum, krizi atlatabildiği, daha doğrusu krizle yaşamayı öğrenebildiği ölçüde ayakta kalır.

Tıb dilinde kriz, hastalıkta dönüm noktasıdır; ya daha iyiye, ya daha kötüye doğru gidilecektir. Kriz hem tehlike, hem fırsat uğrağıdır. Tehlikeden sakınabilen, fırsatı değerlendirebilen ömrünü uzatır. Amerika’da şirketlerin ortalama ömrü 40-45 yıl arasıdır. Bazı şirketler asırlık olduğuna göre, demek ki birçoğu 5-10 yıl yaşıyor. Bizde mevsimlik olanları bile var. Ticaret ve sanayi odalarının kayıtlarına şöyle bir göz atmak bu gerçeği anlamamıza yeter de artar bile.

Uzun ömrün sırrı ne?

Buna tek şıklı yalınkat bir cevap verilebileceğini sanmıyorum. Gene de kurumların ömrünü uzatan üç temel faktörden söz edebileceğimizi sanıyorum:

1.İNTİBAK YETENEĞİ

Doğal dünyada ayakta kalan varlıklar en güçlüler değil, intibak (uyarlanma) yeteneği en yüksek olanlardır. Mesela çok güçlü bir insanı, diyelim Adana’da Şubat ayında gömlekle dolaşırken uçağa bindirip Erzurum’a gönderirseniz; bünyesi ne kadar güçlü olursa olsun, o haliyle Erzurum’da iki saatte bronşit olur. İnat ederse zatürreeye bile çevirebilir. Yapacağı tek şey, yeni çevreye intibak etmek, üzerine bir kazak, ceket, hatta palto giymektir.

Geçenlerde büyük bir sanayi şirketinin satış örgütü ve bayileriyle yıllık değerlendirme toplantısına davetliydim. Antalya-Kemer’de çok güzel bir ortamda iki gün beraber olduk. Katılımcılar hem dinlendi, hem bir yılın muhasebesini yapmaya çalıştılar. Özellikle bayilerin (ki bunları klasik ‘Anadolu tüccarı’ olarak tanımlamak mümkün) temel şikayeti şuydu: “Depomuzdaki mala eskisi gibi zam gelmiyor, fakat finans maliyetimiz hala yüksek; dolayısıyla eskisi gibi kazanamıyoruz. Bu gidişle çok zorlanacağız.” Onlara dedim ki, ekonominin yeni durumunu (ki birçoğunun ‘kriz’ dediği budur) iyice kavrayamazsanız, sadece zorlanmaz, kepenkleri bile kapatırsınız. 1980’lerin başlarında binlerce bakkal ve küçük esnafın piyasadan silinmesi, enflasyon olgusuna akıl erdirememeleri yüzündendi. Bakkal, diyelim 250 kuruşa alıp 280 kuruşa sattığı (Hey gidi günler hey! Bir zamanlar ‘kuruş’ diye birşey vardı be!) pirinci, iki gün sonra 300 kuruştan alınca neye uğradığını şaşırıyordu. Bunların birçoğu, sattıkları malın yerine yenisini koyamadıkları için safdışı kaldılar.

Şimdi bunun tersini yaşıyoruz. Enflasyonun düşme eğilimine girdiği, mala daha az zam yapılabildiği (buna rağmen paranın maliyetinin hâlâ yüksek olduğu) bir ortamda, nasıl ayakta kalınabilir? Stoksuz ve düşük masraflı nasıl çalışılabilir? Çalışanların verimliliği nasıl daha fazla arttırılabilir? Bu ve benzeri kritik sorulara vereceğiniz cevap hayat sürenizi büyük ölçüde etkileyecektir.

2.LİDERLİK

Kriz uğraklarında emsal liderliğin önemi birkaç katına çıkar. Ahlak her zaman gerekliyse de, böyle anlarda hafızaya ve kalbe çıpa atar.

3.SERMAYEYİ SERVETE DÖNÜŞTÜRMEMEK

Anadolu sermayedarının en büyük zaafı, ticaret sermayesinden zaman zaman hatırı sayılır kesintilerle yazlık ev, lüks araba, tekne, vb. gereksiz şeylere yatırım yapmasıdır. Yazlık evi belki yılda iki üç gün kullanacak, tekneye hiç binemeyecek, ama külliyetli bir para ödedidiği yetmiyormuş gibi, bir de yıl boyu masraflarını karşılayacaktır. Kriz zamanlarında, tam aksine, servet sermayeye dönüştürülmeli, finans maliyetinden kaçınılmalıdır. Bunu zamanında yapamayanlar, sıkıştıklarında servetlerini (ev, tekne, arsa) kelepir fiyata satmak zorunda kalırlar.


11 ŞUBAT 2001


Kağıda basmak için tıklayın.

Mustafa Özel

 


Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya | Kültür | Yazarlar | Spor | Bilişim
İnteraktif: Mesaj Formu | ABONE FORMU | İNTERNET TARAMA FORMU | KÜNYE | ARŞİV

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED

Bu sitenin tasarım ve inşası, İNTERNET yayını ve tanıtımı, TALLANDTHIN Web tarafından yapılmaktadır. İçerik ve güncelleme Yeni Şafak Gazetesi İnternet Servisi tarafından gerçekleştirilmektir. Lütfen siteyle ilgili problemleri webmaster@tallandthin.com adresine bildiriniz...